Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

3 KASIM 2002 SEÇİM SONUÇLARI-I

 

Seçim sonuçları, seçimden önce yapılan kamuoyu araştırmalarına uygun çıktı.

Tabii insanlar, çıkan sonuçlar kendi isteklerine uygun olmayınca bir düş kırıklığı yaşıyorlar.

Şimdi soğukkanlı bir biçimde bu sonuçların irdelemesini yapmaya çalışalım.

Bu irdeleme sırasında en uzun erimli yani en uzak ama en temel belirleyicilerden başlayarak, en yakına yani en güncel belirleyicilere doğru bir sıra izleyeceğim:

1) Türkiye'de halk yani seçmen, 1945 yılında Soğuk Savaş'ın başlamasından ve Türkiye'nin bu Savaş'a, Sovyet tehditlerinden korkarak Batı'nın yanında katılmasından bu yana, yarım yüzyılı aşkın bir süredir anti-komünist bir dinci-milliyetçi eğitim ve ideoloji ile yetiştirildi.

2) 1945'den sonra dinci-milliyetçi ideolojiye teslim olan Türkiye, 1950'den itibaren esas olarak sağ kesim partilerinin tek parti hükümetleriyle yönetildi.

1950'de başlayıp 1960'a kadar süren Menderes, 1965'de başlayıp 1971'e kadar süren Demirel ve 1983'de başlayıp 1991'e kadar süren Özal dönemlerinde her sağcı tek parti iktidarı toplumda büyük umutlar uyandırdı, bu dinci-milliyetçi eğilimleri destekleyerek güçlendirdi ve ne yazık ki ülkeyi bugün içinde bulunduğu çıkmazlara getirdi.

Ülke, sağcı tek parti iktidarı dışında kalan dönemlerde de ya sağcı koalisyonlarla (Milliyetçi Cephe hükümetleri ve Refahyol iktidarı gibi) veya sağın ortak olduğu ve toplumun genel gidişini değiştiremeyecek kadar güçsüz, içinde solun da bulunduğu hükümetlerle (1973-1974 CHP-MSP koalisyonu, 1991 DYP-SHP koalisyonu ve son DSP-MHP-ANAP koalisyonu gibi) yönetildi.

Bu elli yıl içinde sadece 1978-1979 yıllarında 22 aylık bir dönemde Ecevit, sağ eğilimli on bağımsız milletvekilinin desteğiyle tek başına iktidara geldi ve son derece başarısız oldu.

Sadece 1960'da demokratik açılımlar getiren askeri darbeler, 1971 ve 1980 yıllarındaki müdahalelerle genel toplumsal yapının ve seçmenin dinci-milliyetçi çizgisini büyük ölçüde pekiştirdiler.

3) Siyasal, ekonomik ve ahlaki yozlaşmanın sürdüğü ve 1980'den sonra doruk noktasına ulaştığı bu genel sağ siyaset çizgisi en sonunda beceriksizlik ve yolsuzluk batağına o denli saplandı ki, orta sağ partiler bu bataklıkta boğuldular ve orta sağ boşaldı.

4) Bu arada orta sol partiler, hem izlenen genel sağ politikaların oluşturduğu seçmen kitlesine hitap etmenin zorluklarıyla, hem de 1971 ve özellikle 1980 askeri darbeleriyle boğuşurken, 1977 seçimleri hariç, topluma inandırıcı programlar sunamadıkları gibi, liderlik kavgaları ve sola yakışmayan otoriter liderlik anlayışları yüzünden, konjonktürün çok uygun olduğu zamanlarda bile seçmenin güvenini kazanamadılar, bölündükçe bölündüler ve böylece orta sol partiler de çöktüler.

5) Siyasal İslam kökenli politikacıların kurduğu AKP, kurulduğu andan itibaren geçmişini reddetti, değiştiğini öne sürdü, ve orta sağ bir kimlik sahibi olduğunu iddia etti.

6) Böylece yolsuzluklardan dolayı çöken orta sağın boşluğunu doldurma şansını elde etti.

7) Orta sol da çökmüş olduğundan, zaten seçmenin güvenini yitirmiş bir liderin başkanlığındaki CHP, AKP'nin karşısında anlamlı bir program ve siyasal alternatif oluşturamadı.

Tam tersine, bir yanına o zamana kadar hep karşı çıktığı IMF temsilcisini, öteki yanına da bir din bilginini alarak, AKP'nin kötü bir taklidi olduğu izlenimini verdi.

Böylece "tek başına iktidar" sloganıyla seçime katılan CHP sadece yüzde 20'ye bile ulaşamamakla kalmadı, orta sol oyların toplamını da yüzde otuzlardan yüzde 20'lere çekerek yaklaşık yüzde on dolayındaki orta sol oyun "buharlaşmasına" ve AKP'nin orta solun sınırlarını daraltmasına da yol açtı.

8) Böylece 2002 seçim sonuçları da 1945'ten bu yana Türkiye'de siyasete egemen olan "sağ iktidarların isim değiştirerek umut olma geleneğiyle" noktalandı:

Menderes, Demirel, Özal çizgisine bir de (dini siyasete alet etme sabıkası olan) Recep Tayyip Erdoğan ismi eklendi.

Ne demiş büyüklerimiz "Eski tas eski hamam, sadece tellaklar değişti".


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional