Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

GELECEK BİN YILDA

NEREYE GİDECEĞİZ?

NASIL GİDECEĞİZ?

 

Gelecek bin yıla ilişkin "Nereye gidiyoruz?" "Nasıl gidiyoruz?"sorunsallarının irdelenmeleri, geçmiş bin yılda "Nereden geldik?" "Nasıl geldik?"sorularının yanıtlarına bakarak yapılabilir.

* * *

Geçmiş bin yılda Doğu'dan geldik, Batı'ya doğru yol aldık.

Geçmiş bin yıla Şaman olarak başladık.

Moğollarla ve Çinlilerle karışık Oğuz boyları olarak Orta Asya'dan yola çıktık.

İslam dini ile tanıştık.

Bizans'ın yerine geçerek, başta Rumlar olmak üzere, tüm Arap, Acem, Kafkas, Anadolu ve Balkan halkları ile karıştık.

* * *

Osmanlılar olarak, üç semavi dinin, Museviliğin, Hırıstiyanlığın, İslamın, tüm mezhepleri ve tarikatları ile ilişkiye girdik, kimini benimsedik geliştirdik, kimine üvey evlat kimine düşman muamelesi yaptık.

Kılıçlarımızla Avrupa'nın ortalarına ulaştık.

Kendimiz Batı'ya doğru giderken, insanlığın bir bölümünü "daha Batı'ya" ittik, Amerika'nın keşfine yol açtık.

İnsanlığın tarihi ile birlikte kendi tarihimizi de değiştirdik.

* * *

Kendi oluşturduğumuz gelişmelerin kurbanı olduk, toprak ağalığına bağlı dinsel bir tarım imparatorluğunu "endüstriyel bir ulus devlete" dönüştüremedik, zayıfladık, yenildik, işgal edildik, siyasal haritadan silindik.

Bu süreç sırasında, 1912-1922 arasındaki on yıllık "çok kısa" bir dönemde, İmparatorluğun "kılıç artıkları" olarak Kafkaslardan, Balkanlardan, Arabistan'dan kopup geldik, Anadolu'da toplandık.

* * *

Mustafa Kemal Atatürk, insanlığın gidişine doğru teşhis koyan uzak görüşlü bir politikacı ve büyük bir komutan olarak, bu "kılıç artığı" insanlara güvendi, onlarla birlikte "laik ve demokratik, sosyal bir hukuk devleti"nin temellerini atan bir "Bağımsızlık Savaşı"na girişti ve bu savaşı kazandı.

* * *

Anadolu halkı, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde, tarihin tanık olmadığı, Huntington gibi ünlü siyasal bilimcilerin günümüzde bile hâlâ kabul etmekte zorlandığı bir "büyük kültür dönüşümü" yaşadı.

İstanbul'un fethiyle 1400'lerde kendisinin başlattığı dünyadaki değişmelerin kurbanı olmaktan, Mustafa Kemal Atatürk sayesinde yaptığı "Bağımsızlık Savaşı" ve "Kültür Devrimi" ile sıyrıldı.

* * *

Anadolu halkı, geçtiğimiz bin yılda başlattığı yürüyüşü Cumhuriyet döneminde de sürdürdü.

Demokrasiyi hedefleyen siyasal rejimi, hızla sanayileşen ekonomik yapısı ile "Batı"nın kapılarını zorladı.

Kore'de ölür, Almanya'da işçilik yaparken, demokrasi ve sanayileşme yönünde de ilerleyerek, 3 milyonluk bir "Avrupalı Türkler" grubu ile AB'ye aday bir Türkiye yarattı.

* * *

Baştaki soruların yanıtlarına dönelim:

Geçtiğimiz bin yılda "Doğu'dan geldik, Batı'ya gittik".

"Hem din hem de ırk olarak, karışarak ve uyum sağlayarak" yolculuk ettik.

Şimdi yön de belli, nasıl gidileceği de.

Ama "hedef" ne?

"Eşitlik içinde dünya vatandaşlığı mı" yoksa, "nükleer artıklarla kirlenmiş bir sanayi çöplüğünde temizlik işçiliği mi? "


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional