Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MÜBECCEL KIRAY'IN MÜTHİŞ SERÜVENLERİ

 

Bu bir kitap değil, bir mücevher.

İçi yaşamın sırlarıyla dolu bir mücevher.

Öyle bir mücevher ki, bir yandan insanlığın gizemli değişme dinamiğini, öte yandan bireyin toplum karşısındaki konumunu inanılmaz bir doğrulukla ve açıklıkla ortaya koyuyor.

Adeta bir filozof taşı: Dokunduğunu altına çeviriyor, yanlışları düzeltiyor, hastalıkları iyileştiriyor.

Sözünü ettiğim yapıt, Bağlam Yayınları tarafından "Hayatımda Hiç Arkaya Bakmadım" adıyla yayımlanan "Mübeccel B. Kıray'la Söyleşi".

Mübeccel Belik Kıray emekli bir toplumbilim profesörü.

Fulya Atacan, Fuat Ercan, Hatice Kurtuluş, Mehmet Türkay adlı dört genç akademisyen, kendisiyle, haftada bir, ortalama iki saat süren, toplam ondört görüşme yapmışlar.

Bu görüşmelere Mübeccel Hanım'ın eşi Dr. İbrahim Kıray da katılmış ve zaman zaman bu inanılmaz yaşam serüveninin aktarılmasında katkılarda bulunmuş.

Tabii görüşmelerin dört genç akademisyen tarafından yürütülmesi Mübeccel Kıray'ın işini oldukça kolaylaştırmış.

Doğru yerlerde, doğru biçimlerde sorulan, zaman zaman da derinliğine yorumları davet eden kışkırtıcı ve ters nitelik taşıyan sorular, bu derya gibi insanın gerek yaşam öyküsünün gerekse dünya ve Türkiye üzerindeki düşüncelerinin büyük bir berraklıkla okura aktarılmasını sağlıyor.

Kitabın, soru-yanıt biçiminde düzenlenmesi, hem okuma hem de anlama kolaylığı açısından çok doğru bir tercih olmuş.

Profesör Mübeccel Kıray'ın bütün kışkırtıcı sorulara büyük bir açıkyüreklilikle doğrudan net ve kesin yanıtlar vermesi, kitabın değerine değer katmış.

Böylece okur, lafı hiç dolandırmadan, net ve açık olarak konuşan Kıray'ın, hem başından geçen ilginç olayları, hem de dünya ve Türkiye hakkkındaki yargılarını bütün berraklığıyla öğrenme olanağına kavuşuyor.

İnsan, sanki çok heyecanlı bir serüven romanı okurmuşcasına Mübeccel Belik ve İbrahim Kıray'ın yaşam öykülerinde, Yirminci Yüzyıl'daki dünyayı, Türkiye'yi, azgelişmiş bir ülkenin dünya konjonktürü içinde geçirdiği dağişme bunalımlarını ve bu bunalımlardan etkilenen bireylerin trajedilerini yutarcasına izliyor.

Sonuç olarak ortaya, Türkiye Cumhuriyeti'yle yaşıt bir akademisyenin, Türkiye'nin ve dünyanın Yirminci Yüzyıl'da geçirdiği çalkantıları yansıtan, bu çalkantılardan kendisinin nasıl etkilendiğini anlatan, toplumun haksızlıkları karşısında onurlu bir bireyin tepkilerini aktaran ve bütün bu olayları soğukkanlı ve bilimsel bir çerçevede yorumlayan düşüncelerinden oluşan bir mücevher çıkmış.

Dört genç akademisyen, kitaba yazdıkları "Sunuş" yazısında "Mübeccel Kıray'ın ortaya koyduğu bakış açısı, öğrencileri için toplumu anlama çabasında kritik bir yer ve öneme sahip olmuştur. Dünya ve Türkiye'de son çeyrek yüzyılda yaşananların genel olarak ortaya çıkardığı eğilimlerden en önemlisi, olup bitenleri anlama çabasının bütünsellikten uzak, parçalanmış olmasıdır. Kıray'ın şablonlara takılıp kalmayan bütünsel bakış açısını, kendi yaşam öyküsünü anlatırken izlemek mümkündür." diyorlar.

Ben bu ifadeye bir ekleme yapmak istiyorum:

Mübeccel Kıray'ın yaşamı, bir macera romanı heyecanıyla okunan ve Türkiye'nin azgelişmiş bir ülke olarak, Soğuk Savaş bağlamında geçirdiği değişme sancılarının aydınlar üzerindeki tahribatını anlatan, cesurca ifade edilmiş, onurlu bir öyküdür:

Hicaz demiryoluyla başlayan, Dil-Tarih'te birbirine ters görüşleri savunan hocalardan alınan derslerle süren, Paul Robeson'a teğet geçen, Sansaryan Hanı'nın hücrelerinden süzülen, Orta-Doğu Teknik Üniversitesi'nde bir süre duraklayan, sonunda Marmara Üniversitesi'nden emeklilikle devam eden, pek çok alan araştırmasıyla ve kitapla taçlanmış, yiğitçe ve onurla verilmiş müthiş bir yaşam serüveni.

Elimizde tuttuğumuz "kitap biçimindeki mücevher", son zamanlarda edebiyatımıza damgasına vuran iki roman türünün, "tarihsel roman" ile "biyografik roman"ın "sosyal gerçekçi" bir tarzda bütünleşmiş halidir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional