Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
KÜRESELLEŞME, SOSYAL DEMOKRASİ VE FAŞİZM





Toplumsal ve siyasal bilimlerde en geçerli çözümleme yöntemi diyalektiktir.

Yani her iktidarın ya da egemenlik türünün karşıtlarını da yarattığının bilinmesi, geleceği kestirmekteki en geçerli yöntemdir.

Küreselleşme olgusunun egemenliği de Sosyal Demokrat ilkelerin, bu arada "Sosyal Devlet" kavramının yeniden yükselmesine yol açıyor.

Önce "küreselleşme" olgusunun etkilerini anımsayalım ki, kendisine karşıt olarak gelişen Sosyal Demokrat ilkeleri daha iyi anlayabilelim.

Küreselleşme karşıtları küreselleşme süreci ile ilgili olarak iki temel olguya işaret ediyorlar:

Bunlardan birincisi, uluslararası ekonomik ve mali etkileşimin artmasının ve yoğunlaşmasının, zengin ülkelerin işine yaramakta oluşu, bu sürecin zengin toplumları daha da zenginleştirirken, yoksul ülkeleri daha da yoksullaştırmasıdır.

İkinci olarak belirtilen nokta, küreselleşme sürecinin, bir değer olarak insanı ikinci plana itmesi, insana yatırım yapılmasını önemsemediği için de, gittikçe gerileyen kültür ve eğitim hizmetlerinden dolayı, insani değerlerin git gide yozlaşmasıdır.

Bu iki temel eğilim birarada, özellikle gelişmemiş ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin halklarını son derece zora sokmakta, bir yandan toplumdaki gelir adaletsizliği adeta bir uçuruma dönüşürken, öte yandan yaşam standartları, kültür ve eğitim düzeyi sürekli gerilemektedir.

Küreselleşmenin bu somut sakıncaları nasıl önlenecektir?

Bu sorunları doğuran serbest piyasa ekonomisinin koşullarını küreselleşme süreci belirlediğine göre, bir başka gücün, örneğin devlet gücünün, toplumsal ve ekonomik yaşama müdahalesi gerekmektedir.

Peki bu müdahale örneğin Türkiye'de nerelerde ve ne ölçüde olacaktır?

Artık ülkenin dışa kapanması ve yeniden korumacılığa dönülmesi olanaklı olmadığına göre, müdahale yerleri ve derecesi açıktır:

Devlet, ekonomik verimliliği (üretim verimliliğini) arttırmak için, belli alanlardaki yatırımları özendirirken, kullanılan teknolojinin de en ileri düzeyde olmasını sağlamalı, ayrıca hem ulusal sermayeye, hem de örgütlü emeğe yani sendikalara uluslararası pazarda ve tabii Türkiye'de de destek vermelidir.

Ayrıca, geniş halk kesimlerinin ekonomik kalkınmadan adalet içinde yararlanması için de eğitim ve sağlık hizmetlerini olanaklı olduğu ölçüde yaygınlaştırararak ve ucuzlatarak, fırsat eşitliğini sağlamalıdır.

Bütün bu müdahalelere halk desteğinin sağlanabilmesi için de, etkin ve yaygın bir demokratik katılımı ülke çapında, özellikle de sivil toplum örgütleri çerçevesinde gerçekleştirecek önlemler alınmalıdır.

Görüldüğü gibi "küreselleşmenin kaçınılmazlığının doğurduğu hastalıklara karşı kullanılabilecek reçete" doğrudan doğruya, benim yıllardır Sosyal Demokrasiyi tanımlamak için kullandığım üç ölçütten oluşuyor:

1) Ekonomik olarak, üretim verimliliği artışının sağlanması.

2) Toplumsal olarak, (sağlık ve eğitim hizmetlerinde) fırsat eşitliğinin sağlanması.

3) Siyasal olarak, halkın ve sivil toplum örgütlerinin, karar mekanizmalarına etkin katılımının sağlanması.

Açıkça görülüyor ki, küreselleşme süreci ne denli kaçınılmaz ise, Sosyal Demokrat önlemler de o denli zorunludur.

Zaten diyalektik yöntemin güzelliği de burada:

Her iktidarın kendi çelişkilerini de birlikte getirdiğini gördüğünüz zaman, gelecek çok daha net olarak algılanabiliyor.

Bütün sorun bu Sosyal Demokrat ilkelere sahip çıkabilmekte ve bu ilkeler çerçevesinde uygulama yapabilmek için ikitidara gelmekte yani halkın güvenini kazanabilmektedir.

Bu becerilemediği takdirde, yukardaki çözümleme çerçevesinde belirtilen küreselleşmenin sorunları derinleşecek ve bu sorunları demokratik düzen içinde çözmek zorlaşacağı için, Türkiye faşizmin karanlığına doğru kayma eğilimine girecektir.
 
 
 
 
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional