Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BASTİLLE'İN ZAPTI VE BERLİN DUVARI'NIN YIKILIŞI

 

Bu bir tarih yazısı değildir.

Bu son derece güncel bir yazıdır.

Sakın "Başbakan Amerika'dan yeni döndü, Bankalar yasası gündemde, dolar düşüyor, Afganistan'da savaş var, Türkiye'de ve dünyada yer yerinden oynuyor, Emre Kongar da tutmuş bize tarih yazısı yazıyor" demeyiniz.

Bu yazı dünyada ve Türkiye'de olup bitenleri irdelemeye ve anlamaya yönelik, son derece güncel bir yazıdır.

Şöyle bir geriye bakıyorum da, bugüne dek anlaşılmamaya ve anlaşılmadığından dolayı da küçümsenmeye, itilip kakılmaya alıştığım bir düşünce çizgisi sürdürmüşüm.

Bu nedenle bu yazıyı da kimsenin ciddiye almaması beni üzmeyecek.

Bu yazı, 1968'lerde "Biz toplumsal dinamitin fitiliyiz" diye Türkiye'yi kurtarmaya yönelik olarak eyleme geçen ve hem Türkiye'ye faşist müdahaleleri getirerek onu yıllarca geri götüren hem de kendi yaşamlarını yitiren gençlere, Soğuk Savaş'ın egemenliğini ve bu çerçevede yaptıklarının anlamsızlığını anlatmaya yönelik başarısız çabalarım kadar günceldir.

Bu yazı, türban eylemcisi gençlere, bu kez Soğuk Savaş'ın bittiğini ve yaptıklarının bu çerçevedeki anlamsızlığını aktarmaya çalıştığım bugünlerdeki çabalarım kadar günceldir.

Neyse, dikkat çekmek için yaptığım bu girişin önce kendime acımaya ve acındırmaya, sonra da "ben demiştim" megalomanisine dönüşmesine, ne zamanım uygun, ne de bu sütundaki yerim. O nedenle lise argosuyla, "kafadan" konuya giriyorum:

Ey okur, 1789'da Bastille'in zaptı ne idiyse, ondan tam ikiyüz yıl sonra Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılması da aynı şeydir.

Biliyorsunuz, Bastille'in zaptı, Fransız Devrimi'nin başlangıcı sayıldı tarihçiler tarafından.

Fransız Devrimi ise, insanlık tarihinin ikinci büyük dönüşümü olan Endüstri Devrimi'nin bir patlamasıydı.

Şimdi benim söylediğim şu:

İnsanlık, Tarım ve Endüstri Devrimleri'nden sonra tarihinin üçüncü büyük devrimini, İletişim-Bilişim Devrimi'ni yaşıyor.

Bu devrimin başlangıç tarihi ise simgesel olarak, Bastille'in zaptından tam ikiyüz yıl sonra, Berlin Duvarı'nın yıkıldığı 1989 yılıdır.

Çünkü Berlin Duvarı'nın yıkılışının simgelediği Sovyetler Birliği'nin 1991'de dağılışı ve Soğuk Savaş'ın bitişi, aslında insanlığın yaşamaya başladığı İletişim-Bilişim Devrimi'nin kaçınılmaz bir sonucuydu.

Tarım Devrimi'nin ideolojisi tek tanrılı dinler, devlet yapısı ise, din-tarım imparatorlukları idi.

Endüstri Devrimi'nin idelojisi milliyetçilik, devlet yapısı ise ulus-devletlerdi.

İletişim-Bilişim Devrimi'nin idelolojisi henüz oluşuyor.

Tabii her ideloloji gibi köklerini geçmişten alıyor ve geleceğin filizlerine göre biçimleniyor, daha doğrusu biçimlenecek.

Ben bu ideolojinin "temel insan hak ve özgürlüklerine dayalı, katılımcı demokrasi" olacağına inanıyorum.

Nasıl Endüstri Devrimi'nin ideolojisi olan milliyetçilik, Tarım Devrimi'nin ideolojisi olan tek tanrılı dinleri yok etmediyse, onların üzerine geldiyse, İletişim-Bilişim Devrimi'nin idelojisi de tek tanrılı dinleri ve milliyetçilik ideolojilerini yok etmeyecek ama onların üzerine gelecek.

Devlet yapısı ise henüz belli değil.

Ama ulus devlet modelinin zorlandığı açık.

Unutmayalım, Endüstri Devrimi'nin ideolojisi olan milliyetçiliğin bir kolu faşizme dönüşmüş, bir etkisi diyalektik biçimde milliyetçiliği reddeden Sovyet modeline yol açmış ve sonunda ana eğilimi, demokratik ve laik, hukuk devleti modeline dönüşmüştü. Yeni dönemdeki ideolojik gelişmeler ve devlet yapıları da aynı çalkantılarla karşı karşıya kalacaktır.

Ecevit'in Amerika gezisine de, yeni banka kurtarma operasyonuna da, Afganistan savaşına bu gözle bakmalı.

İlerde İngilizce yazan tarihçiler ve toplumbilimciler, Berlin Duvarı'nın yıkılması ile Bastille'in zaptını aynı simgesel anlamda kullanacaklar.

Berlin Duvarı'nın yıkılmasını yeni bir çağın, İletişim-Bilişim Devrimi çağının başlangıcı olarak kabul edecekler.

O zaman azgelişmiş bir ülkedeki azgelişmiş bir toplumbilimcinin bu yazısını kimse anımsamayacak.

Ama olsun, kendi tarih bilincim bana yeter.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional