Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
 

TANZİMATÇILAR, CUMHURİYETÇİLER VE HORTUMCULAR





Osmanlı-Türk siyasal değişme çizgisi, Osmanlı İmparatorluğu sanayileşme devrimini kaçırdığı için, Batı'da kullanılan klasik modellere göre çözümlenemez.

Örneğin ne Marxist ne de Weberyen modeller tam anlamıyla yeterlidir Osmanlı-Türk siyasal değişme ve gelişme çizgisini anlayabilmemiz için.

Osmanlı, sanayileşmeyi kaçırdığı ve sanayileşmenin sonucu olan işçi ve kentli nüfusu gelişmediği için, değişme, laiklik ve demokrasi gibi çağdaş talepler, yani insan hakları özlemleri, tabandan yukarı doğru gelişememiş, tam tersine, kurtuluşu, kendisinden üstün olan Batıya benzemekte arayan yönetimin, tepeden gelen eylemleri olarak tarih ve toplum sahnesine çıkmıştır.

Tabii kafaları Batı'da kullanılan değişme modellerine göre şartlanmış olan yazar ve düşünürler, her tepeden gelen değişme eğilimini "sağcı ve faşist", her tabandan gelen hareketi de (değişmeye karşı tam bir softalık direnişleri olan Patrona Halil, Kabakcı Mustafa isyanları ve 31 Mart ayaklanması da dahil) "solcu ve ilerici" diye görme yanlışına düşmüşlerdir.

Tabii bir başka klasik yanlış, ortodoks Marxist şemanın aynen Batıda olduğu gibi Osmanlı-Türk siyasal çizgisinde de geçerli olduğunu sanmak ve buna göre çözümlemeler yaparak, örneğin, Türkiye'de güçlü, örgütlü ve devrimci bir işçi sınıfının var olduğunu öne sürmektir.

Dünün "devrimcileri" olan bugünün "dönekleri", bu iki klasik yanlışın parantezinde yaşayan, bir yanlış uçtan öteki yanlış uca savrulmuş olan arkadaşlardır.

Aslında Osmanlı-Türk siyasal ve toplumsal değişme çizgisi, kendine özgü nitelikler taşıdığı için, ben bu oluşumu irdelemek amacıyla 21. Yüzyılda Türkiye adlı kitabımda "Devletçi-Seçkinciler" ve "Gelenekçi-Liberaller" diye iki "geniş ve gevşek cephe" belirlemiş ve çözümlemelerimi bu çerçevede yapmıştım.

Bugün burada, kısaca Tanzimatçılar, Cumhuriyetçiler ve Hortumcular arasındaki belirgin farklara değinerek, Osmanlı-Türk siyasal değişme çizgisini, Batı ve demokrasi kavramları ekseninde okurlarıma aktarmaya çalışacağım.

1) Tanzimatçı Batıcıdır; Batı hayranıdır, onu taklit eder.

Cumhuriyetçi Batılıdır; Batı'yı anlamıştır, onun gibi olabilmek için önce onun boyunduruğundan kurtulmak gerektiğini bilir.

Hortumcu paracıdır; ne Doğu'yu, ne Batı'yı. ne Kuzey'i ne Güney'i bilir, sadece paraya tapar.

2) Tanzimatçı zorla, sünni müslümanların dışındaki din ve mezhep mensuplarına da tahammül etmeyi ve artık "gavura gavur demenin yasak olduğunu" öğrenmiştir.

Cumhuriyetçi, insanların din, dil, mezhep, ırk ve milliyet farkı olmaksızın siyasal ve hukuksal eşitliğe sahip olduklarını bilir.

Hortumcu, ideolojik sertleşmeden yanadır, çünkü ancak "ideolojik düşmanlar aracılığıyla" para kazanacağını bilir. Bu nedenle de, en sert Kürtçü, Türkçü, İslamcı, Laik, Atatürkçü, Padişahcı kimlikleriyle sürekli olarak insanlar arasındaki düşmanlıkları körükler ve ihanet şarkıları okur.

3) Tanzimatçı, kurtuluşu Batı'ya bağımlı olmakta ve Batı'nın siyasal ve hukuksal kurumlarını ithal etmekte görür.

Cumhuriyetçi, kurtuluşu siyasal-ekonomik bağımsızlıkta ve üretimin arttırılmasında görür.

Hortumcu için kurtuluş "sürekli krizlerdedir", çünkü her kriz zamanında el değiştiren ve hortumlanan para miktarı artar.

4) Tanzimatçı için demokrasi katlanılması gereken bir fedakarlıktır.

Cumhuriyetçi için demokrasi bir yaşam biçimidir.

Hortumcu için demokrasi, çoğunluğun gözünü bağlamak ve güç kazanarak parayı hortumlamak için bir araçtır.

Herhalde bu çözümlememde, Osmanlı-Türk siyasal ve toplumsal değişme çizgisinin Tanzimatçılıktan Cumhuriyetçiliğe, Cumhuriyetçilikten Hortumculuğa doğru evrimleştiğini ayrıca vurgulamaya gerek yok.

Meraklısı için "hortumculuk" aşamasının evrelerini de belirteyim:

1950-1960 hazırlık dönemi.

1965-1980 geçiş dönemi

1983'den günümüze egemenlik dönemi.
 
 
 
 
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional