Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

LAİKLİK ÜZERİNE SEÇME SAÇMALAR

 

27 Ağustos Pazartesi günkü Hürriyet gazetesinde, Cüneyt Ülsever'in sorularını yanıtlayan, İslamcı kesimdeki "yeni oluşumun" temsilcisi Adalet ve Kalkınma Partisi lideri Tayyip Erdoğan şöyle diyor:

"Burada ben bir dinsel laiklik tarifini ortaya koymak istiyorum. Yani ister spritüalist olsun, ister materyalist olsun, bazı düşünürlere göre laiklik insan hakkına beşerin ebedi tekabülüne iman etme dinidir".

Şimdi bu tanımın ögelerine yakından bakalım:

1) Laiklik kavramının biri dinsel olan, biri de dinsel olmayan iki farklı tarifi varmış.

2) Tayyip Erdoğan dinsel olan laikliği tarif ediyormuş.

3) Bir takım düşünürler varmış. Bu düşünürlerin bazıları spritüalist yani idealist felsefe akımları içindelermiş, bazıları da bunun karşıtı olan materyalist yani maddeci felsefe akımları içindeymişler. Ama farklı akımların içindeki bu değişik düşünürler, Tayyip Erdoğan'ın yaptığı dinsel laiklik tanımı üzerinde fikir birliğine sahipmişler.

4) Adları ve kimlikleri belli olmayan bu düşünürlerin dinsel laiklik tanımına göre laiklik bir dinmiş.

5) "Laiklik dini" mensupları "insan hakkına beşerin ebedi tekabülüne" iman ederlermiş.

6) Bu din mensuplarının neye iman ettiklerini yeni Türkçe sözcüklerle söylersek, bunlar "insan hakkına, insanın sonsuz olarak karşılık olduğuna" iman ederlermiş.

Sevgili okurlarım, benim bütün açıklama çabalarıma karşın, bu tanımdan hiçbir şey anlamadıysanız üzülmeyin.

Çünkü zaten tümü yanlış olan bir önermeler dizisine dayalı olan bu tanım gerçekten hiçbir anlam ifade etmiyor.

Beni üzen asıl nokta, hem "takiyyeci" hem de "bilgisiz" tutum sahiplerinin, "İslami kesimdeki yeni oluşum" adıyla Türkiye'yi yönetmek iddiasıyla ortaya çıkan bir siyasal hareketin temsilcileri olmalarıdır.

Bu tutum takiyyecidir, çünkü laikliğin bir "din" olmadığını bile bile onu bir "din" olarak tanımlamakta ve saptırmaktadır.

Nitekim, bizzat Tayyip Erdoğan, Reha Muhtar'ın sorularını yanıtladığı canlı yayında "laiklik bir din midir ki..." diyerek, laikliğin bir din olmadığını söylemiştir.

Bilgisizdir, çünkü söylenenlerin bir bölümü yanlıştır; bir bölümü de anlamsızdır.

Aslında mülakatın ilerki satırlarında Tayyip Erdoğan'ın bu anlamsız tanımı yapmaktaki muradı açıklanmaktadır:

"Aynı şekilde bu türlü laiklik düşüncesinin ışığında devlet dinde hiçbir hakikat payı bulmaz ve insanla birlikte cemiyeti dinden soyutlamaya çalışmıştır geçmişte. Maalesef hâlâ ülkemizde de buna benzer uygulamaları zaman zaman görüyoruz." diyor ve söylediklerinden telaşlanarak, hemen arkasından ilave ediyor, "Bir defa Tayyip Erdoğan olarak ben ve arkadaşlarım kesinlikle dini esaslara dayalı bir devlet şeklini düşünmüyoruz".

Klasik "devlet laik olur, bireyler laik olmaz" saptırmasının bir başka biçimi olan "Laik devlet, bireyi ve cemiyeti dinden soyutlar", yani "dinsizlik yapar" iddiasını görüyoruz yukardaki satırlarda..

Tayyip Erdoğan, bu baklayı ağzından çıkardıktan sonra, telaşa kapılıyor ve hemen dini esaslara dayalı bir devlet biçimi istemediklerini ekliyor.

Peki, "laiklik bir din değildir" dedikten bir hafta sonra "laikliği, dinsizlik dini olarak" tanımlayan ve devleti de bu dinin geçmişteki uygulayıcısı olarak itham eden, sonra da "birey laik olmaz devlet laik olur" diyen ve gerek sosyolojik gerekse felsefi planda bazıları yanlış, bazıları da anlaşılmaz önermeler ve tanımlarla ortaya çıkan Tayyip Erdoğan ne kadar inandırıcı?

Allah selamet versin, Necmettin Erbakan bu yenilikçilerden on kat daha samimi ve inandırıcıydı.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional