Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

KARAFATMALAR SAVAŞI

 

Üçüncüreşitemre K, nükleer bulutlarla kaplı gökyüzünün altında, içinde tüm öldürücü mikropların ve kimyasal zehirlerin kaynaştığı havayı solumaya çalışır ve debelenirken, "Kafka Projesi" çerçevesinde uygulanan "dönüşüm" operasyonuna katıldığına lanet ediyordu.

Kendi kendine "Keşke insan kalıp da ölseydim" diye söylendi.

Reşitemre K, kendisi gibi "Blatta Orientalis"e dönüştürülmüş binlerce insanla birlikte, önündeki Gregor Samsa ve Joseph K'yı izleyerek, bir türlü uyum sağlayamadığı küçücük siyah karafatma bedeni içinde, umutsuzlukla yiyecek arıyordu.

* * *

Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelerine ve Washington'daki Pentagon binasına karşı düzenlenen intihar saldırılarının üzerinden yıllar geçmişti.

Önce Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri, bu saldırıları yapanlara karşı, geleneksel silahlarla bir savaş başlatmışlar, intihar saldırılarını düzenleyenler de buna şarbon mikrobuyla yanıt vermişlerdi.

Derken bir yandan Amerika ve müttefiklerinin askeri harekatı genişlemiş, öte yandan karşı tarafın biyolojik saldırısı da başka öldürücü hastılık mikroplarıyla ve kimyasal zehirlerle çeşitlenmiş ve yaygınlaşmıştı.

İnsanlık artık bir "intihar" yoluna girmiş görünüyordu.

Halklar ve yöneticiler, yavaş yavaş tırmaman bu savaşa alışmış, insanların birbirlerini kitlesel olarak katletmeleri, günlük yaşamın olağan etkinliklerinden sayılmaya başlanmış ve herkes tarafından "içselleştirilmişti".

Biyolojik ve kimyasal savaşa dönüşen bireysel terör geniş kitleleri ölümle karşı karşıya getirince, devletler de buna karşı en acımasız önlemlere başvurmuş, sonunda, dünyanın atmosferi öldürücü mikroplar ve zehirli gazlerla dolarken, bu saldıyı yapanlara karşı nükleer silahlar kullanılmaya başlanmıştı.

Tabii bu süreç çok uzun bir döneme yayıldığı ve bütün insanlığı yavaş yavaş pençesine aldığı için, başlangıçta biliminsanlarından başka kimse yaklaşan felaketi algılayamamıştı.

Oysa savaşın tırmanması ve atmosferin hem mikroplarla ve zehirli gazlerle dolması hem de nükleer artıklarla kirlenmesi, insanoğlunun bu ortamda yaşamasını olanaksız kılıyordu.

Bu sonucu öngören biliminsanları, savaşın kendi diyalektiği içinde, mikroplara da, zehirli gazlara da, nükleer kirlenmeye de dayanıklı olan karafatmaların bir özel türünü saptamış ve bazı insanları bilinçleriyle birlikte hamamböceği-karafatma karışımı bu böceğe dönüştürme konulu bir proje başlatmışlardı.

Proje, ünlü "Metamorfoz" romanının, yatağında bir sabah hamamböceği olarak uyanan kahramanını anımsattığı için, adına, romanın yazarına gönderme yapılarak "Kafka Projesi" denmişti.

"Kafka Projesinin" tek zayıf tarafı, bir kez karafatmaya dönüştürülen insanların bir daha geri dönme olanaklarının bulunmamasıydı

* * *

Üçüncüreşitemre K, solunda debelenen Dördüncücorciki kerevetuş K'ya ve sağında kıvranan Üçüncüusumabinlanet K'ya öfkeyle baktı:

"Sevgi ve dayanışma yerine kin ve nefreti, demokrasi yerine totalitarizmi beslerseniz işte böyle olur" dedi.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional