Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

GENÇLER, SİZ EVLAT ACISI NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

 

Gazetemizin temel direklerinden Cengiz Yıldırım'ın onaltı yaşındaki kızı öldü.

Hepimizin yüreğini dağladı.

* * *

Her ölüm acıdır, acıklıdır.

Ölen her can, sanki ruhumdan bir parçayı alır beraberinde götürür.

Her çocuğun ya da gencin ölümü, yani her "sırasız ölüm" ise ruhumu bir kez daha yakar, kavurur, ölüm acısını katmerlendirir.

* * *

Ben sırasız ölümle onbeş yaşındayken, yirmibir yaşındaki ağabeyim, model insanım dağcılık yaparken düşüp öldüğünde tanıştım.

Felsefe öğretmeni babamın "en iyi öğrencim" diye övündüğü, felsefe ve edebiyat öğretmeni annemin, yazdığı şiirler ve öyküler ile iftihar ettiği, eskrimci, dağcı, yüzücü, boksör, kürekçi ağabeyim, hepsini lisanslı olarak yaptığı sporların geliştirdiği bedenini, felsefe ve edebiyatla biçimlenmiş ve sporla cilalanmış ruhuyla birlikte toprağa gömdüğü zaman tanıştım sırasız ölümle.

Sırasız ölümle bir kez tanışan, bütün ömrünce onunla birlikte yaşar.

* * *

Bir evlat, anne-baba için sadece kendi kanlarından ve canlarından gelmiş bir varlık değildir.

Her evlat anne-baba için, emek ve umuttur aynı zamanda:

Bir çiftin ömür boyu çalışmasının ürettiği her şeyin, iki insanın tüm kazanımlarının ve tüm zamanının kendisine adandığı bir emektir.

Anne-babanın hatalarını yinelemeyecek, yaşam kavgasına onların bıraktığı yerden devam edecek, kendisini, ailesini, ülkesini ve insanlığı daha iyiye, daha ileriye, daha mutlu ve daha başarılı ufuklara götürecek bir umuttur.

* * *

Ağabeyim öldüğünde İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde son sınıf öğrencisiydi.

Annem ve babam bu ölüm karşısında o denli yıkıldılar ki, "Keşke ağabeyim yerine ben ölseydim." diye düşündüğümü çok net olarak anımsıyorum.

Olanaklı olsaydı onu yaşama döndürmek için canımı tereddütsüz verirdim.

Sadece çok değerli bir genci hayata döndürmek için değil, anne-babamın acısını da dindirmek için.

Ölüm, özellikle de sırasız ölüm, benim yaşamımda, onbeş yaşımdan beri kendini her an anımsatır:

Hani çok sevdiğiniz birinin cenazesinden döndüğünüzde, "Yaşam ne kadar boş" dersiniz ya, işte aynen onun gibi!

* * *

Ülkenin sorunlarının çözümünde oynayacakları roller açısından gençlere inanıyorum ve güveniyorum.

Ama onların gençlik, özellikle de öğrencilik dönemlerinde bir duygudan, evlat sevgisinden yoksun olduklarını da biliyorum.

Çünkü bu duygu yani evlat sevgisi, ancak çocuğu olanlar tarafından yaşanabilir ve anlaşılabilir.

Gençlerin, özellikle de öğrenci gençlerin henüz evlenmeye ve çocuk yapmaya zamanları olmuyor tabii.

Onun için onlara çok önemli bir anımsatmam olacak:

Gençler, ne yaparsanız yapın, kendi anne-babanıza ya da başka anne-babalara evlat acısı yaşatmayın.

Ülkenin ve insanlığın refahı ve mutluluğu için yapacağınız her eylem, ölüme değil, yaşama dönük olmalıdır.

Evlatlarını şu ya da bu biçimde yitirmiş bütün anne babalara, Nazan ve Cengiz Yıldırım'ın kişiliğinde baş sağlığı diliyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional