Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

POLİTİKACILARIMIZIN VE MEDYA PATRONLARIMIZIN FUTBOLDAN ALACAĞI DERS

 

Aslında bugün, dünya kupasındaki üçüncülük başarımızı gölgeleyen bir toplumsal hastalıktan, silahla yapılan kutlamalarda ölen ve yaralananlardan söz açacaktım.

Niçin futbol başarılarımızı kutlamak için silaha sarılıyoruz?

Bu mudur "milliyetçilik"?

Bu mudur "sporseverlik"?

Bu mudur, Türkiye'nin de artık aralarında yer aldığı "uygar dünyanın futbol düzeyi"?

Kanımca her maç öncesinde ve de özellikle kazanılan maçlardan sonra, İçişleri Bakanlığı ve medya kuruluşları ortaklaşa, "ateşli silaharın kullanımına karşı bir ulusal kampanya başlatmalı", yayın organları yurttaşları uyarırken, güvenlik güçlerimiz, hiç hoşgörü göstermeden, silah kullanılmasını önlemeye çalışmalıdır.

Bugün futbolun bir başka yönüne işaret etmek istiyorum:

Vurguncu, soyguncu, hortumcu holdinglerin, medyadaki uzantıları hiç yüzleri kızarmadan, "Kapitalizm bir sermaye birikimi sürecidir, bu sermaye birikimi sırasında esas olan servetin toplanmasıdır. Bunun ahlakı da kuralı da yoktur. Esas olan para kazanmaktır. Para kazan da nasıl kazanırsan kazan" anlayışını pompalıyorlar topluma.

Özal'ın, tüm kadroları ve taraftarlarıyla birlikte, özellikle de "dönek solcuların" öncülüğünde, topluma aşılamaya çalıştığı bu sakat anlayış tam topluma egemen olmuştu ki, "iflas" geldi.

Artık herkes "İş yapsın da isterse çalsın" sakat anlayışı ile hırsız siyasetçileri bile aklamaya başlamışken, bu yolun "çıkmaz sokak olduğu" anlaşıldı ve ülke üst üste gelen ekonomik krizlerle sarsılmaya başladı.

Şimdi bakın, futboldan bir benzetme yaparak zaten artık hem kendisi iflas etmiş hem de Türkiye'yi iflas ettirmiş bulunan bu "Özalist" ahlak saptırmasının ne kadar yanlış olduğunu bi rkez daha açıkça ortaya koyuverelim:

Futbolda da amaç kazanmak ve kazanmak için gol atmaktır.

Ama diyebilir misiniz ki, "Gol at da nasıl atarsan at, ister elinle, ister kale önünde beleşçilik yaparak, isterse karşı takımın oyuncularını tekme sille biçerek. Yeter ki gol at."

Diyemezsiniz tabii.

Çünkü "kuralları" var futbolun.

FİFA'nın koyduğu ve hakem aracılığıyla koruduğu kurallar.

İşte iş dünyasının da iki türlü kuralı vardır:

Birinci olarak ekonominin kuralları.

İkinci olarak ülkenin yasaları.

Bu iki kural grubu, "sermaye birikimi" sürecinin bir katliama dönüşmesini önler, işadamı olmayan milyonlarca insanın da "insanca" yaşamasını ve kalkınma sürecini güvence altında tutar.

Ülkenin yasalarını siyasetçiler koyar ve bu kuralları koruma yöntemlerini de, yani hakemlerin yetkilerini de siyasetçiler belirler.

Hakem rolünde gördüğümüz adalet mekanizması ve güvenlik güçleri ancak politikacıların öngördüğü, izin verdiği biçimde denetim yapabilirler.

Siz bir ülkede çok zengin ve nüfuzlu olup, siyaseti ve ekonomiyi de denetime alabilir, hem futbolcu, hem kural koyucu hem de hakem rolüne soyunabilir ve böylece hiç bir kural tanımadan, "sermaye birikimini" bir "soygun ve hortum sürecine" dönüştürebilirsiniz.

Bu yargı, eskiden, ülkemiz için de doğruydu.

Ama artık bu soygun ve hortum düzenini Türkiye'de sürdürme olanağı sınırlanıyor ve kısıtlanıyor.

Çünkü kuralsız sömürü sonunda iç kaynaklar tükendi.

Ülke dışardan borç almaya başladı.

Artık, tepenizde uluslararası "alacaklılarınız" var.

Sessiz ve masum halkı yıllarca uyutarak soyduğunuz yetmiyormuş gibi şimdi, ülkenin dışırdan aldığı borçları da cebinize atmaya kalkarsanız, elinizde avucunuzda olan bütün serveti üstelik "bir ulusun umutlarıyla da birlikte" yitirebilirsiniz.

Ne yazık ki gidiş o gidiştir.

Soyguncu siyasetçi-hortumcu işadamı ittifakı, tüm kaynaklarımızın dışarıya kaptırılması ve onlarla birlikte tüm ümitlerimizin de sönmesi noktasına sürüklemiştir ülkemizi.

Siyasetçilere karşı haklı olarak sesini yükselten özel teşebbüsün biraz da öz eleştiri yapmasını dilerim.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional