Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

İSLAMDA ŞİDDET VE LAİKLİK: TAHA AKYOL VE DEMİRTAŞ CEYHUN

 

İkibin yılının başında açığa çıkarılan Hizbullah terörü ülkeyi derinden sarstı.

Ocak ayında başlatılan operasyon, Nisan ayında bile sürüyor.

Hâlâ yeni işkence evleri keşfediliyor ve cesetler çıkarılıyor toplu mezarlardan.

Aslında konu tarihsel ve evrensel anlamda çok açık:

İlk ve Orta çağlarda "siyasal nitelik taşıyan" yani "iktidar aracı" olarak kullanılan dinleri ve mezhepleri, günümüzdeki politikada da işlevsel kılmak isterseniz, "inançlar" alanına giren ve bu nedenle de "mukaddes" kabul edilen bir "ideolojik ögeyi" günlük tartışmaların içine sokar ve böylece ilk ve orta çağlardakine benzer cinayetlere yol açarsınız.

Tabii evrensel ve tarihsel olarak bu denli açık olan bir yanlış, 2000'li yılların Türkiyesi'nde "günlük yaşamın" bir parçası haline gelebiliyorsa, 1970'lerde yaşanan cinayet çılgınlığının üzerinden neredeyse 20 yıl geçtikten sonra Uğur Mumcu ve Prof. Ahmet Taner Kışlalı gibi, önde gelen özellikleri "demokratlık ve laiklik" olan yazarlar ve bilimadamları öldürülebiliyorsa, bu olgunun üzerine ayrıntılı olarak gitmek gerekir.

İşte Taha Akyol'un, eski bir çalışmasını gözden geçirerek ve yeni bir bölüm de ekleyerek yayınladığı "Hariciler ve Hizbullah" böyle bir kitap.

Akyol, kitabının alt ismi olarak "İslam Toplumlarında Terörün Kökleri" adını kullanmış.

Akyol çalışmasında sadece "Haricilik" üzerinde değil, İslam tarihi ve İslam'daki şiddet ve terörün kökleri üzerinde genel olarak da duruyor.

İslam'ı anlamakta ve anlatmakta İbn Haldun'un kavramlarını da kullanan Akyol, ayrıntılı açıklama ve çözümlemelerini, günümüzde dinsel ve mezhepsel ideolojilerin işlevlerine işaret ederek kitabına son veriyor.

Hizbullah vahşetinin ortaya çıkmasından sonra ben bu sütunlarda iki kez, sağdaki yazar arkadaşlarımızın ciddi olarak bu konuya eğilmeleri ve "özeleştirel açıdan" olayı irdelemeleri önerisinde bulunmuştum.

Akyol bu kitabı ile, konunun sadece tarihsel ve dinsel, mezhepsel köklerini değil, günümüzdeki açılımlarını da irdeliyor.

Üstelik bunu büyük bir cesaretle yapıyor.

Bu çalışmasından dolayı Akyol'u kutluyorum ve kitabı herkese özellikle tavsiye ediyorum.

* * *

Bu konuya daha farklı bir açıdan, laiklik açısından bakan bir önemli çalışma da, Demirtaş Ceyhun'un "Aydınlarımız ve Laisizm" adlı kitabı.

Ceyhun, kitabında laiklik kavramını hem güncel tartışmaların ışığında, hem de tarihsel bağlam içinde ele alıyor.

Gerek Osmanlı'daki süreçler, gerekse Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana yapısal oarak laiklikle ilgili ortaya çıkan değişme ve gelişmeler, Ceyhun'un büyük bir cesaret ve vukufla ele aldığı konular arasında.

Hemen belirtmeliyim ki laiklik kavramının Hırıstiyanlıktaki ve Müslümanlıktaki farklı konumları, Ceyhun'un titiz kalemiyle, pek çok terimin, özellikle de müsamaha kelimesinin etimolojsine dek inilerek irdelenmiş.

Kanımca, Ceyhun'un genel yaklaşım olarak Niyazi Berkes'in "Çağdaşlaşma" kavramını benimsemiş olması, çok yerinde bir teşhis.

* * *

Solda Demirtaş Ceyhun'un çalışması, sağda Taha Akyol'un kitabı, günümüz Türkiyesi'ne, sadece tarihsel açıdan değil, güncel sorunların çözümü bakımından da ışık tutan iki değerli yapıttır.

İkisini de mutlaka okuyun.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional