Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
GÖRME ÖZÜRLÜLER VE SAĞIRLAR ÜLKESİ





İnsan, Türkiye'de son günlerde olup bitenlere ve bunlar hakkındaki yorumlara bakınca, siyasetteki ve medyadaki "görüş bozuklukları" üzerinde durmak gereğini hissediyor.

Çevremizi algılamakta rastlanan görüş bozukluklarını ve bunların sonuçlarını şöyle özetlemek olanaklı:

1) Miyoplar. Bunlar sadece yakını görebilen ve uzakları seçemeyenlerdir.

Miyoplar geçmişe baktıklarında sadece önlerindeki 28 Şubat 1997'yi görürler ama, örneğin 12 Eylül 1980 ya da 12 Mart 1971 gibi uzakları algılayamazlar.

Sonuç olarak, örneğin üniversiteleri 28 Şubat'ın politize ettiğini söylerler ama, üniversiteleri politika adına buldozerle dümdüz eden 12 Eylül'ü göremezler.

Memurlar hakkındaki KHK'yı da Hükümet-Çankaya çatışması olarak algılarlar ama bunun gerisinde yatan 12 Eylül ve Özal dönemi uygulamalarını ve daha da uzaklardaki şeriat tehdidi ile hukuk devleti kavramlarını göremezler.

İleriye baktıklarında ise sadece bugünü ve zorla da olsa yarını, o da oldukça bulanık olarak görürler.

Ülkenin uzun dönemde nereye gittiğini görmek bunlar için olanaksızdır.

2) Hipermetroplar. Bunlar sadece uzağı algılayanlar, yakını yani önlerini ise göremeyenlerdir.

Hipermetroplar geriye baktıklarında (genellikle) ya sadece Osmanlı dönemini görür ve Cumhuriyet'i algılayamazlar, ya da (küçük bir bölümü) zorla da olsa, Cumhuriyet'in ilk yıllarına, Atatürk dönemine kadar gelebilir ama, 1930'larda kalarak, bugünü göremezler.

Sonuç olarak, hipermetroplar ya Osmanlı dönemine geri dönmek isterler, ya da Atatürk dönemine.

Bunlar ileriye baktıklarında ise belirsiz bir sonsuzlukta, Türk ya da İslam egemenliğinde bir dünya hayali görürler, ama ülkenin bugünkü ya da yarınki sorunlarını ve dünyadaki yerini algılayamazlar.

3) Astigmatlar. Bunlar çevrelerini çarpık algılayanlardır.

Astigmatlar, gerçekleri bağlı oldukları ideoloji bağlamında çarpık olarak algıladıklarından geriye de baksalar, ileriye de baksalar, sadece kendi ideolojileri ekseninde çarpıtılmış bir görüntü elde ederler: Ya ırkçı, ya dinci, ya komünist, ya da Atatürkçü, ama mutlaka tekil ve otoriter veya totaliter bir toplumdur algıladıkları.

İlginç olan nokta, astigmat oldukları için, inandıklarını iddia ettikleri ideolojiyi de çarpık algılamakta oluşlarıdır.

4) Şaşılar. Bunlar başka yere baktıkları halde herkes onları farklı bir yere bakıyormuş gibi algılar.

Buradaki ilginç nokta, bütün şaşılar başka başka yerlere baktıkları halde, pek çok insan tarafından sanki tek bir noktaya, demokrasiye bakıyormuş gibi görülmeleridir.

Şaşılar, dinci politikalara da, ırkçı ideolojilere de, askeri rejimlere de baksalar, bir çok kişiyi, sanki demokrasiye bakıyorlarmış gibi aldatabilmektedirler. Ayrıca şaşıların bir bölümü Atatürkçülüğe bakar gibi yapıp islamcılığı, bir bölümü de şeriatçılığa bakar gibi yapıp şöven ve bölücü ırkçılığı görür.

5) Körler. Bunlar hiç bir şey göremeyenlerdir.

Aslında bunlar doğuştan kör değildirler: Kişisel çıkarları gözlerini kamaştırdığı için sonradan kör olmuşlardır.

Körler, başka duyularıyla algıladıkları çıkarlarının kendilerine hissetirdiği izlenimleri gerçek görüntüler sanırlar.

Hani körlerin fili tarifi gibi, hortumu tutan, kuyruğu elleyen, dişlere dokunan ve kulağı hisseden, birbirlerinden farklı ve gerçekten de tamamiyle kopuk görüntüler algılar.

Herkesin çıkarı birbirinden farklı olduğu için, algıladıkları görüntüler ne birbirini tutar, ne de gerçeğe uyar.

Körlere, politika ile medya alanlarında çok rastlanmaktadır.

İşin en hoş tarafı da bugünlerde bizi politikacıların ve medya mensuplarının yönetmekte olmasıdır.

Peki halk ya da seçmen ne durumda?

Onlarda görme bozukluğu yok, işitme eksikliği var!

Halk ya da seçmen, her şeyi görüyor ama hiç bir şeyi duymuyor, çünkü sağır!

Yöneten-yönetilen ilişkisi de "körlerle sağırlar, birbirlerini ağırlar" sözüne uygun olarak, herkesin memnun ve mesut olduğu bir biçimde, istikrar içinde sürüyor.
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional