Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

ERKEK FATMA YAMYAMLARA KARŞI

Seçimlere gidilen şu günlerde basında politikacılar için sürekli olarak, üç kağıtçılık, döneklik, şantaj istifası gibi haberler yer alıyor.

Çünkü ancak bunları yapanlar siyasal iktidara katılabiliyor ve basın sadece siyasal iktidara ortak olanları habere değer buluyor.

Dürüst olanlar, siyasal iktidar dışı kaldıkları için, basın bunların üzerinde durmuyor. Örnek, adaylığını geri çeken Altan Öymen. Örnek, partilerinden istifa eden Mümtaz Soysal ile Aydın Gürkan.

Bugün işte böyle dürüst bir politikacıdan söz edeceğim.

Aslında bir film artisti bu politikacı.

Oynadığı fimlerden birinin adı galiba "Erkek Fatma" idi.

Şimdi de politikadaki son filmini çevirdi: "Erkek Fatma Yamyamlara Karşı".

Herkesin belediyede ya da parlamentoda bir sandalye kapmak için bin taklak attığı, seksen türlü yalakalık yaptığı, bir gün ilan ettiği şantaj istifasını ertesi gün geri alıp, gerekirse parti değiştirip, güzelim isimlerini siyaset uğruna kirlettiği bu iğrenç ortamda, Fatma Girik, CHP'nin, adını Şişli Belediye Başkan adayı olarak Yüksek Seçim Kurulu'na bildirmesinden iki gün sonra, adaylıktan istifa etti.

Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre Girik şöyle demiş:

"Adım aylar öncesinde ortaya atılmasına rağmen son dakikaya kadar açıklanmaktan kaçınıldı. 2. Bölgede yapılan önseçimlerde milletvekili Mehmet Sevigen, oy kapmak için belediye meclis üyeliği pazarlıkları yaptı. Bütün bu süreçte eski ilçe başkanı Dursun Çatlı'nın şahsıma yönelik eleştirileri, genel merkez ve il yönetimine yaptığım başvurulara rağmen engellenemedi. Üstelik Şişli belediye meclis üyeliği listesi hazırlanırken benimle koordineli bir çalışmaya gidilmedi".

Fatma Girik'i bir film artisti olarak bilirdim eskiden.

Sonradan SHP'nin Şişli Belediye Başkanı olarak, politikacı kimiliği ile tanıdım. Ayaklarında postallar, gecekondu bölgelerine hizmet götürmeye çalışıyordu.

Girik'i bir başka kadın belediye başkanı izledi:

Gülay Atığ.

DYP'den ANAP'a transfer olan bu başkan zamanında da, Şişli'ye hizmet yerine yolsuzluk egemen oldu.

Bugün İstanbul'un bağrına bir hançer gibi saplanmış olan "Gökkafes" ismiyle maruf bina, ANAP'lı Şişli Belediyesi'nin Türkiye'ye attığı bir kazık olarak yükseliyor Dolmabahçe'de.

* * *

Fatma Girik'in istifa gerekçesinde yağma düzeninin mekanizması, yani, "yamyamlık reçetesi" de yer alıyor:

Girik'in açıklamasına göre, DSP'den CHP'ye transfer milletvekillerinden bir aday adayı, önseçim çalışmaları sırasında, delegelere, Şişli belediye meclis üyeliği dağıtarak birinci sıraya oturmuş.

Bilmeyenler için hemen söyleyeyim: Belediye Meclis Üyeliği, hele hele bu üyelik bir de "İmar Komisyonu Üyeliği"ne dönüşürse, getireceği avantalar bakımından milletvekilliğinden bile üstündür.

İşte benim "önseçim maskaralığı" dediğim ve kimilerinin "parti içi demokrasi" diye adlandırdıkları, milletvekili adaylarının naylon (yani olmayan) üyeler tarafından tarafından belirlenmiş delegelerce sıralanması olayı sırasında, Genel Merkez'ce desteklenen aday adayı, Genel Merkez nezdindeki gücünü kullanıp delegelere, belediye meclisi üyeliği vererek yerini sağlamlaştırmış.

Fatma Girik de, "yağma mekanizmasına alet olan, kukla bir başkan" olmak istemediği için adaylıktan istifa etmiş.

Türkiye'de hala onurlu politikacılar olduğunu göstermesi bakımından, üstelik benim herzaman inandığım "kadınların daha uygar olduğu" tezini kanıtlaması açısından önemli ve anlamlı bir hareket.

* * *

Öteki partilerin milletvekili adayları listelerinde de yamyamlar yerlerini almış gözüküyor.

Örneğin, Can Ataklı'nın SABAH gazetesinde yazdığı ve sonradan Oktay Ekinci tarafından da Cumhuriyet'te ayrınıtılı olarak anlatılan bir olaya göre, Muğla'da ANAVATAN Partisi'nin birinci sıra adayı, koskoca bir koyu mideye indirmeye hazırlanan bir politikacı.

Şimdi tüm Muğlalılara bu partinin listesine oy vermemek görevi düşüyor.

Ben Muğlalı olsam, köy köy kasaba kasaba dolaşıp, Can Ataklı'nın ve Oktay Ekinci'nin yazdıklarını seçmene anlatır ve ANAVATAN Partisi'ne bu kentte oy verilmemesini sağlamaya çalışırım.

Başarırsam da, Türkiye'de demokrasi tarihine, "Yağmaya karşı tavır koyan Muğla İli" hemşehrisi olarak geçerim.

Demokrasi, soyut reçetelerle değil, somut davranışlar ile kurtulur.

Erkek Fatma herkese örnek olsun.

Unutmayın, bu seçimlerde yamyamlara oy vermeyin.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional