Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İNTİHARLAR VE FUTBOLDAKİ SEYİRCİ ŞİDDETİ NASIL ÖNLENİR?

 

İnsanın gerek kendine gerekse başkalarına karşı şiddet kullanmasının altında yatan temel nedenlerin başında "engellenme" duygusu gelir.

Kendini ifade edememe, muhatap bulamama veya bulunan muhatap tarafından dikkate alınmama, baskı altında kalma, istediği gibi davranamama, hedeflenen amaca yönelik bir eylemin durdurulması gibi pek çok durum insanı şiddete yöneltebilir.

Belki de "çaresizlik" ya da yeni Türkçe ile "umarsızlık" bütün bu durumların ortak adı olabilir.

Tabii, ne engellenme, ne de çaresizlik tek başına intiharın ya da toplumsal şiddetin nedenidir.

Gerek intihar, gerekse toplumsal şiddet, tek nedene bağlı olamayacak kadar karmaşık bireysel, grupsal ve toplumsal süreçler sonunda ortaya çıkar.

İnsan ve toplum son derece karmaşık varlıklardır.

Genellikle belli durumlarla karşılaşmadan, insanların da toplumların da o durumlarda ne yapacakları pek bilinmez.

Ama elimizde bir ölçüde de olsa, bazı genellemelere gitmemize izin veren bir takım ipuçları var.

İşte ben bu yazımda bu "bazı ipuçları" üzerinde duracağım.

Ama okurlarımı hemen uyarayım, intiharları da toplumsal şiddet eylemlerini de bütünüyle önleyecek kesin ve tek bir reçete beklemesinler kimseden; çünkü böyle bir reçete yoktur.

Evet, şimdi herkes için her yerde geçerli olması büyük bir olasılık taşıyan ilkelere bir göz atalım:

1) Şiddet, şiddeti doğurma eğilimindedir. Aile içinde şiddet kullanılarak büyütülen çocuk, kendine karşı da başkalarına karşı da şiddet kullanma eğilimi geliştirir. Sorunlarını baskı ve zor yoluyla çözmeye çalışan toplumlarda şiddet daha sık uygulanma eğilimindedir. Kısacası, şiddet şiddeti besler.

2) Sevgi, şiddeti azaltma, sevgisizlik ise şiddeti arttırma eğilimindedir. Sevginin egemen olduğu ailelerde büyüyen çocuklar ile sevginin yaygın olduğu toplumlarda yaşayan insanların şiddete başvurma eğilimleri büyük bir olasılıkla daha düşük olacaktır.

3) Güven duygusu şiddeti azaltma, güvensizlik ise şiddeti arttırma eğilimindedir. Güven duygusunun gelişmiş olduğu ailelerde ve toplumlarda bireysel ve toplumsal şiddet daha az görülür.

4) Kuralsızlık, hem güven duygusunu zedelediği hem de bireylerin, grupların ve toplumların, ileriye dönük beklentilerinin gerçekleştirilmesini engellediği için, şiddeti besler. Baskıcı aileler içinde olduğu kadar, hiç bir kuralın olmadığı ortamlarda yetişen şımarık çocukların ve hızlı değişme dönemlerindeki toplumların şiddete eğilimleri daha fazla olur.

5) Etkileşim ve iletişim şiddeti azaltan iki önemli ögedir.

Etkileşim ve iletişim kopukluğu aile içinde de toplum içinde de şiddete yol açar. Aile içindeki etkileşim ve iletişim, toplum içindeki demokrasi ve hoşgörüye dayalı diyalog, yani hem ailede hem de toplumda konuşma ve kararlara katılma şiddeti azaltır.

6) Özerklik, bağımsız karar verebilme ve sorun çözme yeteneği ile sorumluluk duygusu, şiddeti azaltan ögelerdir.

Sorun çözme yeteneği gelişmiş kişilikli bireylerin ve sorun çözme yöntemi olarak katılımcı demokrasiyi özümlemiş toplumların şiddete eğilimleri daha düşük olur.

Sevgili okurlarım, işte çok genel hatlarıyla, intiharlar ve futboldaki izleyici şiddeti konusunda bildiklerimiz bu kadar.

Tabii konu, Erdal Atabek'in Cumhuriyet'te yazdığı gibi çok daha yaygın ve çok daha derin olarak da ele alınabilir; böylece burada ihmal ettiğim pek çok önemli ayrıntı üzerinde durulabilir.

Ama esas olarak elimizdeki veriler bunlar.

Şimdi intiharlar ve toplumsal şiddet konusunda aile içinde ve toplumda ne gibi önlemler alınabileceğini görmek için bu altı ana noktaya bir kez daha bakınız.

Bu ilkelere baktığınızda, sorunun aile içindeki çözümünün göreli olarak daha kolay, toplum açısından çözümünün ise çok ama çok daha zor olduğunu göreceksiniz.

İşte bu nedenle bu konuda pek iyimser değilim.

Ama yine de, başta politikacılar olmak üzere hepimiz bütün gücümüzle, üzerimize düşenleri yapmaya çalışmalıyız.

Örneğin bu yazıyı sorunlu olduğunu düşündüğünüz kişilere yollayınız.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional