Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

İDAM CEZASI NİÇİN KALDIRILMALIDIR?

 

Bu sütunun okurları anımsayacaklar, bu makale benim idam cezasının kaldırılması konusunda yazdığım ilk yazı değil.

Türkiye'nin gündeminde ne Apo'ya verilen idam cezası, ne Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi varken, ben burada idam cezasının kaldırılması üzerinde ısrarla durdum.

Bugünkü yazıyı da ne Apo'yu düşünerek, ne Avrupa Birliğini akılda tutarak yazıyorum.

Bugünkü makalemi sadece, idam cezası tartışması gündeme yeniden geldiği için düşüncelerimi bir kez daha kamuoyuna aktarmak için kaleme (pardon bilgisayara) alıyorum.

* * *

Herhangi bir cezanın, herhangi bir suçun işlenmesini engellemediği açık.

Eğer cezalar suçları önleseyedi, idam cezasının bulunduğu ülkelerde hiç cinayet işlenmemesi gerekirdi.

Ama benim derdim suç ve ceza arasındaki ilişkinin niteliğini tartışmak değil.

Benim derdim Apo ile de ilgili değil.

Benim derdim Avrupa Birliği ile hiç değil.

Benim derdim iki tane:

Biri "Devlet" kavramı ile ilgili.

Öteki "Eğitim" kavramı ile.

Kısaca belirtmek gerekirse, benim devlet anlayışım ve eğitim yolu ile cinayetlerin azaltılması görüşüm, idam cezasının kaldırılmasını gerektiriyor.

* * *

Devlet doğada olan bir kurum değildir.

Devleti "insanoğlu" yaratmıştır:

Daha güvenli, daha müreffeh yani gönenç içinde yaşamak için.

Dolayısıyla "devlet" doğrudan doğruya kendisini oluşturan bireylerin mutluluğunu hedefler.

Bu nedenle de, her ne sebeple olursa olsun, başka kişilerin canlarını ve mallarını korumak uğruna da olsa, kendisini korumak ve mutlu etmek için kurulduğu bireyin canını almamalıdır.

Çünkü kuruluş amacı onu öldürmek değil, yaşatmak ve mutlu kılmaktır.

Bu işin "devlet" kavramına ilişkin yönü.

* * *

Eğitim, en kısa tanımayla, "bireyde istenen davranışların oluşturulmasına yönelik etkinliklerdir".

Çağdaş davranış bilimlerinin bize öğrettiği en önemli gerçek ise, insanların laflara değil, eylemlere bakarak eğitildikleridir.

Örneğin anne-baba sigara içiyorsa, sigarının kötülükleri üzerinde çektikleri nutuklar çocukları üzerinde pek etkili olmaz.

Bu gerçeği yıllar öncesinde kavrayan Türk zekası, "hocanın dediğini yap yaptığını yapma" biçiminde bir atasözü bile üretmiştir.

İşte ben Türkiye Cumhuriyeti'nin, hiç bir vatandaşını öldürmeyen, bu yolla da bütün vatandaşlarına "insan öldürmek kötü ve yanlıştır, sizin yaşamınızı korumak için bile Cumhuriyetimiz insan öldürmüyor" mesajını veren bir devlet olmasını istiyorum.

Çünkü idam cezası uygulayan bir devletin vatandaşları, "şu ya da bu nedenle insan öldürmenin meşru olduğunu, çünkü devletin bazı hallerde insan öldürdüğünü" öğrenerek büyürler.

Devletin insan öldümesindeki gerekçeleri, "cinayet, vatan hainliği ve benzeri gibi" farklı olabilir.

Ama devleti insan öldüren bir vatandaş, bir kez "bazı nedenlerle insan öldürmenin meşru olduğunu öğrenince" derhal "kendi meşru nedenlerini" üretir: Para, gasp, namus, aile ve benzeri gerekçeler artık insan öldürmek için hazırdır.

* * *

Ben, katilleri yargılarken ya da terörle savaşırken "Bakın bizde idam cezası yok, ama siz insan öldürerek devletin bile yapmadığını yapıyorsunuz" diyebilen ve hem kendi meşruiyetini böyle açıklayan hem de vatandaşlarına uygarlık yolunda örnek olarak onları bu yolla da eğiten bir devlet istiyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional