Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
TÜRKİYE'NİN SORUNU:

"FEODAL DEMOKRASİ"





Dikkatli okurlarım farkındadırlar, ben Türkiye'nin sorunlarını esas olarak Osmanlı'nın "endüstrileşme" sürecini kaçırmış olmasına bağlarım.

Osmanlı'dan devir aldığı "feodal yapı" Türkiye'nin ayağında bir türlü kırılamayan bir pranga gibi, her türlü gelişmenin önünü kesmektedir.

İşin ilginç tarafı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına borçlu olduğumuz "Türkiye Cumhuriyeti" yani 20. Yüzyılın en büyük "çağdaşlaşma projesi" pek çok alandaki başarılarıyla, sanki endüstrileşmeyi ve onun sonuçlarını artık bütünüyle yakalamışız gibi bir izlenim vermekte ve bu durum pek çok gözlemciyi yanıltmaktadır.

Laiklik, hukuk devleti ve demokrasi tartışmaları bu durumun en güzel örneğidir.

Bu tartışmalar, Türkiye sanki bütün sorunlarını çözmüş, her bir vatandaşı çağdaş ve bağımsız bir birey kimliğine kavuşmuş gibi ele alınmakta, gerek hukuk devletinin gerekse laikliğin ve demokrasinin toplumsal ve siyasal güvenceleri ihmal edilmektedir.

Oysa laiklik, hukuk devleti ve demokrasi konularında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Meclis'i açış konuşmasında dile getirdiği sorunlar, henüz feodal yapının kalıntılarından arınmamış bir topluma yönelik mesajlardır ve bu bağlamda değerlendirilmeleri gerekir.

Ben bugün, bir türlü demokratikleşemeyen siyasetimizin, önce siyasal partileri sonra da tüm siyasal sistemi egemenliği altında tutan bir özelliğinden, "feodal demokrasi" anlayışından söz edeceğim.

Feodal demokrasi anlayışında, her şeyden önce "parti içi demokrasi" yoktur.

Parti içi demokrasi çok ince bir kavramdır: Hem parti içinde farklı görüşlerin bulunmasını, yönetimin eleştirilmesini olanaklı kılacaksınız, hem de bunu, parti disiplinini bozmadan, partinin genel ilkeleri ve programı çerçevesinde yapacaksınız.

Son derece zor olan "parti içi demokrasi" uygulaması Türkiye'de şimdiye kadar ya "parti içi anarşiye" ya da "lider sultası" denilen otoriter yönetimlere giden sapmalara yol açmış ve bir türlü yerleştirilememiştir.

"Feodal Demokrasi"nin en önemli özelliği, siyasal partilerin feodal aşiretler ya da tarikatlar gibi örgütlenmiş olmaları, liderlerin de aşiret reisi veya şeyh gibi davranmalarıdır.

Türkiye'de insanlar henüz, bağımsız ve özerk kişilikler geliştiremedikleri, kendi yetenekleri ve birikimleri ile iki ayaklarının üzerinde duramadıkları için, ancak ya tarikat ya da aşiret benzeri gruplar halinde var olabilmekte, kişilik güvencelerini böyle gruplara olan bağlılıklarında aramaktadırlar.

Böylece "feodal demokrasi", gerek hiziplerin, gerekse doğrudan doğruya partilerin, aşiret ve tarikat yapısına sahip olmalarından dolayı, zaten henüz feodalite aşamasını geride bırakamamış olan ülkemizde, siyasal örgütlenmeyi bütünüyle pençesine almış görünmektedir.

Bu yapıda genel başkanı belirleyen delegeler, bir aşiretin ya da tarikatın üyelerininkine benzer bir dayanışma içindedirler:

Akıldan çok duyguya, işbölümünden çok birörnekliğe dayanan bir dayanışma.

Delegelerin bu yapısı ile, genel başkan denilen liderin, aşiret reisi ya da tarikat şeyhi benzeri tutum ve davranışları, birbirini bütünüyle pekiştirmekte böylece "feodal demokrasi" önce hiziplere, sonra hizipler kanalıyla siyasal partilere, sonra da partiler kanalıyla tüm Türkiye'ye egemen olmaktadır.

"Feodal Demokraside" siyasal parti liderleri, ne denli başarısız olurlarsa olsunlar değişmezler, değiştirilemezler.

"Feodal Demokraside" parti içi siyaset de, ulusal siyaset de, aşiretler ya da tarikatlar arası güç dengesi biçiminde ele alınır.

"Feodal Demokraside" parti liderleri ve ülke yöneticileri "baba" ya da "kurtarıcı" olarak algılanırlar.

"Feodal demokraside" gelir dağılımı da, çağdaş ilkeler çerçevesinde, herkesin üretime katkısı oranında değil, bir yağma ekonomisin kurallarına göre potlaç anlayışı ile gerçekleştirilir.

Böyle bir yapı içinde kolay olan, bir aşiretten ya da bir tarikattan (bir hizipten, bir partiden ya da bir ideolojiden) ötekine dönmek, zor olan ise, yılmadan, usanmadan demokrasiyi ve özellikle de sosyal demokrasiyi savunmaktır.
 
 
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional