Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

HUNTINGTON, ÖZAL, TAHA AKYOL VE BEDRETTİN DALAN

 

Geçenlerde Habertürk televizyon kanalında Şükrü Elekdağ'ın "Stratejik Bakış" adlı programında Huntington'un hem önyargılı tezler öne sürdüğünü, hem de yeni emperyalizmin temsilcisi olarak kötü niyetli davrandığını belirtmiştim.

İslam dünyasına "Siz insan hakları, kadın hakları gibi değerlere kulak asmayın, bunlar emperyalist değerlerdir, siz kendi geleneksel değerlerinize bağlı kalın" dediğini; Batı'nın insan hakları, bağımsızlık, eşitlik, kadın hakları gibi değerlerinin, sömürülen ülkelerde, Batı'nın sömürüsüne karşı başkaldırmanın bir gerekçesi olarak kullanıldığını, Huntington'un bunu önlemek istediğini söylemiştim.

Huntington, Batı'nın sömürdüğü ülkelerde, Batı kültürünün etkisiyle çağdaş değerlerin kabul edilerek, bunların Batı emperyalizmine karşı kullanılmasını engellemeye çalışıyordu.

Mustafa Kemal Atatürk'ün hem Batı'nın değerlerine dayanarak Batı'ya karşı anti-emperyalist bir savaş vermiş olması, hem de Türkiye'de, İslam değerlerine dayalı olan feodal bir din-tarım impartorluğundan, laik ve demokratik, çağdaş bir ulus-devlet modeline doğru inanılmaz bir devrimi gerçekleştirmesi, Huntington'un tezlerini yanlışlayan kanıtlardı.

Bu nedenle Huntington Atatürk'ü eleştiriyor ve Türkiye'yi de İslam alemine geri dönmeye çağırıyordu.

Elekdağ'ın programında bunları belirttikten sonra, Huntington'un Özal'dan etkilendiğini de söylemiştim.

Sayın Taha Akyol, Özal'ın Türkiye'yi İslam kültürüne ve İslami devlet modeline doğru kaydırdığı konusundaki yargımdan rahatsız olmuş; bu saptamama karşı çıktı ve benim "21. Yüzyılda Türkiye" adlı kitabımda da, aynı iddiayı kaynak göstermeden öne sürdüğümü belirterek beni eleştirdi.

Kitabımda yer alan ifade aynen şöyle: "Zaten Özal, o zamana kadar toplumu siyasal İslama göre yönlendirmek için yapılan çalışmaları yetersiz görüyor ve çok yakınındaki bir politikacının deyimiyle 'asıl devleti İslamlaştırmak gerekir' diyordu." (s.254).

Bu ifadenin kaynağı doğrudan doğruya benim. Yani bu politikacı Özal'ın bu ifadesini doğrudan bana söyledi. Ayrıca ben bu ifadede ortaya konulan saptamanın doğru olduğunu düşünüyorum.

Bir yazar, ya da bir biliminsanı, başkalarının tanıklığına gerek duyduğunda ya da daha önce başkaları tarafından belirtilmiş düşüncelere ya da görüşlere gönderme yaptığında kaynak gösterir.

Bu olayda böyle bir durum yok.

Sadece bu politikacı "Bunu size atfen yazabilir miyim?" diye sorduğumda "Aman benim ismimi karıştırmayın" dediği için, adını saklı tutuyorum. Ama bu görüşe tümüyle katılıyorum.

Gelelim, Özal'ın İslamcılığının nesnel değerlendirilmesine.

Yani acaba bu ifade gerçeği ne kadar yansıtıyordu?

Özal'ın kişisel ve siyasal tarihine baktığımızda, Devlet Planlama'daki kariyerinden, Milli Selamet Partisindeki adaylığına, Başbakan yardımcılığından, Başbakanlığına ve Cumhurbaşkanlığına kadar bütün yaşamı, bu yargıyı destekleyen pek çok örnekle doludur.

Bazı kritik atamalar, bazı kritik yasa değişiklikleri ve bazı kritik anlarda söylenmiş sözler, bu tutumunu açıkça ortaya koyar.

Örneğin "Allahın ipine tutunun" ifadesi gibi ifadeler, "Ben müslümanın zenginini severim" sözü gibi sözler.

Tabii Özal'ı sadece İslamcı kimliğiyle ele almak ona haksızlık etmek olacaktır.

Özal hem Atatürk'e hem de mevcut devlet yapısına karşı çıkarken, aynı zamanda Kürt ayrımcılığına destek veren, ahlak yozlaşmasına yol açan ve bütün bunları Amerika'nın desteğiyle yapmaya çalışan bir kimliğe sahipti.

"Türkiye federasyonu tartışmalıdır" gibi ifadeler ile "Benim memurum işini bilir" gibi sözler bu niteliklerinin en belirgin dışa vurumlarını oluşturur.

Sayın Akyol, CNN televizyonunda bir tartışma programı yapmaktadır.

Bu programına Özal'ın bir zamanlar en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Bedrettin Dalan'ı çağırsın ve Özal'ın devleti ve ekonomiyi nasıl İslamlaştırdığını tartışsın. (Hemen belirteyim, Bedrettin Dalan bana Özal'ın o sözünü aktaran politikacı değildir.)

Böylece hem kendi aydınlanır, hem de izleyiciler o dönemi ve bugünkü bazı önemli sıkıntılarımızın temellerini anımsar.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional