Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

ALTAN ÖYMEN 5-0 GALİP

 

Aslında bu yazının başlığı, içeriğinin ciddiyeti ile çok bağdaşır bir yapıda değil; çünkü daha çok bir futbol maçının skorunu andırıyor.

Ama son günlerde "Galatasaray Fırtınası" ve "Holiganların Katli" kamuoyumuzu o denli işgal etti ki, ben de "Cumhurbaşkanlığı olayı" hakkında yazacağım bu yazıya yukardaki başlığı koyarak, biraz "popülizm yapmak" istedim.

Altan Öymen'in ilginç bir kişilik yapısı var.

Bizim toplumda ve özellikle de politikada geçerli olan "çığırtkanlıktan" uzak bir kişilik bu.

Genel başkan seçildiğinde bir yazı yazmış ve okurlarımı uyarmıştım, "Bu mantıklı, sakin ve beyefendi görünüşün altında ‘demir leblebi' gibi bir kişilik yatıyor" diyerek.

Genel başkan olalı beri, hem parti içinde, hem parti dışında herkese, her görüşe saygılı, ama kendi ilkelerinden odün vermeyen bir yönetim anlayışını sürdürüyor Öymen.

Bu üslubu, gerek parti içinde gerekse parti dışında, geleneksel "kavgacı lider" tutumuna alışık olan çevreler tarafından yadırganıyor ve eleştiriliyor.

Oysa "barışcı ve saygılı" bu üslup, hem yaralarını sarmak zorunda olan CHP, hem de kamplaşmalardan büyük zarar görmüş ve kavgalardan bıkmış toplum için son derece işlevsel ve gerekli.

Büyük basın CHP'ye pek yer vermiyor, ya da ancak, CHP'nin aleyhine olan bir olay olursa, onu ele alıyor.

Öymen'in ilkeli ama barışçı üslubu, büyük basının bu yaklaşımı ile çakışınca, hem CHP, hem de onun lideri, sanki "yeterince çalışmıyormuş" gibi bir yanlış izlenim ediniyor kamuoyu.

Oysa, bugüne dek, parti içinde çatışan gruplar arasında belli dengeler ve uzlaşmalar sağlanmış, üyelerin yeniden yazımı gibi gerçekten devrim sayılabilecek bir girişim uygulamaya konmuş, yeni kurultayın tarihi belirlenmiş ve son seçimlerde yüzde 8,5 gibi bir sonuç alarak derinden yaralanmış bir partide "yeniden doğuşun" temel gerekleri yerine getirilmeye başlanmıştır.

Bu arada ülkede olup bitenler karşısında da, ilkeli ve yapısal yaklaşımlar açıklanmış, her önemli olayda partinin tepkisi, sosyal demokrat ilkelere uygun bir biçimde net olarak dile getirilmiştir.

Depremden Hizbullah operasyonuna, ekonomik önlemlerden Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar her güncel olay karşısında ya Parti Meclisi bildirileri yoluyla, ya da Genel Başkan'ın açıklamalarıyla kamuoyu aydınlatılmaya çalışılmıştır.

Büyük basının olumsuz tutumu dolayısıyla bu çabaların büyük bir bölümü kamuoyu tarafından izlenememiştir.

Çok somut ve net bir örnek, 17 ağustos depreminde yapılan yardımlarla ilgilidir.

Deprem bölgesine ilk yardımlar CHP'li belediyeler ve CHP örgütleri tarafından anında gerçekleştirilmiş ama, ne Parti bunun propagandasına yapmış, ne de basın buna yer vermiştir.

Ben bu yazıda, esas olarak Cumhuriyet Gazetesi dışındaki basında pek de yer almamış bulunan, Öymen'in Cumhurbaşklığı konusundaki tutumuna değirmek istiyorum.

Öymen daha Başbakan Ecevit, Demirel'in süresinin uzatılması önerisini açıklar açıklamaz, "Cumhurbaşkanı adayları şimdiden belirlenmelidir, yoksa bu formüllerle vakit kaybedilecek ve sonunda iş aceleye getirilerek, bu önemli seçim, adaylar kamuoyunda yeterince tartışılmadan raslantılarla çözülecektir" tezini işlemeye başlamıştır.

Gerek eski siyaset arkadaşı Ecevit'e karşı saygılı bir üslup kullanması, gerekse siyasal terbiyesi gereği, Demirel'i sert bir biçimde eleştirmeden bu mesajı vermesi, kamuoyunda, söylediklerinin gerçekçiliği, geçerliliği ve haklılığı konusunda kuşkular uyandırmıştır.

Oysa bugün, Anayasayı değiştirme formülleri reddedilmiş, yumurta kapıya dayanmış ve Cumhurbaşkanı adayları hala belli olmamıştır.

Öymen'in ne denli gerçekçi ve haklı olduğu açıkça ortaya çıkmıştır.

Dilerim, büyük basın ve kamuoyu, bundan sonra CHP'ye ve Öymen'e biraz daha fazla kulak verir.

Bu bağlamda Erdal İnönü'nün Türkiye için ideal bir Cumhurbaşkanı olabileceğini, bir kez daha, Öymen'e de destek vererek, vurgulamak isterim.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional