Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

 

 

SERTLEŞME NEREDEN ÇIKTI, NEREYE GİDER?

 

 

Uzun süredir bir "temsili demokrasi krizi" yaşayan Türkiye'de, 2001 yılının başında ekonomi de bunalıma girince, zaten beceriksizliklerle ve yolsuzluklarla çatırdayan siyasal yapı içinde, iktidar sertleşmeye başladı.

Meclis kulisleri gazetecilere kapatıldı, basın mensuplarına dava üstüne dava açılmaya başlandı.

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın Jandarmayı hedef alan sert açıklaması, bu ortamda yapldı.

Durumu salim kafayla değerlendirebilmek için, 2001 yılı Türkiye'sinin, kalın çizgilerle yapılmış olan resmine bir bakalım:

1) Başta bir koalisyon hükümeti var ama bu hükümetin içindeki üç parti arasında, toplumsal, ekonomik, ideolojik ve geleneksel siyaset açısından fazla bir ortak nokta yok.

Bu partiler sadece ve sadece "iktidarı paylaşmak için" biraraya gelmişler.

Üstelik "demokrasi", "temiz siyaset", "yolsuzluk", "milletvekili dokunulmazlığı" gibi konularda aralarında temel yaklaşım farkları olduğu da biliniyor.

2) Üçlü koalisyon hükümeti, "milletvekili dokunulmazlığı", "temiz siyaset" ve benzeri konularda seçmenler karşısında yaptığı vaatleri yerine getirmekte de isteksiz görünmekte, "af yasası" gibi, "süpermarketlerin kent dışına taşınması" gibi, siyasal, toplumsal ve ekonomik yararı çok tartışmalı (hatta zararlı) konuları gündemde tutmakta, böylece, seçmenin kendisine olan güvenini zayıflatmakta.

3) Son ekonomik kriz, ve onu tetiklediği öne sürülen Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasındaki tartışma, vatandaşın siyasetçilere olan güvenini iyice sarsmış.

Vatandaşın hiç bir siyasal partiye ve hiç bir lidere güveni kalmamış.

4) Bankalar operasyonu, ünlü basın patronlarının ve bakanlık yapmış ünlü politikacıların gözaltına alınmasına ve hapishaneye konulmasına yol açmış, böylece toplumdaki "temizlik istekleri", toplumsal hiyerarşiyi de alt-üst etmiş.

Vatandaşın medya kuruluşlarına da güveni kalmamış.

5) Ülke ekonomisinin "dışardan empoze edilen reçetelerle" uzun dönemde düze çıkamayacağı anlaşılmış ama, yine de güncel işleyişi sağlayabilmek amacıyla, dışardan gerekli olan yardımların alınabilmesi için, içerdeki "hortum-soygun düzeninin" değişmesi yönündeki istekler, yasama organı üzerinde büyük baskılar oluşturmaya başlamış.

Fakat dışardan empoze edilen değişme taleplerinin ulusal çıkarlarımızla uyum içinde olup olmadığı sorusu vatandaşın aklını kurcalamaya başlamış.

Bu nedenle, vatandaşın "dışardan gelen taleplere" karşı da kuşkuları oluşmuş.

6) Avrupa Birliği ile ilişkiler tam bir çıkmaza girmiş: AB, Türkiye'den alabileceği tek avantajı sağlamış, pazarımıza, "Gümrük Birliği" aracılığıyla el koymuş, şimdi siyasal katılma aşamasında, bizimle "kedi fareyle oynar gibi oynamaya" başlamış.

7) Sovyetler Birliği dağıldığı için Türkiye, elindeki "anti-komünizm" kozunu, hem içerde baskı rejimini sürdürebilmek hem de dışarda "Soğuk Savaş" dünyasında, müttefiklerimize şantaj yapabilmek açısından kullanma şansını yitirmiş.

Yeniden yapılanan dünyada, Türkiye henüz kendine özgü stratejik yerini ve önemini netleştirememiş.

8) Siyasetteki ve ekonomideki bu iç ve dış açmazlar, yeni siyasal parti oluşumlarını gündeme getirmiş.

Sevgili okurlarım, çok kalın çizgileriyle özetlediğim 2001 Türkiye'sinin bu resmi, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Soğuk Savaş koşullarına göre biçimlenmiş ve son rötuşları 1982 Anayasası ile yapılmış olan sistemin artık çöktüğünü, mutlaka değişeceğini, ama halkın bu değişmeye önderlik edecek mevcut kişi ve kurumlar açısından büyük bir güvensizlik içinde bulunduğunu" gösteriyor.

İşte bu ortam içinde, iktidardan kaynaklanan bir "sertleşme", bütünüyle ters tepecek, halkın "siyasetin ülke sorunlarına yanıt üretemediği" konusundaki yargısı pekişecek, her sertleşme, başka sertleşmeleri getirecek ve sonunda Türkiye bir kez daha duvara toslayacaktır.

Ben bu filmi bir kez daha görmek istemiyorum.

 

 

 

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional