Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

TÜSİAD VE DEMOKRASİ-II

 

Yirmibirinci Yüzyılın eşiğindeki Türkiye, ne yazık ki hâlâ endüstrileşmesini tamamlayamamış, dolayısıyla demokrasisini de henüz rayına oturtamamıştır.

Cumhuriyet'in kuruluşundan beri devletin verdiği tüm desteğe karşın, ne sermaye sınıfı tam anlamıyla gelişebilmiş, ne de işçi sınıfı yeterince bilinçlenerek serpilebilmiştir.

Dolayısıyla Türkiye'de demokrasi, evrensel olarak kendisini üretmiş bulunan ve ona sahip çıkarak koruyacak ve geliştirecek olan iki çağdaş sınıfın tam desteğinden yoksundur.

Sınıflar tam anlamıyla gelişmemiştir ama, onların üst örgütleri, Batı örneğinden etkilenerek, kendi sınıflarının objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) koşullarının çok ilerisindedir.

Yani işçi sendikaları ve işveren örgütleri temsil ettikleri gruplardan ya da kitlelerden çok daha önde bir "demokrasi bilincine" sahiptirler.

İşin ilginç yanı, dünya, teknolojik, ideolojik ve siyasal olarak, Türkiye'nin henüz tam anlamıyla ulaşamadığı "ulus-devlet" dönemini de aşmakta, "küreselleşme" denilen bir süreç içinde, şimdilik yönü çok da iyi kestirilemeyen başka bir doğrultuda gelişmektedir.

İşte, artık ayrılmaz bir parçası olduğumuz "Batı Alemi" yepyeni bir aşamaya geçerken, Türkiye hâlâ, bir önceki aşamadaki hedef olan "demokrasi"yi gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Kendisini koruyacak olan çağdaş sınıfların desteğinden yoksun olan Türkiye'deki demokrasi, bugün şu dört tehlike ile karşı karşıyadır:

1) Siyasal İslam anlayışının sonucu olarak "Şeriat Devleti".

2) Irkçı bir ideolojinin sonucu olarak "bölünme".

3) 1950'lerde başlayan kentlerdeki toprak yağmasının tüm siyasal sistemi pençesine alması sonucu ortaya çıkan "yağmacı siyasal yozlaşma".

4) Medya mülkiyetinin tekelleşmesi sonucu, demokrasinin yerine geçen, her türlü yasal, siyasal ve ahlaki denetim dışında kalan bir "tekelci medya iktidarı".

Tabii bu dört büyük tehdidi oluşturan güçler zaman zaman birbirleri ile ittifak ederek, demokrasiye karşı çok daha büyük bir tehlike yaratabilirler.

Örneğin, "Şeriat Devleti" isteyenler ile "ırkçı bölücülerin" ittifakı, ya da "yozlaşan siyaset" ile "tekelleşen medyanın" bütünleşmesi gibi.

İşte bu ortam içinde, büyük sermayenin üst kuruluşu olarak, Türkiye'deki en ileri teknolojiyi kullanan sermayedarları temsil eden TÜSİAD, aynen bilinçsiz işçi kitlelerini temsilen yıllardır zorlu bir demokrasi mücadelesi veren işçi sendikaları gibi, kendi temsil ettiği grupları aşan bir bilinç ile, demokrasiye destek çıkmaya, onu korumaya ve geliştirmeye çaba göstermektedir.

Bir yandan Bülent Tanör gibi, Türkiye'nin saygın bilim insanlarına raporlar hazırlatmakta, öte yandan "İş Ahlakı İlkelerini" yeniden düzenlemektedir.

TÜSİAD'ın hazırlattığı raporlardaki her öneriye katılmayabilirsiniz. Nitekim, benim de katılmadığım noktalar var.

Ama demokrasi adına gösterilen bu çabayı desteklemek Türkiye'deki bütün demokratların görevidir diye düşünüyorum.

Belki raporlardan da daha önemli olan bir çaba ise "İş Ahlakı İlkelerinin" yeniden düzenlenmesi girişimidir.

TÜSİAD'ın bu girişiminde, kişi ve kuruluşların, çalışanların haklarıyla ilgili olarak ırk, renk, din ve cinsiyet ayrımı yapamayacaklarına ilişkin ilkesine, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep yaş ve bedensel engellerin de eklenmesi, gerçek bir demokrasinin iş yaşamına da taşınması çabasıdır.

TÜSİAD üyelerinin işyerlerinde hiç bir milletvekilinin ve kamu görevlisinin ne ad altında olursa olsun çalıştırılmaması ilkesi, haksız rekabet girişiminde bulunulmasının ve demokrasinin yozlaştırılmasının engellenmesidir.

Ahlak konusunda eklenen yeni önlemlerle "haksız kazancın" ve "haksız rantın" engellenmesi de, sadece iş yaşamındaki ahlakın değil, tüm demokrasinin korunmasına yönelik çabalardır.

TÜSİAD'a bu yeni girişiminde başarılar diliyorum.

Dilerim, üyeleri de bu üst kuruluşun demokrasi bilincine ulaşırlar.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional