Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
YÜZYILIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜ YAŞANIRKEN





Artık sonuna yaklaştığımız Yirminci Yüzyıl, insoğlu'nun gerek teknolojik gerekse siyasal-ideolojik açıdan büyük atılımlar yaşadığı, büyük dönüşümlere tanık olduğu bir yüzyıl oldu.

İnsanoğlu bu yüzyılda atomu parçaladı, ama onu enerji olarak kullanmanın yanında, hemcinsinin tepesine bomba olarak da attı.

Bu davranışı, insanoğlunun, teknolojik ilerlemesine koşut bir siyasal-ideolojik olgunluğa erişemediğini gösterdi.

Uzayın fethine çıktı, aya ayak bastı.

Kendi dünyasının sınırlarının dışına çıkan insanoğlu bu kez, iki düşman kardeşin, A.B.D. ile Sovyetler Birliği'nin işbirliğine tanık oldu.

Yüzyılımızın en önemli gelişmeleri hiç kuşkusuz, bilgisayar alanında ve bilgisayarın yardımıyla, iletişim ve genetik konularında ortaya çıktı.

Gelecek yüzyıl bir yandan uzayın fethine, bir yandan da insanın kendi sırlarını çözmesine ve doğayı yönlendirme çabalarına tanık olacak.

Dileyelim ki, bütün bu gelişmeler, son tahlilde insan-doğa çelişkisini çözecek biçimde çevrecilik ve insan-insan çelişkisini çözecek bir çerçevede barış çabalarına destek olsun.

Benim bugün üzerinde durmak istediğim nokta, Yirminci Yüzyıl'ın tanık olduğu üç büyük siyasal-ideolojik dönüşüm.

Birinci büyük dönüşüm, Birinci Dünya Savaşı ile yaşandı.

Bu savaş kozmopolit din ve tarım imparatorluklarını tasfiye etti ve endüstriyel ulus devletleri dünya sahnesinde egemen kıldı.

İkinci büyük dönüşüm, İkinci Dünya Savaşı ile yaşandı.

Bu savaş, bir yandan ulus-devlet kavramının yanlış bir çizgide ürettiği aşırı milliyetçi, ırkçı-faşist yönetimleri tasfiye ederken, öte yandan Sovyetler Birliği'ni bir Dünya Gücü olarak siyaset-ideoloji sahnesine çıkardı ve Soğuk Savaş'ı başlattı.

Üçüncü büyük dönüşüm ise 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılması, 1991'de eski Sovyetler Birliği'ni oluşturan ülkelerin aralarında yaptıkları bir anlaşma ile Sovyetler Birliği'ni tasfiye etmeleri ve Soğuk Savaş'ın bitmesi ile başladı.

Yirminci Yüzyıl sona ererken, bütün dünya ve Türkiye bu dönüşümün, üçüncü büyük dönüşümün sancılarını yaşıyor.

1989-1991 arasında başlayan bu üçüncü dönüşüm, yani Soğuk Savaş'ın bitmesi, Türkiye'ye geç yansıdı.

Ancak 28 Şubat 1997'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu tolantısında, Devlet, Soğuk Savaş'ın bittiğini onayladı ve komünizmi birinci tehdit olmaktan çıkardı.

Sevgili okurlarım, insanlığın, tarıma ve dine dayalı imparatorluklardan, endüstriyel ulus devletlere geçmesi ne denli büyük bir dönüşüm ise, Soğuk Savaş koşullarında biçimlenen bir Dünya'nın ortaya çıkışı ve o sonra Soğuk Savaş Dünyası'nın yıkılışı da o denli büyük dönüşümleri yansıtıyordu.

Yönetimin toprak sahibi ailelerin ve din adamlarının elinde olduğu imparatorluklardan, demokratik hak ve özgürlüklerin geliştiği ve yöneticilerin özgür vatandaşlar tarafından seçildiği devletlerin üretilmesi hiç de kolay olmadı.

Çok kan ve göz yaşı döküldü.

Daha sonra, faşist-ırkçı yaklaşımlar da çok can aldı.

Soğuk Savaş ise, insanlığı ayırdığı iki kamp içindeki bütün tutum ve davranışları belirledi.

Şimdi Soğuk Savaş da bitti.

Soğuk Savaş'ın temel kavramı olan anti komünizm eksenindeki kurumlaşmalar ve örgütlenmeler anlamlarını yitirdi.

Ama toplumlar, oluşması yıllar alan kurumlaşma ve örgütlenmelerden hemen kurtulamıyor, insanlar yıllar içinde geliştirdikleri değer yargılarını ve davranış biçimlerini hemen değiştiremiyorlar.

İşte bugün tüm dünyada yaşanan ama özellikle ülkemizde çok daha belirgin olarak hissedilen krizler, bu büyük dönüşümün yarattığı bunalımlardır.

MHP-ANAP arasındaki sürtüşmeler de, Ağca'nın affedilerek, Türkiye'ye iadesi de aynı büyük dönüşüm çerçevesinde ele alınmalıdır.

Bu bunalımları aşmanın en sağlıklı yolu ise, insanlığın geleceğine iyi teşhis koymaktan geçecektir.

Bu da bir başka yazı konusudur.
 
 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional