Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BİR TARTIŞMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 

Sevgili okurlarım, geçen haftalarda Sayın Taha Akyol ile yaptığımız bir tartışmayı izlediniz.

Benim geçen haftaki yazıma, Sayın Akyol, "Emre Kongar değişik renklerdeki kazlardan oluşan bir kaz sürüsü içinde, sadece beyaz renkli kazları sayarak, bu sürünün beyaz renkli olduğunu söylüyor" diye yanıt verdi.

Tartışmayı, benim bir televizyon programında Huntington'un "Uygarlıklar Çatışması" tezini eleştirmem, Türkiye konusundaki düşüncelerinde Özal'dan etkilendiğini söylemem ve Özal'ı da İslamcı olarak nitelemem üzerine Sayın Akyol başlatmıştı.

Ben sadece ona yanıt verdim.

Sayın Akyol'a göre Huntington Türkiye'ye İslam Uygarlığı'nı ve Arap Alemi'ni değil, Taşkent'i yani Orta Asya'yı adres gösteriyordu. Özal ise zaten İslamcı değildi.

Akyol'un "kaz sürüsü" örneği ile söylemek istediği Huntington'un Türkiye hakkında çeşitli görüşleri olduğu ve benim bunlardan bir tanesini seçerek ona haksızlık ettiğimdi.

Akyol'un Huntington'un Türkiye için değişik adresler gösterdiği ve benim sadece bir tanesini seçerek ona haksızlık ettiğim görüşü doğru değil.

Huntington'un kitabı tümüyle okunduğunda Türkiye'ye tek bir adres gösterdiği, bunun da İslam Uygarlığı ve Arap Alemi olduğu açıkça anlaşılır.

Adres olarak Taşkent'i de anmış olması, yani Orta Asya'ya da yönelinmesini söylemesi sadece bu görüşünün bir uzantısıdır.

Nitekim, aynı yöndeki pek çok başka önerisinin yanında, demokrasiyi "Batı'nın iyi yönü", laikliği ise "Batı'nın kötü yönü" olarak nitelemesi, Türkiye'nin laikliği terketmesini ve Atatürk'ü, Rusya'nın Lenin'i reddettiğinden daha kapsamlı bir biçimde reddetmesini önermesi, bu söylediklerimin açık kanıtıdır.

Yani Huntington, Türkiye için farklı adresler değil, tek bir adres öneriyordu; Taşkent sadece bu adresin bir uzantısıydı.

Tabii bu noktada, Batı'nın tek ve biricik, ulaşılamaz ve taklit edilemez bir uygarlık olduğunu söyleyen Huntington'un, bu faşizan yaklaşımını, üstadı Toynbee'nin sadece uygarlıkların gelişmesi için gerekli gördüğü "meydan okuma ve karşı koyma" tezine değil aynı zamanda "dinciliğine" de dayandırdığını eklemek gerekiyor.

Zaten uygarlıkları din temelli olarak tanımlaması da onun bu yaklaşımını açıkça vurgular.

Dolayısıyla, Sayın Taha Akyol, bana yönelttiği "kaz sürüsü" örneğindeki yöntem yanlışını bizzat kendisi yapmakta, Huntington'un temel tezlerini bir yana iterek, onun bir satırla, asıl yaklışımının bir uzantısı olarak belirttiği bir adres üzerine, yanlış bir teşhis koymaktadır.

Bu tartışmanın hemen ardından, Milliyet'in bir başka değerli yazarı Sevgili Melih Aşık, bana ve Huntington'a gönderme yaparak, "İşler Huntington'un dediği gibi gelişiyor galiba" diye yazdı.

Bugünkü yazımın esin kaynağı Melih Aşık'ın bu kısa yorumu oldu.

Evet ne yazık ki işler dünyada Huntington'un önerdiği biçimde gelişme eğilimine girdi.

Bunun en önemli nedeni, Huntington'un görüşlerine değer vermeyen ve eski Yugoslavya'da, aralarında müslümanların çoğunlukta bulunduğu Kosovalıların Hıristiyan Sırplar tarafından katledilmesini, Hıristiyan ağırlıklı bir NATO müdahalesi ile engelleyen Clinton yönetiminin barışcı yaklaşımı yerine, artık dünyadaki gelişmeleri silahlı müdahale yoluyla kendi ekonomik çıkarlarına uygun biçimde savaşlarla yönlendirmek isteyen oğul Bush yönetiminin saldırgan yaklaşımının Amerika'ya egemen olmasıdır.

Tabii bu değişimi tetikleyen olayın ve saldırganlığın görünen gerekçesinin de Amerika'ya, İslam adına yapılan 11 Eylül 2001 saldırısı olduğu unutulmamalıdır.

Yani bir anlamda Bin Ladin, Amerika'nın bu tutumunu kışkırtmış, ona "çanak tutmuş" olmaktadır.

Bu durum Huntington'un tezlerinin dünyada yükselen Amerikan saldırganlığının kuramsal temelleri olarak kullanılmasına, yani güçleniyor gibi görünmesine yol açmaktadır.

Huntington ve Türkiye'deki durum haftaya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional