Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

YENİ YÜZYILA DOĞRU SİYASET VE TİCARETTEKİ UMUT DOLU GELİŞMELER

 

Bu yazı 1900'lü yılların son yazısı.

Gelecek Pazartesi, ne yeni bir yüzyıl ne de yeni bir binyıl (yaygın deyişiyle, milenyum) başlamış olacak. Ama gelecek Pazartesi, Yirminci Yüzyıl'ın ve İkinci Binyıl'ın son, 2000'li yılların ise ilk yılının, ilk hafta başı.

Bu nedenle ben de hem yeni bir yüzyılın hem de yeni bir binyılın eşiğindeki yeni yıla yaklaşırken umut, iyimserlik ve en önemlisi neşe dolu bir yazı yazmaya karar verdim.

Sevgili okurlarım bilir, ben iflah olmaz bir iyimserimdir.

Zaten ikibinli yıllara tam bir-iki hafta kalmışken ülkemizde o denli mükemmel gelişmeler oldu ki, en kötümser olanlar bile geleceğe umutla bakmaktan kendilerini alamıyorlar artık.

Ben bu yazımda sadece çok önemli iki etkinlik alanından, siyasetten ve ticaretten birer örnek vererek niçin içimin gelecek için neşe ve umut dolu olduğunu anlatacağım.

Biliyorsunuz, siyaset ülkemizin bütün sorunlarının çözüldüğü bir etkinlik alanı. Siyasetin en yüksek düzeyde yapıldığı yer de hiç kuşkusuz Yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Bu nedenlerle ilk umut verici örneğimi Türkiye Büyük Meclisi'nden seçtim.

Geçenlerde Yüce Meclis'imizin karar vereceği konulardan birinde çıkan bir tartışma sırasında bir değerli milletvekilimiz, kendisi gibi düşünmeyenler için, "böyle davranan milletvekili olursa onu Meclis tuvaletinde döverler" dedi.

Sevgili okurlarım, bilemezsiniz bu beyan beni nasıl mutlu etti, ve geleceğe ne denli umutla bakmama yol açtı.

Yüce Meclis'miz ve değerli milletvekillerimiz açsından ne müthiş bir gelişme!

Biliyorsunuz eskiden 1960'lı yıllarda, iktidar partisinin milletvekilleri, düşüncelerini beğenmedikleri muhalif milletvekillerini hiç de Yüce Meclis'in çatısı altına yakışmayacak bir biçimde yaka paça yüce Kürsü'den indirir ve bütün dünyanın gözü önünde Genel Kurul Salonu'nda tekme sille döverlerdi.

Bizim halkımız Allaha şükür, dayağa alışıktır. Onun için kendi seçmenimiz açısından böyle olaylar fazla bir önem taşımayabilir.

Ama ya üyesi olmak için çırpındığımız Avrupa?

İşte şimdi tam Avrupa Birliği'ne adaylığımızın kabul edildiği bir sırada, bir iktidar milletvekilimizin kendisi gibi düşünmeyen milletvekillerinin, ulusal onurumuzu koruyacak bir biçimde Meclis'in tuvaletinde (yani gizlice, kimse görmeden) dövüleceğini belirtmiş olması ikibinli yıllara girerken ülkemizdeki politikacıların ne denli gelişme kaydettiğini belirtmesi açısından beni çok mutlu etti.

"İşte" dedim kendi kendime "Tam Avrupa Birliğine yakışan bir milletvekili, ne müthiş yol almışız 1960'lardan beri".

Yüreğimi umutla dolduran ikinci önemli gelişme ise ticari hayatta meydana geldi. Olayın ayrıntıları şöyle:

CarrefourSa'ya geçen hafta bomba kondu ve önceden ihbar edildi. Polis alış-veriş merkezine gelip arama yapmaya başladı. Fakat CarrefourSa yetkilileri müşterilere haber vermeyi ve mağazayı boşaltmayı reddettiler. Bomba patladı. Bir kişi yaralandı. Olayın heyecanı sürerken park yerinde bir bomba daha patladı. Mağazanın güvenlik sorumlusu, polisin bomba açıklamasına karşın, olayın bomba patlaması olmadığında, kötü depolanmış bir şampanya şişesinin patladığında ısrar etti.

Bu olay beni niçin mutlu etti ve yüreğimi umutla doldurdu tahmin ederseniz:

Artık kimsenin "bilinçli tüketici" haline gelmiş olan vatandaşlarımızı tüketim haklarından mahrum etmeye gücünün yetmeyeceği, müşterilerin can güvenliklerinin tehlikede olmasının bile ülke kalkınmasına katkıda bulunmak isteyen sermaye sahiplerini yollarından alıkoyamayacağı bu olayla bir kez daha anlaşıldı da ondan.

Düşünün, CarfourSa yetkililerinin yürekleri o denli kalkınma aşkı ve vatan sevgisi ile dolu ki, kârları düşmesin, aynı zamanda insanlar alış veriş hakkkından ve zevkinden mahrum olmasın diye, yüzlerce insanın hayatını bile hiçe sayıyorlar.

Kalkınma ve gelişme bu değilse nedir?

Yeni yılda bu siyaset ve bu ticaret anlayışının yaygınlaması umudu beni gerçekten çok ama çok heyecanlandırıyor!

İşte gelişme, işte uygarlık!

Ben umutlu olmayayım da kim olsun!

Yaşasın milletvekili dövmeyi, kimsenin görmemesi için, Meclis tuvaletinde gerçekleştirmeyi akıl eden politikacılar!

Yaşasın ticareti ve kârlarını insan hayatından üstün tutan müteşebbisler!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional