Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

ERDAL İNÖNÜ

Cumhurbaşkanlığı tartışmaları yeniden alevlendi.

Bir yandan bugünkü parlamanter sistemin çete-bürokrasi-siyaset-ticaret-tarikat beşgeni içinde en verimsiz dönemlerinden birini yaşaması, öte yandan Meclis aritmetiğinin durumu, Cumhurbaşkanlığı sorununu Anayasa değişikliği noktasına getirmiş halde.

* * *

Anayasa değişikliği önerileri iki farklı yaklaşımda iki ayrı noktada toplanıyor:

Birinci grupta Parlamenter Demokrasi'nin yapısını değiştirmek ve rejimi Başkanlık ya da Yarı Başkanlık sistemine dönüştürmek isteyen öneriler var.

İkinci grupta ise Demirel'in süresini şu ya da bu formülle uzatmak için yapılan ve sistemin yapısına dokunmayan, sadece teknik düzeyde kalan Anayasa değişikliklerine ilişkin öneriler var.

Rejimin verimsiz çalışması, mafyasal ilişkilerin devletin ve yaşamın her alanında egemen gözükmesi birinci grupta yer alan sistem değişikliklerinin gündeme gelmesinde önemli bir etken.

Buradaki sorun, toplumda siyasetin yozlaşmasından kaynaklanan rüşvet ve benzeri ögelerin, sistem değişikliği ile ortadan kalkmayacağı, tam tersine rejimi iyice işlemez hale getireceğidir.

Demirel'in süresinin uzatılması ya da bir kez daha seçilmesinin sağlanması konusundaki ikinci grup önerilere gelince, bir yandan mevcut Cumhurbaşkanı'nın seçileli beri devletin ve siyasetin genel dengelerini gözeten ve potansiyel bunalımları aşan bir yönetim basireti göstermiş olması, öte yandan mevcut Meclis aritmetiğinin yapısı, bunlara birinci grup önerilere göre daha az sakıncalı ve daha gerçekleşebilir bir nitelik kazandırmakla birlikte yine de "kişiye özel Anayasa değişikliği" gibi pek de sevimli olmayan bir ögeyi içinde taşıdığı için, pek çok kişiya fazla uygun gelmemektedir.

* * *

Türkiye, kimi zaman en basit olayları büyük bunalımlara dönüştürmekle, kimi zaman da gerçekten önem taşıyan derin bunalımları beklenmedik bir biçimde, sakince ve yumuşacık bir yöntem kullanarak aşmakla pek çok gözlemciyi şaşırtan bir ülkedir.

Bugünden görünen odur ki, Cumhurbaşkalığı seçimi de sakin ve yumuşak bir biçimde aşılacaktır.

Dolayısıyle, bu seçim Türkiye'de hemen hemen hiç bir şeyi değiştirmeyecektir.

Zaten Parlamenter bir sistemde Cumhurbaşklığı seçiminden "radikal değişiklikler" beklemek gerçekçi de değildir.

* * *

Ben kişisel olarak, Erdal İnönü'nün çok yi bir Cumhurbaşkanı olacağını düşünüyorum.

Gerek insanı şaşırtan sanat ve edebiyat bilgisi ve derin kültürü, gerekse hem birey olarak insana hem de gerçek demokrasiye olan inancı dolayısıyla rejime duyduğu saygı, siyasette edindiği deneyimlerle bütünleşince Türkiye'yi 21. Yüzyıla taşıyacak çok iyi bir Cumhurbaşkanı adayı ortaya çıkmıştır diye düşünüyorum.

Erdal İnönü, oturduğu koltuktan değer ve onur kazanmayan, tam tersine bulunduğu makama değer ve onur katan bir politikacı kimliği çizmişti aktif politikada.

Zaten "ben görevimi tamamladım" anlayışı içinde kendi isteğiyle Genel Başkanlığı bırakması da onun böyle bir lider olmasından kaynaklanıyordu.

CHP Genel Başkanı Altan Öymen, Erdal İnönü'yü Cumhurbaşkanı adayı olarak belirtmiş ve bence çok doğru bir tercih yapmıştır.

* * *

Ben, mesleki açıdan toplumbilimci kimliğimle, acımasız bir gerçekçiyimdir.

Kişilik olarak ise iflah olmaz bir romantik ve aptallık düzeyinde iyimser bir insanımdır.

Bu yazıyı hangi kimliğimle yazdığımı varın siz okurlarım takdir edin.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional