Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
 

DİASPORA, JENOSİD, KATLİAM VE MUKATELE





Bugün biraz terminoloji ve tarih felsefesi üzerinde durmak istiyorum.

Önce terimlere yakından bir bakalım:

Yunanca "dağılma" demek olan Diaspora teriminin iki anlamı var:

Birinci olarak, tarihin eski dönemlerinde, Babil sürgünü ile ülkelerinden kovulmuş olan Musevi kardeşlerimizin dünyaya yayılma olayını belirtiyor.

İkinci olarak da yabancı ülkelerde yaşayan Musevi kardeşlerimizin oluşturduğu cemaatlerin toplamı anlamına geliyor.

Musevi diasporası, dinsel-geleneksel olarak, Musevilerin, tek tanrılı dinlerini tüm insanlığa yaymak için Allah tarafından bütün dünyaya dağıtıldığına ve bir gün kendilerine Allah tarafından "vadedilmiş topraklar" olan İsrail'e döneceklerine inanır.

Jenosid, (genoside) "soykırım" demektir.

Irksal, dinsel, ya da ulusal bir grubun sistematik bir biçimde yok edilmesi anlamına gelir.

Yunanca "soy" demek olan "genos" ve Latince "kesmek, öldürmek" anlamına gelen "caedere" sözcüklerinden oluşan bir birleşik kelimedir.

Nazilerin 1933-1945 yılları arasında, İkinci Dünya Savaşı sırasında hızlanan bir biçimde, Almanya'da, altı milyon kadar Musevi kardeşimizi sistematik bir biçimde kamplarda toplayıp, genellikle gaz odalarında öldürerek ve fırınlarda yakarak yoketmelerini belirtmek için kullanılan bir hukuki terimdir.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında, savaş suçlularının yargılandığı Nürnberg mahkemesinde ortaya çıkan dehşet verici gerçeklerin ışığında, Jenosit, 1946'da Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası bir suç olarak kabul edilmiş, 1948'de yine Birleşmiş Milletler tarafından bir uluslararası sözleşme ile hukukileştirilmiş ve bu sözleşme Türkiye tarafından da 23 Mart 1951 yılında imzalanmıştır.

Katliam, Arapça kökenli, "öldürmek" anlamına gelen "katl" ile yine Arapça, "umum"dan gelen ve "genel" demek olan "âmm" sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan, tarihsel olarak zaptolunan bir yerin tüm halkını kılıçtan geçirerek öldürme anlamını taşıyan bir kelimedir.

Mukâtele, Arapça kökenli "katl" sözcüğünden türetilmiş, "karşılıklı öldürme" anlamına gelen bir kelimedir.

Şimdi tarih felsefesi açısından bu sözcükleri kullanarak bir çözümleme yapalım:

İlk ve orta çağlarda tüm imparatorluklar yani devletler din esasına göre örgütlenmiş olduklarından, bunlar arasındaki bütün savaşlar ve kendi tebaları olan farklı dinden ve mezhepten insanlara uyguladıkları yoketme yöntemleri, çağdaş bir kavram olan jenosid tanımına zorla sokulabilir.

Ama böyle bir teşhis tarih felsefesi açısından tarihi saptıran tam bir zorlama olacaktır.

Bu nedenle de tarihin doğru bir yorumu kabul edilemez.

Örneğin, Haçlı seferleri, II. Ferdinando'nun İspanya'daki Museviler ve Müslümanlar politikası, önce Portekizlilerin ve İspanyolların, sonra da Amerikalıların Güney ve Kuzey Amerika kıtalarının yerlilerini (İnkalar, Aztekler, kızılderililer) yoketme çabaları, Fransa'daki San Bartelemi katliamı da, çağdaş bir kavram olduğu için o dönemler açısından geçerli olmayan, jenosid tanımına zorla sokulabilir.

Ama bu zorlama da yanlış olacaktır.

Çünkü o dönemdeki tüm devletler arası ilişkiler ve savaşlar, ülkelerin farklı din ve mezheplerdeki tebalarına uyguladıkları baskılar ya din ya da milliyet esasına göre yapıldığından, bu tanıma girmeyen hiç bir savaş ve toprak işgali hemen hemen yoktur.

Aynı mantık yani tarihin aynı yorumu, Osmanlı İmparatorluğu'nun katıldığı ve yenilerek yok olduğu Birinci Dünya Savaşı sırasında, İmparatorluğun savaştığı devletler arasında bulunan Ruslara yardım etmek için ayaklanan ve Rus orduları ile birlikte çevrelerindeki Türkleri ve Kürtleri katleden Ermenilere karşı İmparatorluğun uyguladığı tedbirler için de geçerlidir.

Ermeni kardeşlerimizin Rusların desteği ile Türk ve Kürt kardeşlerimize uyguladıkları katliam, bu çerçevede Kürt ve Türk kardeşlerimizin, Ermeni kardeşlerimize karşılık vermeleri ve İmparatorluğun da bu durumda Ermeni kardeşlerimize karşı aldığı önlemler, bir "jenosid" değil, Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan trajik bir "mukatele" olayıdır.

Bu "mukateleyi" bir "jenosid" gibi anlamak ve dünya kamuoyuna böyle sunmak, tarihin yanlış yorumlanması ve bu nedenle de saptırılması anlamını taşır.
 
 
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional