Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

HALİL İNALCIK İSLAM ŞERİATÇILIĞI VE TÜRKLER İÇİN NELER DİYOR?

 

Bugün dünyanın yaşayan en büyük Osmanlı Tarihçisi Prof. Halil İnalcık'tır.

Sekseni aşmış olan yaşına karşın, hâlâ bir delikanlı gibi çalışmakta, yepyeni bilgiler ve kitaplar üretmekte ve hâlâ hepimize ışık saçmaktadır.

Her gerçek bilgin gibi, alçakgönüllü bir kişiliği ve bu kişiliğini yansıtan mütevazı bir yaşamı vardır Halil İnalcık hocanın.

Üstelik gençlerle çok yakın diyalog kuran, onlara yardım eden, düşüncelerinden onları cömertçe yararlandıran bir bilgindir.

Ben de ondan ışık almaya çalışanlardan biri olarak, 21. Yüzyılda Türkiye adlı kitabımın Osmanlı bölümünü, büyük ölçüde onunla konuşmak, tartışmak ve ondan öğrendiklerimin üzerine inşa etmek şansına sahip olmuştum.

Osmanlı-Türk-İslam tarihi hakkında başım sıkıştıkça, Halil İnalcık'ın yapıtları, en sık başvurduğum kaynaklar arasındadır.

Öteki iki temel kaynak olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı İslam Ansiklopedisi(Leiden baskısı) ile Türk Ansiklopedisi'ni kullandığımı belirtmeliyim.

(Bu arada çok önemli bir haber olarak, Hürriyet Gazetesi'nin bu İslam Ansiklopedisi'ni kupon karşılığında okurlarına verdiğini de duyurayım. İslam dini ve tarihi hakkında bundan güzel bir kaynak bulamazsınız.)

İşte 11 Eylül terörü ile dünyanın gündemini belirleyen, "İslam ve Terör" konusunda, Türklerin İslam dinine getirdiği yenilikler üzerinde düşünürken, Halil İnalcık hocanın yapıtlarına yeniden bakma gereksinmesi duydum.

Aklımı kurcalayan sorular şunlardı:

Anadolu'daki bütün İslam mezheplerinin, dünyadaki benzerlerinden daha hoşgörülü olmalarının altında yatan temel tarihsel bir öge var mıydı?

Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet ile birlikte getirdiği laiklik ilkesinin, yeni devlet düzeni çerçevesinde, toplum tarafından bu kadar kolaylıkla benimsenmesinin altında yatan tarihsel ögeler nelerdi?

Bu sorularımın yanıtlarını şaşırtıcı bir açıklıkta, Halil İnalcık'ın Osmanlı İmparatorluğu adıyla Eren Yayıncılık tarafından basılan kitabının, 319 ile 343'uncu sayfaları arasında yer alan "Osmanlı Hukukuna Giriş: Örf-i Sultani Hukuk ve Fâtih'in Kanunları" isimli makalesinde buldum.

Bakın İnalcık Hoca ne diyor bu konuda:

"Gerçekte, tamamiyle hususi şartlar altında gelişen Osmanlı devleti, şeri'atı aşan bir hukuk düzeni geliştirmiştir. Buna imkan veren prensip ise, örf, yani hususi manasında hükümdarın sırf kendi iradesine dayanarak şeri'atın şumulüne girmeyen sahalarda kanun koyma selahiyetidir. ... İşte İslam devletinde bu merhaleye, daha önce kurulmuş olan Müslüman Türk devletleri vasıtasile erişilmiş bulunuyordu. Şeri'at yanında kanun ve örf, yani hükümdarın iradesinden doğan ayrı bir hukuk düzeni prensibi Osmanlılardan önce Türk İslam devletlerinde tamamile yerleşmişti"..

Ve sonra devam ediyor İnalcık:

"İslam hukuk tarihinde örfün ehemmiyet kazanarak yeni bir devir açması Müslüman-Türk devletlerinin kuruluşu ile aynı zamana rastlar. ... İslam devletinin dini-siyasi ümmet telakkisi karşısında, Türk-Müslüman ve sonra Mogol devletlerinde, devlet siyasi ve icrai bir entite olarak mutlak ve üstün bir mahiyet kazandı, yalnız devletin menfaat ve ihtiyaçlarını gözönünde tutan bir örfi hukuk galebe çaldı. Bu gelişme, klasik hilafet mefhumunu yeni bir şekle soktu. Râhat'us-Sudûr'daki (yazılışı 1203) meşhur parça yeni durumu veciz bir şekilde ifade etmektedir: ‘İmamın vazifesi hutbe ve dua ile meşgul olamak...padişahlığı (hakimiyeti) sultanlara havale etmek ve dünyevi saltanatı onların eline bırakmaktır.'"

Bu sütunun okurları bilirler, ben İslamiyete, "din-devlet ayrımını" ilk kez Türklerin getirdiğini bir kaç kez yazmıştım.

Şimdi İnalcık'ı okurken, bunun bir kez daha kanıtlandığını gördüm ve "laik İslamın", Anadolu'da bu kadar kolaylıkla uygulanabilmiş olmasının temellerini oluşturan tarihsel geleneği daha iyi anladım.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional