Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

"DEVLET DÜŞMANI" FİLMİNİ İZLERKEN UĞUR MUMCU'YU ANIMSAMAK

Bu günlerde sinemalarda enfes bir gerilim ve hareket filmi var:.

Devlet Düşmanı.

Yönetmenliğini Tony Scott'un yaptığı filmin başrollerini, Will Smith, Gene Hackman ve Jon Voight oynuyor.

Filmin konusu çok kısaca şöyle:

Amerika'da, bireylerin özel yaşamlarının tümünü gözetim ve denetim altına alacak yeni bir "İletişim Yasası" önerisi gündemdedir.

Öneriyi hazırlayanlar, gerekçe olarak "Milli Güvenlik Kavramını" öne sürmektedir.

İşte bu önerinin yasalaşmasını isteyenlerin başında "Milli Güvenlik Örgütü"nün yöneticilerinden Jon Voight vardır.

Jon Voight, sadece ideolojik olarak değil, kişisel çıkarları açısından da bu öneriyi desteklemektedir. Çünkü bu yasa çıkarsa Milli Güvenlik Örgütü'nün Başkan Yardımcısı olacağını ummaktadır.

Film başladığında Jon Voight, bir göl kenarında, önemli bir politikacı ile kulis yapmaya çalışmaktadır ama, yasa önerisine tümüyle karşı olan Kongre Üyesi, öneriyi desteklemeyi sert bir biçimde reddeder.

Bunun üzerine, adamları, bu güçlü muhalefeti ortadan kaldırmak için, Kongre Üyesi'ni öldürür ve olaya kaza süsü verir.

Olay yerine gelen polis soruşturma yaparken, John Voight'ın adamlarından biri, cinayetin işlendiği yerin karşı kıyısında bir adamın bir video kamera içinden bir kaset aldığını görür.

Kaseti alan kişi bir "Kuş Gözlemcisi"dir.

Kamera tam cinayetin işlendiği yere dönük olduğundan, olayın görüntülenmiş olabileceği ihtimali ile, adam derhal izlenmeye başlanır.

Evine gelen kuş gözlemcisi kaseti seyrederken, cinayetin kaydedilmiş olduğunu görür ve bunu bir arkadaşına haber verdiğinde, telefonları dinleyen Jon Voight ve adamları da aynı gerçeği öğrenir.

Hemen kasetin bir kopyasını çıkaran kuş gözlemcisi, katiller evini basınca, bu kopya ile birlikte kaçmaya başlar.

Bir görsel şölen olan bu kaçma-kovalama sırasında, kuş gözlemcisi bir fırsatını bulup, kasedi, filmin asıl kahramanı olan Will Smith'in elindeki bir alış-veriş torbasının içine kaydırıverir.

Ve film bundan sonra başlar.

Aslında izleme tadınızı kaçırmamak için, bazı ayrıntıları da atlayarak, size filmin sadece bir kaç dakikalık başlangıcını anlattım.

Film nefes kesen bir tempo ile ve çok iyi bir teknikle çekilmiş.

Fakat daha da önemlisi, filmin, vatandaşlarını zaten izleyen devletin, "Milli Güvenlik" nedeniyle de olsa, bireyleri tümüyle gözetim ve denetim altına aldığı zaman çıkacak olan sorunlara işaret etmesi.

Film, devletin elindeki gözetim ve denetim aygıtlarının ne denli gelişmiş olduğunu ve bir insanın tüm yaşamının en ince ayrıntılarına dek nasıl acımasızca izlenip, kaydedilebileceğini ve böylece denetlenen bir kişinin nasıl kapana kısıtırılabileceğini mükemmel bir biçimde anlatıyor.

Tabii tahmin edeceğiniz biçimde, bizim masum kahramanımız Will Smith, "Milli Güvenlik Örgütü"ndeki görevli kötü adam tarafından "Devlet Düşmanı" ilan ediliyor ve tam bir insan avı başlatılıyor.

Bu enfes hareket ve serüven filmini herkese tavsiye ederim.

* * *

Filmi izlerken ister istemez bizdeki çete olaylarını ve hala aydınlatılmamış olan cinayetleri anımsıyor insan.

Tesadüfen, filmi gördüğüm günün gecesi, Taksim sahnesinde, Kısasa Kısas adlı oyuna gittim.

Nesrin Kazankaya'nın harika bir biçimde yorumladığı bu Shakespeare klasiğini seyrederken, iktidar olgusunun, onu elde etmek ve elde tutmak için bavurulan oyunların, orta çağlardan beri değişmediğini gördüm.

Uğur Mumcu cinayeti de, bütün öteki cinayetler gibi, muhtemelen devlet içinde yuvalanmış olan bir çetenin marifetiydi.

Uğur acaba hangi gizli bilgiye sahip olmuştu ki susturuldu?

Ya Doç. Bahriye Üçok, Doç. Bedrettin Cömert, Prof. Bedri Karafakioğlu ve Prof. Muammer Aksoy niçin öldürülmüşlerdi?

Prof. Orhan Cavit Tütengil'in suçu neydi?

Hiç kuşkusuz bütün bu cinayetleri işleyenler, işletenler ve işlenmesine göz yumanlar, şu anda normal kişiler ve hatta belki de saygın devlet görevlileri ve saygın politikacılar olarak aramızda dolaşıyor.

Seçim dönemleri, seçmenin hesap sorma zamanıdır.

Ey sevgili seçmen vatandaşım: Uğur'un katillerini de aralarında barındıran ve mukaddes değerlerimizi iğrenç cinayetlerine paravan olarak kullanan çete mensuplarından ve onların destekçilerinden hesap sor.

Bu yamyamlara oy verme, verdirtme.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional