Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

GENÇLER, BU KARABASANDAN UYANMALIYIZ

 

Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu durum tam bir karabasana benziyor:

Bu kadar saçmalık ve yanlışlık birarada, gerçek olamaz.

Sanki korkunç bir kâbus görüyoruz.

Ama ne yazık ki uyuyoruz, uyanıyoruz, karabasan yine devam ediyor:

Siyasal liderlere bakıyorum, partilerinin oylarını yarıdan aşağı düşürenler, yani başarısızlıkları seçmence de onaylanmış olanlar, yeniden "umut" diye piyasaya sürülmeye çalışılıyor.

Dışardan ithal edilen ya da yerli malı olarak ortaya çıkan ve yeni diye tezgahlananlara bakıyorum, en yenisi, elli yıl önceki sloganlara sığınmış, bir bölümü ise hâlâ Orta Çağ zihniyetinde.

Düşüncelerinde umut kıvılcımları bulunanlar ise, bölük pörçük, güçsüz örgütlenmeler içinde.

Ekonomiye bakıyorum, üretim bunalımı sürüyor. İç ve dış borçların toplamı, yıllık milli gelirimizi aşmış; borçların "çevrilebilmesi" bile kamuoyuna başarı olarak sunuluyor. Bütün kârlı işletmeler yabancılar tarafından devir alınıyor.

Mali sektöre bakıyorum, devlet bankalarındaki "nüfuz ticareti" devam ediyor. Siyasal nüfuz ticaretini önlemek amacıyla özelleştirilenlerin ya da zaten özel teşebbüste bulunan bankaların bir bölümü sahiplerinin suiistimallerinden dolayı batmış ve tekrar devlete geçmiş. Bunları batıranların bir bölümü ya yurt dışında ya yurt içinde bir elleri yağda bir elleri balda yaşamlarını sürdürüyor. Bir bölümü hapse girmiş, bir kısmı ise sonra hapisten çıkmış. Kim niye içerde, kim niye dışarda belli değil.

Medyaya bakıyorum, yağmacı siyasetle ve kapkaççı ekonomiyle iç içe bir yapı her yerde egemen. "Herkesin çaldığı ve yağmacı olduğu bir ortamda kimse dürüst olamaz, kimse dürüstlük iddiasında bulunmasın" veya "Bu yağma, sermaye birikiminin gereğidir" diye "ahlaki!" makaleler yazılıyor.

Eğitime bakıyorum, ilköğretim ve lise düzeyinde amaçsızlık, çağgerisi müfredat programları devam ediyor. Zaten yetersiz eğitim veren üniversiteler düzeleceklerine geriliyor. İçi gittikçe boşalan devlet üniversitelerinin yanında bir çoğu yetersiz olan vakıf üniversiteleri mantar gibi çoğalıyor.

Ülkenin tarihsel ve doğal zenginlikleri, kentsel yaşam alanları yağmalanıyor. Gerek ulusal gerekse yerel siyaset, bütünüyle "yağmacılık" haline gelmiş. Kimseden çıt çıkmıyor. Çünkü herkes, "yağmadan belki bana da bir pay düşer" beklentisi içinde.

Topluma önderlik edecek, sorunları çözecek olan siyasete bakıyorum, politikacılar inanılmaz bir beceriksizlik ya da kötü niyet içinde, sorun çözmek yerine, af gibi, Cumhurbaşkanlığının yetkileri gibi, RTÜK gibi kendilerinin hiç yoktan var ettikleri sorunlarla uğraşıyorlar. Sorun çözmekle görevli politikacılar, ya durup dururken sorun üretiyor ya da bizzat kendileri sorun oluyor.

Yağmacılık, hukuksuzluk, köşe dönücülük, üç kâğıtçılık, kaba kuvvete dayalı toplumsal ve bireysel gasp, genel yaşam biçimimiz olmuş.

Ahlak kuralları değişmiş, "kazan da nasıl olursa olsun" deniliyor. Dürüstlük yerine hırsızlığı özendiren "felsefi!" ve "ahlaksal!" yaklaşımlar tüm medyada egemen.

Hırsızlar, sahtekârlar, yağmacılar, ellerindeki gücü, dürüst ve namuslu olanlara da çamur atmakta kullanıyorlar ki, kimse bu yağma düzeninde "kötü örnek!" olmasın, dürüst ve temiz kalmasın.

Tabii istisnalar var: Siyasette de, ekonomide de, medyada da. Özellikle de eğitimde ve hukukta.

Bir avuç politikacı, gazeteci, öğretim üyesi, öğretmen, işadamı, savcı, yargıç, canlarını dişlerine takmış bu yağma düzeni içinde hem yaşamaya hem de toplumu doğruya, iyiye, güzele, sözün kısası, gerçek demokrasiye çekmeye çalışıyor.

Ama bu dürüst ve namuslu insanlar büyük bir saldırı altında. Özellikle güçlü olan namussuzlar "Yoktur bizden bir farkınız" anlayışı içinde bunlara da saldırıyor, onları da karalamaya, susturmaya, ve zaten sınırlı olan güçlerini yok etmeye çalışıyor.

Bu karabasandan, ne zaman uyanacağız?

Daha da önemlisi nasıl uyanacağız?

Umudum yine demokraside ve gençlerde: Demokrasi içinde, demokrasi için mücadele edecek olan gençlerde.

Demokrasiye ve gençlere inanıyorum.

Demokrasiye ve gençlere güveniyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional