Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İKİ TURLU SEÇİM TÜRKİYE'DE DEMOKRASİYE DARBE VURUR

 

İki turlu seçim tartışması yeniden gündemimizin başına oturdu. Önce bu tartışmanın nereden çıktığına bakalım:

Fransa'daki son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, iki turlu seçim sisteminin, demokrasiyi tehdit eden azınlığa karşı, çoğunluğu oluşturan demokrat seçmenlere dayalı bir güvenlik süpabı oluşturduğu anımsandı.

Acaba aynı yöntem, Türkiye'de de demokrasiyi tehdit eden azınlık görüşlerine karşı kullanılamaz mıydı?

Benim yanıtım kısa ve net: Hayır kullanılamaz.

Çünkü Fransa'da demokrasi, endüstri devrimi sonucunda ortaya çıkan Fransız İhtilali ve onu izleyen uzun bir kanlı mücadeleler tarihi ile kuruldu.

Seçmen çoğunluğu, demokratik ve laik bir sisteme, çok kan ve gözyaşı dökerek ulaştı.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti, toplumun endüstrileşmesi sonucunda değil, tam tersine Osmanlı İmparatorluğu'nun endüstrileşememesi sonunda çökmesi ve işgal edilmesi üzerine verilen bir Bağımsızlık Savaşı ile kuruldu.

Demokrasi ve ona bağlı olan laiklik, geniş halk kitlelelerinin baskısıyla ve onların talebi olarak değil, Bağımsızlık Savaşı'nı kazanan Mustafa Kemal Atatürk'ün ideolojik ve siyasal tercihleri ile yeni kurulan devletin özelikleri oldu.

Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti kavramı, tek parti döneminde, bir din-tarım imparatorluğu olan Osmanlı'nın kulluğuna alışmış olan halka rağmen topluma benimsetilmeye çalışıldı.

Çok partili döneme geçildiğinde, halkın oylarıyla iktidara gelen Demokrat Parti, hem yöneticileri demokrasiye inanmadıkları, hem de toplum gerek endüstrileşme, gerekse eğitim açısından henüz demokrasiyi hazmetmediği için, rejimi geliştirmek yerine, onu "çoğunluk diktatörlüğü" yönünde yozlaştırdı.

"Demokratik, laik bir sosyal hukuku Devleti" kavramına ilişkin ikinci atılım da, ne yazık ki, yine tepeden gelen bir darbe ile 27 Mayıs 1960 müdahalesi ile kabul edilen 1961 Anayasası ile Türkiye'nin gündemine girdi.

Ama 1961 Anayasa'sı ile seçimleri kazanıp iktidara gelen partinin genel başkanı ve dönemin Başbakanı, "Bu Anayasa Türkiye'ye lükstür; bu Anayasa ile Türkiye yönetilemez" anlayışı içinde sürekli bir propagandaya başladı.

Sonunda bu kez, 1961 Anayasası'na karşı, 12 Mart 1971'de "Sosyal uyanış ekonomik kalkınmayı aştı" anlayışı ile o politikacıyı da iktidardan uzaklaştıran bir darbe daha yapıldı.

"Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti" anlayışına dayalı olarak yapılmış olan 1961 Anayasası budandı.

Böylece seçimle iktidara gelen Demokrat Parti'nin yanlış uygulamalarından sonra bir de 12 Mart darbesinin toplumu demokrasiden uzaklaştıran etkileri yaşandı.

Bu da yetmedi 12 Eylül 1980 darbesi ile kabul ettirilen 1982 Anayasası, devletin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerini giriş maddelerinde korumakla birlikte, felsefe olarak bu anlayıştan iyice uzaklaştı.

Onun ardından gelen Özal dönemi ise, Türkiye'deki demokrasi anlayışına bir de yağma düzenini eklemledi.

Bu arada halk, yani seçmen, demokrasi adına bir siyasal ve ekonomik mücadele vermediği için, dincilik ve milliyetçilik gibi geleneksel kimlik değerlerine dayalı, dolayısıyla şeriata ve faşizme açık yani "çoğunluğun diktatörlüğü" anlayışına uygun felsefesi ile demokrasiye tehdit oluşturan siyasal tutumu sürdürdü.

Fransa'da çoğunluk demokrasiyi özümlemiş ve benimsemiştir.

Türkiye'de çoğunluk, demokrasiye tehdit oluşturan dinci ve ırçı-milliyetçi görüşlerden yani "çoğunluğun diktatörlüğü" anlayışından henuz kurtulamamıştır.

Halkımız ve devlet, yeni yeni, farklı düşüncelerin Meclis'te temsil edildiği ve rejimin yağma düzeni anlamına gelmediği gerçek bir demokrasiyi tartışmakta, böyle bir rejimin temellerini oluşturmaya çalışmaktadır.

Bu nedenle iki turlu seçim uygulaması, Türkiye'yi yeniden yarım yüzyıl geriye, 1950'li yıllara ve o yıllarda yapılan hatalara geri götürür.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional