Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
 

POST MODERNİZM VE SANAL EKONOMİ I




Post modernizm, çok genel ve kaba olarak "algılanan gerçeğin dışına taşan" yaklaşımları ifade eden bir kavram.

Ben post modernist felsefeyi seviyorum.

Post modernist edebiyata ve sanata ise bayılıyorum.

Ama post modernizm, toplumbilimde, siyasette ve ekonomide, aynen bir zamanlar diyalektik kavramında olduğu gibi, pozitivizmin karşıtı, deneyselciliğin bir alternatifi olarak kullanılınca ondan hiç hoşlanmıyorum.

Post modernizm, siyasal bağlamda, eskiden proleterya diktatörlüğünü savunmuş olanların büyük bir kısmının ve İslamcı yazarlarımızın çok sevdiği bir kavram.

Esas olarak pozitivizm yani deneyselcilik karşıtı olarak kullanılıyor.

Bildiğiniz gibi gerçeği algılamakta kullanacağımız yeni bilgileri elde etmenin tek yöntemi deneyselcilik, yani pozitivizmdir.

Tabii pozitivist yaklaşımla elde ettiğimiz bilgileri, özellikle toplumsal bilimlerde kullanabilmek için, bazı modellere gereksinmemiz vardır ve bunların başında da diyalektik gelir.

Yani diyalektik, pozitivizmin karşıtı ya da alternatifi değil, tam tersine onun tamamlayıcısı ve anlamlandırıcısıdır.

Toplumları gözlemleyerek öğrendiğimiz bilgileri, geleceğe doğru kestirmelerde kullanabilmek için, "zıtların etkileşimi" anlamına gelen diyalektik yöntemle, "etki-tepki-karşı tepki" yöntemi ile anlamlandırmaya çalışırız.

Örneğin, her diktatörlük yönetiminin ya da eğilimin, karşıtı olan demokratik açılımları özendirmesi ve sonunda, yeni bir çözüme ulaşılması gibi.

İşte eskiden hem cahil hem de saldırgan olan proleterya diktatörlüğü yanlıları, diyalektiğin, pozitivizmin yerine geçmesi gerektiğini savunurlardı.

Kendi değişmez doğruları olan dogmalara bağlı kalınmasını sağlamaya böyle çalışırlardı.

Proleterya diktatörlüğünün kaçınılmazlığını, toplumsal gerçeklere göre değil, inanca (teoriye) göre savunurlardı.

Şimdi proleterya diktatörlüğü beklentisi iflas edince, en büyük düşmanları olan gerçek bilgiye ulaşma yöntemi olan pozitivizmi yok etmek için bu kez de post modernizme sığındılar.

Oysa post medornizm de, aynen diyalektik gibi, pozitivizmin yerine değil, onu anlamlandırmak için onunla birlikte kullanacağımız bir genel yaklaşım olarak bir işe yarar.

Post modernizm, pozitivizmi reddedenlerin kullandığı biçimde çok kısaca, deneyselciliğin, yani dışımızdaki gerçek dünyanın, tabii bu arada, toplumsal gerçeklerin de reddedilmesi anlamına geliyor.

İşte bir yandan eski proleterya diktatörlüğü yanlılarının, öte yandan, şeriatçıların post modernizme sarılmaları, bu "gerçeği reddetme" ve kendi "dogmalarına" bağlı kalma eğilimlerinden kaynaklanıyor.

Onlara göre "insanın içindeki inanç", dışımızdaki gerçek dünyadan daha güçlüdür. Dışımızdaki gerçekliğin fazla bir anlamı yoktur. Asıl doğrular ve gerçekler bizim kalbimizdeki inançlardır.

Böylece gerek doğal gerekse toplumsal gerçeklerin inkar edilmesinin ve kendi kör inançları (dogmaları) doğrultusunda (ölme ve öldürme de dahil) her çabanın gösterilmesi felsefi anlamda bir temele kavuşmaktadır.

Aklı başında insanların bir türlü anlayamadıkları, cinayetler, işkenceler, adam kaçırmalar post modernist bir yaklaşım içinde anlam kazanmaktadır:

Esas olan, dışımızdaki gerçekler olmadığına, asıl gerçekler bizim inançlarımızda yattığına göre yaptıklarımızın nedeni, "dış dünyanın gerçekliklerine göre" değil, "içimizdeki inanca göre" değerlendirilmekte ve böylece her türlü toplumsal siyasal ve dinsel sapma, belli dogmalara göre bir anlama kavuşmaktadır.

Çok kısacası post modernist kültür, gerçeğin yadsınmasına ve çarpıtılmasına dayalı bir yaklaşım olarak işlev sahibi kılınmak isteniyor.

Örneğin, Ahmet Oktay'ın "Post Modernist Tahayyüle İtirazlar" adlı kitabında belirttiği gibi insanların sıkıntılarını unutmak için pembe dizilere, televolelere sığınmakta oluşları (s.8-9) post modernist kültürün bir sonucu olarak düşünülebilir.

Oysa post modernizm, ancak pozitivist yöntemle elde edilen bilgilerin ileriye dönük değişmelerde işlevsel kılınmaları için bir genel çerçeve oluşturmak için, pozitivizmle birlikte kullanıldığı zaman bir anlam ifade eder.

Haftaya devam edeceğim.
 
 
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional