Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

 

ERDAL İNÖNÜ'NÜN İÇ DÜNYASI

 

 

Erdal İnönü, anılarını yayınlamaya devam ediyor.

"Anılar ve Düsünceler" adını verdiği kitaplarının üçüncü cildi, Doğan Kitapçılık'tan çıktı.

Derhal, "en çok satılan kitaplar" listesinin başına yerleşti.

Bu satış başarısı tabii Türkiye için çok sevindirici.

Erdal İnönü, yazdıkları ilerledikçe, olaylar kadar, kendi iç dünyasını açığa vuran duygu ve düşüncelerini de okura daha ayrıntılı olarak aktarıyor.

Aslında belki de kitapları çok ilginç kılan öge, Türkiye'de siyaseti, kültürü ve bilimi en üst düzeyde yaşamış olan ve bunu büyük bir açık yüreklilikle okurlarına aktaran bir "beynin" olayları yorumlarken, yaşama ve topluma ilişkin gözlemlerini de okurlarla paylaşmakta oluşu.

Pek çoğunuz bilmez:

Üniversite çevrelerindeki rekabet, tutuculuk, küçük hesaplar, çıkarcılık, hiç de siyaseti ve medyayı aratmaz.

"Biliminsanı" olmak, bireyleri, öteki bireylerden daha elcil (bencil, yani egoist karşıtı olarak, altüriist, yani kendinden başkalarını düşünen, toplum çıkarlarını ön plana alan) bir kişi yapmaz.

Belki bilimle yani gerçeği aramakla uğraştığı için, insanı daha "gerçekçi" yapabilir ama, bu onu, bireysel ilişkilerinde zorunlu olarak daha dürüst yapmayabilir.

Tabii tutarlı ve sağlam karakterli bir "biliminsanının", bütün ilişkilerinde "gerçeğe" en büyük değeri vermesi beklenir ama, insan ruhu ne yazık ki çok karmaşık bir mekanizma olduğundan, her zaman böyle bir kişilik geliştirmez bilimle uğraşanlar.

Üstelik Üniversitelerimizde gerek kaynakların (yani bütçe ile tahsis edilen paraların) kıtlığı, gerekse kaynaklara bağlı olarak kadroların çok sınırlı olması, hem atamalarda, hem de yükseltmelerde çok çirkin ayak oyunlarının sahnelenmesine yol açar.

İşte Erdal İnönünü'nün, siyasetten bilime, bilimden, kültürel yaşama ilişkin çok çeşitli ve renkli anılarının, olaylar karşısındaki duyguları ile düşüncelerinin yer aldığı üçüncü cildi okurken, hem bu gerçekleri çok iyi görüyorsunuz, hem üzülüyor, hem de "güleriz ağlanacak halimize" misali, acı acı tebessüm ediyorsunuz.

Benim yeni öğrendiğim pek çok çarpıcı bilgi var kitapta.

Örneğin, yurt dışında hak kazandığı bir araştırma bursuna katılmak için, fakültesinden izin alamayışı ve kendini geliştirmek için Amerika'ya, görevinden istifa ederek gitmek zorunda kalması gibi.

Örneğin, fizik bölümüne katkı yapacağına inandığı bir meslektaşının atanmasını istemeyenlerin, bu atamayı önlemek için, kendisinin profesörlük kadrosunun da tehlikeye gireceğini söylemelerine karşı, gelecek adayın kendisinden daha değerli olduğu gerekçesiyle mücadele edişi ama yine de başaramayışı gibi.

Örneğin TÜBİTAK'ın kurulması sırasında Süleyman Demirel'den ve Turgut Özal'dan bile yararlanmış olması, ama sonradan Özal'n TÜBİTAK'ı yozlaştırması gibi.

Erdal İnönü'nün "Anılar ve Düşünceler" dizisi, yalnız son çıkan üçüncü cildi ile değil, tüm seri olarak, salt "anıları" çok aşan bir nitelikte; her okurun başucunda bulunması ve tekrar tekrar okunması gerekli bir "insanlık dersi".

Hele bir Sezar'ın ünlü sözü, "veni, vidi, vici" ve AnaBritannica'nın yanlışını bulma bölümü var ki, okurken hem (özelikle araştırmacı bir beynin nasıl çalıştığı konusunda) çok şey öğreneceksiniz hem de çok güleceksiniz.

Kurultay hileleri konusundaki "yararlı" bilgiler de cabası!

 

 

 

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional