Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

KATİLİN ROBOT RESMİ

Katilin robot resmini çizmek için bilgisayarın başına geçti.

En yanılmaz tanık olan tarihin ifadesine başvurdu:

Katil "seri cinayetler" işleyen biriydi.

Bu nedenle önce "kurbanlar" ve "ortam" üzerinde odaklaşarak bazı ipuçları aramalıydı.

* * *

Seri cinayetler, kin ve nefrete dayalı çok uzun bir kuluçka döneminden sonra 1970'li yıllarda başlamış görünüyordu.

Kuluçka döneminin ilk adımları ise 1950'li yıllara kadar geri gidiyordu.

İnançlar üzerinde oynanan oyunlarla insanları birbirine düşman eden bu dönem iyice olgunlaşınca, "seri cinayetler planı" uygulamaya konulmuştu.

Kurbanların arasında kadın-erkek ayrımı yoktu.

Ama hepsi "ünlü" idi.

Öldürülenler eğitim kurumlarında veya basında ya da her ikisinde birden öne çıkmış insanlardı.

Hepsi birer "kamuoyu lideri" konumundaydı.

Hepsi Atatürk Türkiyesi'nin "demokratik" (ve demokratik olduğu için de zorunlu olarak laik) gelişmesine inanan, kamuoyu liderliklerini çağdaşlaşma alanında odaklaştırmış insanlardı.

Hepsi çok çalışkan çok birikimli, son derece aktif, dinamik, dürüst ve etkili kişilerdi.

* * *

Kurbanlar ve ortam açısından incelemeyi bitirince cinayetlerin ortak özellikleri üzerinde odaklaştı:

Her cinayet, hem bireysel olarak büyük birikimi ortadan kaldırıyor, hem de toplumsal olarak, Türkiye'nin, Cumhuriyet aşaması ile uygulamaya koyduğu çağdaşlaşma projesini, düşünce ve eylem düzeyinde geriletiyordu.

Cinayetlerin sayıca tırmanışı, özellikle güvenlik güçlerinin ideolojik açıdan yeniden yapılandırıldığı "Milliyetçi Cephe Hükümetleri" zamanına dayanıyordu.

Bu seri cinayetler, kimi zaman aydınların tutuklanması ve işkence görmesi gibi 12 Mart benzeri, kimi zaman da bütün üniversitelerin aynı çizgide tasfiyeye tabi tutularak yeniden aynı amaca uygun personelle doldurulması gibi 12 Eylül benzeri "resmi tutum ve davranışlarla" da destekleniyordu.

Katillerin hemen hemen hiçbiri saptanamamış, saptanmış olanlar yakalanamamış, kazayla yakalanmış olanlar ise ya kaçmış, ya da serbest bırakılmışlardı.

Evet, artık bir "robot resim" için elinde yeterli veri vardı.

* * *

Önce yarım yüzyıldır en üst düzeyde "yetkili ama sorumsuz" yöneticilik yapanların hatları ile bir siluet oluşturdu.

Sonra, elli yıl boyunca "icracı koltukta" oturan "liderlerin" çizgileri ile bu silueti biraz daha belirginleştirdi.

Yarım asırdır gizli ve açık güvenlik kuruluşlarının sorumluları bu robot portreyi biraz daha netleştirebilirdi.

Onları da kapsayan bir iki "fare darbesi" daha ekledi çizimlerine.

Ekrandaki resim hâlâ tam seçilemiyordu.

Buna, kitle iletişim araçlarındaki "kışkırtıcıları" ve "hedef belirleyicileri" de ilave etti.

Artık oldukça seçilebilir bir portre ortaya çıkmıştı ama bu da yetersizdi.

Son olarak, Türkiye'de çağdaş bir rejimin gelişmesinden rahatsızlık duyan ve bu oluşumu geriye çevirmek için çaba harcayan komşu ülkeler ile uluslararası örgütlerin yönetici ve tetikçilerini de ekleyince, resim tamamlandı.

Portreye dikkatle baktı: Katili tanımıştı.

Sıkıntı içinde, eli, sağlıklı yaşamak için bırakmış olduğu sigaraların bulunduğu kutuya uzandı, bir sigara yaktı:

Katili tanıyınca sıradaki hedefin kim olduğunu da keşfetmişti!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional