Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
CHP: İNTİHAR MI YENİDEN DOĞUŞ MU





Türkiye'de siyasetin tıkandığını görmek için dâhi olmaya gerek yok.

Orta sağı temsil eden partiler gırtlaklarına kadar yolsuzluğa battıklarından halkın güvenini yitirdiler.

Tabii bu güven yitiriş, "Türkiye'de orta sağın çöküşü" değildi.

Sadece orta sağı temsil ettikleri iddiasında olan partiler güç yitiriyorlardı.

Bu durumda, orta sağ oyların, kendilerine yeni bir adres arayacakları belli idi.

Siyasal islamı temsil eden parti, büyük bir basiretsizlikle bu oyları korkutup kaçırınca, adres ya eski milliyetçi-şöven çizgide sabıkalı bir parti, ve/veya milliyetçi sol adına orta soldan orta sağa kayan bir başka parti olacaktı.

Çünkü bu arada orta solu temsil eden parti de, yönetimdeki küçük bir grubunun egemenliği adına, inanılmaz bir inatla herkesi, her kesimi dışlayarak, on yıl önceki Türkiye birinciliğinden barajın altına düşmeyi başarıyordu.

Yani orta sol partinin de orta sağdan oy alma olasılığı yoktu.

Tam tersine, parti yönetiminin dar görüşlülüğünden ve herkesi dışlayıcılığından bıkmış olan "kırk yıllık partililer bile" sırf bu yönetimden kurtulmak için orta sağa kayan "milliyetçi sol" partiye oy verdiler.

Böylece, orta sağdaki iki partinin, yolsuzluk nedenleriyle, orta soldaki bir partinin de liderinin ve çevresinin hizipçiliğinden dolayı halkın güvenini yitirmelerinden dolayı, 1999 seçimlerinde büyük bir "seçmen kayması" ortaya çıktı ve biri eski şöven-milliyetçilikten sabıkalı, öteki tek adam partisi olarak soldan sağa kaymış olan iki parti Türkiye'nin bir ve iki numaralı partileri olarak orta sağın ve orta solun temsilcileri kimliğiyle iktidara geldiler.

Aslında gerek orta sağdaki iki partinin gerekse orta soldaki hizipçilikle sakatlanmış olan partinin oy kaybedecekleri belli idi.

28 Şubat 1997'de, siyasal İslamı temsil eden partinin ardından devlet desteği çekilince, oyların oraya da kaymayacağı biliniyordu.

Türkiye hâlâ 12 Eylül darbesi'nin yarattığı krizi (tahribatı) aşabilmiş değil.

Bazı miyop arkadaşlar siyasetteki normalleşme sürecinin 28 Şubat'a karşı yaşanması gerektiğini söylüyorlar.

Oysa, asıl normalleşme süreci, Türkiye'yi Anayasası ile, Üniversiteleri ile, siyasal partileri ile "dinci-milliyetçi sağa savuran" 12 Eylül'e karşı gereklidir ve üstelik 28 Şubat da bu "normalleşme süreci" içinde önemli bir aşamadır.

Neyse, asıl söylemek istediğim, 2000'li yıllarda siyasetin Türkiye'de artık "yeni ufuklar aradığı".

İç ve dış konjonktür, hiç bir zaman "Sosyal Demokrat bir iktidar" için bu denli uygun olmamıştı değerli okurlarım.

İşte tam bu noktada CHP'nin tarihsel bir dönüm noktasında olduğu ortaya çıkıyor:

Ya kendisini yüzde 8.5'e düşüren köhnemiş siyaset taktiklerini, bütün topluma, bütün gerçeklere ve beklentilere sırt çevirerek sürdürecek ve intihar edecek, ya da yepyeni bir kadro ve atılımla, çağdaş, şeffaf bir yönetim ve dürüst, gerçekçi, bilimsel yöntemlerle yeniden doğacak.

Gerisi laf-ı güzaftır.

Kayıkçı kavgalarını andıran ayak oyunlarıyla, hizipçilikle, bırakın "Sosyal Demokratları", yolsuzluk paylaşımı üzerine kurulmuş olan geleneksel partiler bile artık hiçbir yere gidemezler.

CHP'nin yeniden doğma sorumluluğu yalnızca tarihe ve seçmenine karşı değil, aynı zamanda 2000'li yılların çağdaş Türkiye'sine karşı da bir yükümlülüktür.

Dilerim bir "toplu intihar psikolojisi" bu sorumluluk ve yükümlülüklerin yerine getirilmesini engellemez.

Grup dayanışmasının (Türkçesi "hizipçiliğin"), bireyleri çevrelerindeki gerçeklerden bütünüyle koparabildiği, tamamiyle yapay ve yalancı bir dünyayı sanki sahiciymiş gibi üyelerine sunabildiği, sosyal psikolojinin saptadığı önemli bulgular arasındadır.

Unutmayalım ki, Amerika'da liderleriyle birlikte toplu olarak intihar eden tarikat mensupları da, ya cennete ya da kendilerini bekleyen bir uçan daireye kavuşacaklarını düşleyerek güle oynaya öbür dünyaya göç etmişlerdir.
 
 
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional