Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

3 KASIM 2002 SEÇİM SONUÇLARI-II

 

1) Bu seçimlerin en önemli sonucu, oy kullanan seçmenlerin yüzde 45'inin, oy kullanmayanlar da dahil olmak üzere tüm seçmen kitlesinin ise yüzde 65'den fazlasının yani üçte iki kadarının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde temsil edilememesi oldu.

Hiç kuşkusuz "iki partili meclis", demokratik sisteme kısa dönemli bir istikrar kazandırmış gibi görünebilir.

Ama unutmayalım ki iki partili meclislerde, istikrar uğruna genellikle "temsil adaleti" kurban edilir.

Bu durum ise uzun dönemde istikrarı bozan en önemli ögedir. Yani kısa dönemli istikrar uğruna uzun dönemli istikrar kurban edilmiştir.

2) Bu seçimler aslında 12 Eylül derbesinin bir zaferidir.

Türkiye'deki demokrasinin iki partili tabana oturması 12 Eylül askeri darbesinin modeli idi.

Devleti bireysel özgürlüklerin önüne koyan, baskıcı ve dinci eğilimli 1982 Anayasası, tam bir Soğuk Savaş Anayasası idi.

Ülke çapındaki yüzde on barajı da darbe yönetiminin iki partili sistemi sağlamak için koyduğu ve askerlerden sonra iktidara gelen sivillerin de koruduğu bir hükümdü.

Aslında seçimlerin üzerindeki 12 Eylül gölgesi sadece iki partili meclis modeli açısından değil, "sağa kaydırılmış bir Türkiye" modeli bakımından da geçerlidir.

Anayasa'ya zorunlu din derslerini koyan, İmam okulu mezunlarına doğrudan üniversite eğitiminin olanaklarını açan, üniversitelerde yaptığı tasfiye ile akademik yaşamda da "dinci-milliyetçi" çizgiyi egemen kılan 12 Eylül yönetimi, yaptığı düzenlemelerin meyvalarını yirmi yıl sonra toplamış, arzuladığı sonucu 2002 seçimleri ile gerçekleştirmiş görünmektedir.

Bu sonuç, "Seçmen toplumsal mühendislik çabalarına tepki gösterir" diyenlerin de dikkatine sunulur.

Kısa dönemde bu yargı doğru olabilir ama uzun dönemde seçmeni üreten güç eğitim yani toplumsal mühendislik değil midir?

3) Seçimlerin en önemli göstergelerinden biri de iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin eski "Siyasal İslamcı" kökenini reddettiğini söylemesi oldu.

Hem propaganda döneminde orta sağa göz diken hem de burada oluşan boşluktan dolayı gerçekten ortayı doldurma işlevini de yüklenmiş görünen AKP, demokratik rejime doğrudan bir tehdit oluşturan şeriatçı eğilimleri içeren siyasal İslamcı geçmişini reddedince, demokratik rejim bir düşmandan kurtulmuş olmanın görüntüsü içinde (en azından aksi görülene kadar) rahatladı.

Tabii ortaya yerleştiğini öne süren ve siyasal İslamcı geçmişini reddeden AKP'nin iktidarı, aynı zamanda, bu iktidarın demokratik rejimin temellerini değiştirmeye ilişkin uzun dönemli niyetleri olabileceği konusunda da kuşkular yarattı.

Ama yakın ve eylemli bir şeriat tehdidinin en azından sözle ifade edilen bir biçimde ortadan kalktığının ileri sürülmesinin getirdiği ferahlık, ileriye dönük kuşkuları fazlasıyla dengeledi.

Sanıyorum toplumdaki ve medyadaki iyimserlik biraz da bundan kaynaklanıyor.

4) Bu seçimlerin en önemli sonuçlarından biri, hiç kuşkusuz, 1945'den beri Türkiye'ye egemen olan Soğuk Savaş kökenli, anti-komünist, dinci-milliyetçi eğilimlerin yine tek parti hükümeti biçiminde "umut olarak" iktidara gelmesi ve Türkiye'de temel olarak hiç bir şeyin değişmediğini göstermesi oldu.

Yenilik ve iyimserlik çığlıkları atan medya ve iş çevreleri ile onlara katılanlar, bir an durup düşünseler, aynı fotoğrafı 1950, 1965 ve 1983 yıllarında, Demokrat Parti, Adalet Partisi ve Anavatan Partisi dönemlerindeki tek parti hükümetlerinin iktidarlarının başladığı sıralarda da gördüğümüzü anımsayacaklardır.

Tek değişiklik bu kez kurtarıcı rolüne, siyasal İslam'da yatan geçmişini reddeden bir sağ partinin, arkasındaki yolsuzluk dosyalarıyla birlikte soyunmuş olmasıdır.

Her ne kadar şeriat isteğinden vazgeçildiğinin belirtilmesi rejimi bir ölçüde rahatlatmışsa da, bu söylemin bir takıyye olması ihtimali ve mahkemelerdeki yolsuzluk dosyaları bu "kurtarıcıya" ötekilerden daha kuşkulu olarak bakılmasına yol açmaktadır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional