Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TÜRKİYE: KÜRESELLEŞMENİN SIFIR NOKTASINDAKİ OLANAKLAR

 

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan "iki kutuplu dünyada" uluslararası ilişkiler "Doğu-Batı ekseni" üzerinde önem kazandı.

"Doğu-Batı ekseni", esas olarak "A.B.D." ile "Sovyetler Birliği" arasındaki çelişkiyi yansıtıyordu.

Bu çelişki, tüm dünyaya "Soğuk Savaş" biçiminde egemen olmuştu.

Daha sonra, Sovyetler Birliği'nin çökmeye yüz tuttuğu dönemde, özellikle Avrupalı Sosyal Demokratların çabalarıyla "Kuzey-Güney ekseni" gündeme geldi.

"Kuzey-Güney ekseni" esas olarak "zengin ülke-yoksul ülke" çelişkisine dayanıyordu.

* * *

Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve "bilişim-iletişim devrimi" ile gündeme gelen "Küreselleşme", bu iki eksende vurgulanan çelişkileri ortadan kaldıracağına daha da keskinleştirdi.

"Doğu-Batı ekseni", eski Soyetler Birliği yerine, Çin'in öne çıktığı (ve radikal İslam'ın da bir yer kapmaya çalıştığı) bir başka "egemenlik çelişkisini" gündeme getirdi.

"Kuzey-Güney ekseni" ise, "küreselleşme süreci", Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler verilerinin yadsınamaz bir biçimde gösterdikleri gibi, zenginin daha zengin, yoksulun da daha yoksul olduğu bir "etkileşimi" gündeme getirdiği için, (yine radikal İslam'ın öne çıkmaya çalıştığı) günümüzde çok daha derinleşti ve keskinleşti.

Bugün "Yer Küremiz" biri "Doğu-Batı doğrultusunda", biri de "Kuzey-Güney doğrultusunda" uzanan ve birbirini kesen iki eksenle bölünmüş durumda.

Bu eksenleri, matematik derslerinde öğrendiğimiz "x" ve "y" eksenleri olarak düşünürsek, (Doğu-Batı ekseni "x", "Kuzey-Güney ekseni "y" olarak) Türkiye'nin tam bu eksenlerin kesiştiği noktada yani "sıfır" noktasında yer aldığını algılamamız zor olmaz.

* * *

Ne demek "Yer Küremizin" iki eksenle bölündüğü çelişkilerin "sıfır noktasında" yer almak?

Önce, hem matematik, hem de siyasal ve ekonomik olarak, her iki eksenin belirlediği doğrultulardaki dört olasılığa da açık olmak demek.

Yani Türkiye, "x" ekseni üzerinde "Doğuya" da, "Batıya" da kayabilir; "y" ekseni üzerinde ise "Kuzeye" de gidebilir, "Güneye" de.

Ama bu iki eksenin kesiştiği "sıfır noktasında" yer almak, aynı zamanda, bugünkü "Yer Küremizin" tam "göbeğinde" bulunmak anlamını da taşıyor.

Mustafa Kemal Atatürk'e borçlu olduğumuz "Laik ve Demokratik tek islam Ülkesi" olma özelliğimiz, Soğuk Savaş döneminde laikliği yok etme yönündeki bütün çabalara karşın, "Doğu-Batı" doğrultusundaki "x" ekseninin tam "ortasındaki" yerimizi korurken, yine Atatürk sayesinde gerçekleştirdiğimiz ekonomik ve siyasal atılımlar ülkemizi "Güneyden" kurtarmış ama, "Soğuk Savaş dünyasında" endüstrileşmenin tamamlanamamış olması, "Kuzey-Güney" doğrultusundaki "y" ekseni üzerinde yukarı, yani Kuzey'e, zengin ülkelere doğru gitmemizi de engellemiş.

Biri dünyadaki tek ve biricik demokratik ve laik İslam ülkesi olma başarısını yansıtan, öteki ise, kalkınmadaki göreli bir başarıyı ve yine göreli bir başarısızlığı vurgulayan iki farklı eksen üzerindeki yerlerimizin, bu eksenlerin kesişme noktasında buluşması, yani "sıfır noktası", bize, tarım ve endüstri devrimlerinden sonra insanlığın yaşamakta olduğu üçüncü büyük teknolojik devrimin kilit ülkelerinden biri (ve radikal İslam'ın anti-tezi) olma özelliği kazandırıyor.

Tabii bunu anlayabilecekler ve bir "ulusal plan" çerçevesinde kullanabilecekler için!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional