Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ÜÇÜNCÜ MİLLİYETÇİ CEPHE GELİYOR

 

Aslında olası seçim sonuçları üzerindeki bu yazıyı biraz daha ilerde, seçimlere daha yakın bir tarihte yazmak istiyordum.

Fakat değerli dostum Ali Sirmen geçen Cuma günkü köşe yazısında, bana gönderme yaparak, seçim sonuçları açısından Üçüncü Milliyetçi Cephe tehlikesine işaret edince, artık bu konudaki düşüncelerimi siz okurlarımla paylaşmayı daha fazla geciktirmek istemedim.

Ama daha önce Ali Sirmen'in, Cumhuriyet'teki tartışmalarımızda dile getirdiğim bir olasılığı, yazısında, adımı anarak belirtmiş olmasına teşekkür etmek istiyorum.

Çünkü biliyorsunuz, hem akademik çevrelerde, hem de yazılı ve görsel basında insanlar, ilk kez başkasından da duymuş olsalar, benimsedikleri düşünceleri, kaynak belirtmeden kendi fikirleri diye yazar ve söylerler.

Oysa gerek akademik nezaket ve ahlak, gerekse basın ahlakı ve nezaketi, başkasının ortaya attığı bir görüşten sözederken, onu ortaya atanın adını anmayı gerektirir.

Tabii "genel ahlak yozlaşması" medya ile birlikte akademik çevreleri de egemenliğine aldığı için artık kimse böyle inceliklere dikkat etmiyor.

Doğrusu ben de, adımın anılmasından çok düşüncelerimin tartışılmasına önem verdiğim için, kendi ürettiğim kavramlar açısından yıllardır işin bu yönüne hiç dikkat etmiyordum.

Sevgili okurlarım, biz Cumhuriyet'te genellikle, Nadir Nadi'den miras kalan ve şimdi İlhan Selçuk'un orturduğu odada sık sık biraraya gelir, Türkiye'nin genel durumu ile güncel olaylar hakkında değerlendirme ve tartışmalar yaparız.

İşte önümüzdeki seçimlerin, sonuç olarak, büyük bir olasılıkla Üçüncü Milliyetçi Cephe'yi gündeme getireceğini böyle bir toplantıda söylemiştim.

Sevgili Ali Sirmen'in bu olasılığa dikkat çekerken, benim adımı anması, bu bilimsel nezaketi veduyarlılığı beni hem çok şaşırttı hem de (onun adına) çok sevindirdi.

Demek yazarlar ve hocalar arasında hâlâ ahlak ve nezaket kurallarına dikkat eden böyle dinozorlar var. (Ali Sirmen aynı zamanda Galatasaray Üniversitesi'nde hocalık yapmaktadır.)

Evet şimdi gelelim esas konuya:

Bütün seçim araştırmaları Tayyip Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisi'ni birinci sırada gösteriyor.

Bu partinin, birinci olmasa bile, seçimlerde önemli oranda oy alacağı anlaşılıyor.

Öte yandan, Milliyetçi Hareket Partisi, Avrupa Birliği ve Türkiye'nin gündemindeki temel sorunlar açısından, öteki partilerin üzerinde uzlaşmış göründükleri genel çözüm önerilerine aykırı bir muhalefet sergiliyor.

Türkiye'deki Avrupa Birliği karşıtlarının oranı yüzde 20-30 bile olsa, bu oyların tek adresi olarak, ortaya MHP çıkıyor.

Bugünkü oy oranları açısından yüzde yirmiyi yakalayan bir partinin birinci parti olma olasılığı dahi var.

Demek ki AKP ile MHP birinci ve ikinci parti bile olabilirler.

Bunlara, bir de DYP ve ANAP'tan, barajı aşacak bir orta sağ partiyi eklediniz mi, alın size Üçüncü Milliyetçi Cephe hükümeti.

Birinci ve İkinci Milliyetçi Cephe hükümetlerinin Türkiye'yi 12 Eylül darbesine götüren kargaşa sürecindeki önemli rollerini düşünürseniz, orta sağla desteklenen bir "şeriatçı-ırkçı-milliyetçi" sentezi simgeleyen Üçüncü Milliyetçi Cephe olasılığının ne kadar korkutucu olduğunu derhal görürsünüz.

Bu oluşumu engelleyebilecek olan tek süreç, kendilerini solda ya da merkezde gören, "demokratik", "sol" ve "liberal" eğilimleri ağır basan partilerin biraraya gelmesidir.

Yani bir Üçüncü Milliyetçi Cephe felaketinin önlenmesi ancak, Ecevit, Baykal, Cem, Derviş, Bayar, Tantan, Karayalçın, İnönü gibi politikacıların biraraya gelerek ortak bir hareket oluşturmalarıyla olanaklı kılınabilir.

Bugüne dek, değil biraraya gelmek, amip gibi bölünmeleri yetmiyormuş gibi, birbirlerinin önünü kesmek uğruna büyük kentlerin yönetimlerini dinci görüşleri ağır basan politikacılara armağan eden bu liderlerin bir bölümü, işaret ettiğim tehlikeye karşı birleşir mi?

Yoksa zamkla yapıştıkları oligarşik koltuklarını yitirme korkusuyla, bugüne kadar yaptıkları gibi, kendi çıkarlarını Türkiye'nin çıkarlarının önünde görmeye devam mı ederler?

Tarih, kendisinden ders almayanları bağışlamıyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional