Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

DEĞİŞİK BİR FUTBOL YAZISI: EMEK KOYMADAN KAZANMAK

 

Çok partili düzene geçtiğimizden beri yaşadığımız toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel süreçler bizim için "Demokrasi" kavramını "yağmacılık" ile eşit anlama getirdi.

Önce, "Demokrasiyi", "çoğunluk baskısı" ile eş anlamlı kullanmaya başladık. Sonra, "çoğunluğa dayalı baskı rejimini", bir adım daha öteye taşıdık ve "yağmacılığı" kurumlaştırdık.

"Yağmacılık" anlayışımız hiç kuşkusuz "siyasal liderlerimizin" öncülüğünde gelişti.

Seçmen tabanını "kent topraklarının yağması" çerçevesinde yönlendirip, "gecekondu" olgusu ile, kente göç eden kırsal nüfusun ağızına bir parmak bal çalarak, bu seçmen tabanına dayalı siyaseti "ulusal servet yağmasının" bir aracı haline getirdik.

"Ulusal servet yağması", bir yandan doğal ve tarihsel zenginliklerimizin bireysel mülkiyete geçirilerek tahrip edilmesini, öte yandan halkın enflasyon ve vergi yoluyla el konulan gelirinin "politikacı-bürokrat- işadamı-tarikatçı-mafya mensubu" ittifakına aktarılmasını sağladı.

Tabii bu "yağma süreci", "yamyamlık" adı altında savunulamayacağı için, "demokrasi" şemsiyesi altında, "Nurlu ufuklar", "Büyük Türkiye", "Devletin küçültülmesi", "Dışa açılma" gibi "vizyonlar" biçiminde topluma sunuldu.

Çok partili dönemin ilk yıllarında utangaç bir biçimde gelişen bu "yağma" süreci, 1980'lerden sonra iyice deneyim kazanan yağmacı bürokrat, politikacı ve işadamı kadroları tarafından doğrudan doğruya mafya yöntemleri kullanılarak ve tarikatlarla da işbirliği gerçekleştirilerek, devletin en üst organlarında ve devlet kurumları kullanılarak kurumlaştırıldı.

Bütün bu "yağma düzeni", uluslararası konjonktüre uygun olarak "Soğuk Savaş" döneminde "anti-komünizm" adına ideolojik-siyasal ve daha da önemlisi yasal koruma altına alındı.

Siyasal parti liderlerinin bu yağmayı açıkça planlamaları ve uygulamaları, sadece yoğunluk açısından değil, siyasal anlamda da Özal döneminde doruğa ulaştı, Cumhurbaşkanlığına bile taşındı.

Bu yağma süreci, kendisinden yararlanarak ortaya çıkan ve güç kazanan medya patronları yoluyla tüm topluma da, beyin yıkama yoluyla "olumlu bir gelişme" olarak benimsetildi.

Böylece Türkiye'de "Demokrasi", esas olarak "yağma düzeni" ile eş anlamlı kılınırken, hem toplumsal hem de bireysel olarak "emek harcamadan kazanmak" bir "toplumsal ilke" oldu.

Kimler "emek harcamadan kazanır"?

Önce aileleri zengin olan çocuklar.

Babalar-anneler çalışır, kazanır, (veya halkı soyar) çocuklar zengin olur.

İkinci olarak politikacılar.

Bunlar hiç emek harcamadan siyasal güçlerini yağma düzeninden pay kapmak üzere kullanırlar.

Liderseler, mevkilerini korumak için çevrelerine kemik atarak; lider değilseler, kendilerini oraya getiren lidere yağcılık yaparak "yağma düzeninde" kazananlar arasında yer alırlar.

Üçüncü grup bunlara yalakalık ve yataklık yapan işbirlikçi bürokratlardır.

Dördüncü grup üç kağıtçı işadamlarıdır.

Halkın parasını bankalarında toplayıp kendi şirketlerine aktaranlar sonra da "iflas edip" trilyoner olanlar bunlardır.

Beşinci ve altıncı gruplar tarikat liderleri ile mafya babalarıdır.

Tarikat liderleri saf halkın din duygularını istismar ederek, mafya babaları ise kara paradan pay alarak emek harcamadan para kazanırlar.

Emek harcamadan kazananlar arasındaki yedinci grup, piyango, toto, loto zenginleri gibi, sayıları az olan şanslı kişilerdir.

Ben bütün bu yazıyı "Pamukbank operasyonu" dolayısıyla değil, dünya kupasında yarı finale yükselen "Ulusal Futbol Takımımızı" kutlamak için yazdım:

Futbolcularımız ve yönetcileri kendileriyle "ulasal kimlik açısından özdeleşen" yetmiş milyona yakın insana, "emek harcamadan kazanmanın zevkini" tattırdılar.

Üstelik hiçbirimizi kirli işlere bulaştırmadan, ve de üstüne üstlük, ulusal gururumuzu da güçlendirerek. Onlar çalıştı, emek verdi, "biz" kazandık.

Sağolsunlar, varolsunlar.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional