Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CUMHURİYET DÖNEMİNDE YAMYAMLAR NASIL VAMPİRLEŞTİ

 

Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, iç ve dış yamyamlara karşı kazanılan bir zafere dayandığı için, ülke uzun süre yamyamlardan arınmış bir yaşam sürdürdü.

Bu arada iç yamyamların kalıntıları toprak altına çekilmişler, dışta gittikçe güçlenen yamyamların gelip kendilerini kurtarmalarını bekliyorlardı.

Dışta gittikçe güçlenen yamyamlar ise, yepyeni ideolojiler ve yepyeni teknolojiler geliştirmişlerdi.

Doğu ve Batı Yamyamlarının ortaklaşa geliştirdikleri en yeni ideoloji, bütün yamyamların, yamyamlıktan vampirliğe dönüşmelerinin gerekliliğini vurguluyordu.

Aslında insanlık tarihindeki bütün ideolojik gelişmeler gibi bu yeni "vampirleşme" ideolojisi de gelişen teknolojinin zorlamasıyla ortaya çıkmıştı:

Yamyamlık alanında insanoğlunun geliştirdiği yeni teknolojiler atom çekirdeğinin parçalanmasından sonra o denli etkin hale gelmişti ki, tek bir yamyam kabilesi, yüzbinlerce insandan oluşan bir kaç kentin halkını bir anda mideye indirebiliyordu.

Bu teknolojik gelişme, dünya üzerindeki tüketilebilecek beslenme olanaklarını sınırladı: Yamyamların hemcinslerini yoketme hızı, normal doğum oranlarını çok çok geride bırakmıştı.

Bu durumda, yamyamlar, sınırlı beslenme olanaklarını sonsuza ulaştıracak bir ideolojik açılım ve atılım gerçekleştirdiler:

Besin malzemesi olan insanı fiilen yiyip bitirmek yerine, onun kanını içerek beslenmek çok daha akıllıca olacaktı.

İşte dünya yamyamlarının vampirleşmesi bu ideolojik taban üzerinde gerçekleşti.

Tabii vampirleşme ideolojisini doğuran teknolojik gelişme de derhal kendi doğurduğu bu ideolojiyi desteklemek üzere yeni boyutlara taşındı.

Üsler, tesisler, füzeler, uydular, uzay istasyonları gittikçe vampirleşen iki büyük yamyam kabilesinin paylaştığı dünyada, yem olan insanların aralarına ve tepelerine yerleştirildi.

Yamyamların vampirleşmesi dünya çapında iki büyük sonuç doğurdu:

Birinci olarak, iki büyük evrensel yamyam kabilesinin vampirleşen üyeleri tarafından kanları emilen insanlar, o büyük kabilelere bağlı "küçük yerel vampirlere" dönüştüler.

İkinci olarak, bu "küçük yerel vampirler" de hem ölümsüzleştiler, hem de kendi küçük kabileleri içinde, öteki insanların kanlarını emerek yaşamaya başladıkları için "vampirleşme sürecini" yaygınlaştırdılar.

Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yamyamların da, yeniden doğarlarken yaşadıkları vampirleşme sürecini böylece esas olarak özetlemiş bulunuyoruz.

Soğuk Savaş'ın başlangıç döneminde, iki büyük yamyam kabilesi, "vampirleşme süreci" çerçevesinde, eskiden beri, yani Osmanlı'dan beri göz diktikleri Türkiye'ye yöneldiler.

Komşusu olan Doğu Yamyamları, kendisine hemen ve doğrudan saldırdıkları, ayrıca daha yakın olduklarından daha büyük bir tehlike oluşturdukları için, Türkiye, Batı Yamyamlarına sığındı.

Gözlerini aslında birbirlerinin kaynaklarına dikmiş olan ve el koydukları ülkelerdeki insanları kendi kamplarına katarak rakiplerine karşı güçlenmek isteyen kabileler "vampirleşme" sürecini açıkça ifade etmek istemedikleri için sadece görünüşte farklı ama aslında birbirlerine çok yakın iki slogan kullanıyorlardı.

Birisi kendi vampir dünyasını "komünizm cenneti" adıyla pazarlarken, öteki, kendi vampir düzenini "demokrasi rüyası" adı altında sunuyordu.

Tabii her iki güçlü yamyam-vampir kabilesi de el koydukları ülkelerde derhal "uyanık" taraftarlar buldular.

Böylece Doğu dünyasındaki vampirler "komünizm" yaftası altında, Batı dünyasındaki vampirler de "demokrasi" adına geniş kitlelerin kanlarını içmeye başladılar.

Böylece Türkiye Cumhuriyeti'nin "Çok Partili Demokrasi"ye geçiş deneyimi, aslında Batı Yamyam Kabilesi'nin vampirleşme dönemiyle çakıştı.

Haftaya "Vampir yöneticiler halkı nasıl vampirleştirdi?"

Geceleri okumayınız!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional