Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

"AVRUPALI TÜRKLER"DEN SONRA "AMERİKALI TÜRKLER"

Ecevit yeni hükümeti kurabilecek mi, kuramayacak mı?

Kurabilse ne olur, kuramasa ne olur?

Bugünlerde kimsenin "adalet reformu", "Anayasa reformu" gibi temel konularla ilgili bir program ortaya koymadığına bakılırsa, kabinenin değişmesi sadece, devlet kesesinden yararlanan kişi ve grupların kimliğinde küçük bir değişikliğe yol açacak o kadar.

Bu nedenle ben yazgımızı uzun dönemde etkileyecek bir başka konuya, yurt dışındaki Türkler konusuna eğilmek istiyorum.

Geçen yıl, "Erlangen Türk-Alman Dayanışma Derneği"nin düzenlediği "Kültür Haftası"na katıldıktan sonra bu sütunda bir yazı yazmış ve artık dünya üzerinde Avrupalı Türkler diye yeni bir grubun oluştuğunu, bu insanların sorunlarının ise "yurda dönüş"le değil, "Avrupalı olmak"la ilgili konular üzerinde odaklaştığını belirtmiştim.

Geçenlerde "sütundaşım" Ahmet Taner Kışlalı'nın da Erlangen hakkındaki izlenimlerini aktaran harika bir yazısını okudum ve anladım ki, o da benimle hemfikir: Avrupalı Türkler yepyeni bir güç olarak ortaya çıkıyor.

Başarılı, etkin ve etken, yepyeni bir kuşak bu.

Ahmet Taner Kışlalı Erlangen'de konuşurken, ben de Amerika Atatürk Derneği'nin çağırılısı olarak Washington'da, Türkiye üzerindeki bir seminerde iki ayrı konuşma yapıyordum.

Daha sonra Boston'a geçtim ve orada da da iki konferans verdim.

Şimdi sizlere biraz Amerikalı Türkler'den söz etmek istiyorum.

* * *

Amerikalı Türkler'i kabaca üç buçuk gruba ayırmak olanaklı.

Birinci grup, yıllarca önce Amerika'ya göç etmiş, orada başarılı olmuş ve Amerikan vatandaşlığına geçmiş olan Türkler.

İkinci grup, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarda çalışan uzmanlar.

Üçüncü grup, öğrenciler.

Üçbuçukuncu grup, Türkiye'de çaldıkları paraları burada yiyerek yaşayanlar. Bunlara ayrı bir grup demeye dilim varmadığı, ve zaten de bir grup oluşturacak kadar kalabalık olmadıkları için, "buçuk" dedim.

İşte Başkanlığını Orhan Tarhan'ın yaptığı Amerika Atatürk Derneği'ni kuranlar, birinci grup içinde yer alan, kendilerini orman kanunlarının geçerli olduğu rekabet ortamında kanıtlamış olan Türkler.

Aslında Amerika'daki Türk dernekleri çok dağınık.

Bu da kaçınılmaz. Çünkü Amerika çok dağınık, ve üstelik değişik devletlerden (eyaletlerden) oluşan bir ülke.

Bu dernekler, biri Washington'da, öteki New York'ta, iki büyük şemsiye örgüt altında toplanmışlar.

Örneğin, Erkut Gömülü'nün Başkanı olduğu, Boston'daki Türk-Amerikan Kültür Derneği gibi bazı örgütler yerel düzeyde çok etkin.

Bunlar ellerinden geldiğince birşeyler yapmaya çalışıyorlar ama, "şemsiye örgütlerin" ABD çapında çok başarılı oldukları söylenemez.

Gerek Amerikan toplumunun farklı yapısı, gerek bireysel çabalara çok bağlı olan yaşam kavgası, bu ülkedeki Türkleri, Avrupalı Türkler gibi etkin ve etken olmaktan alıkoymuş.

* * *

Türkiye'nin Amerika'dan nasıl göründüğünü ve "Türkiye uzmanı Amerikalıların" Türkiye hakkındaki düşüncelerini gelecek haftaya bırakarak, şimdilik, Amerika'daki Türkler hakkında bir kaç noktayı belirtmek istiyorum.

Esas olarak vurgulamak istediğim nokta, Amerika'da müthiş bir beyin potansiyeline sahip bulunduğumuz.

Bırakınız bireysel ticari başarı öykülerini, yani kendi işini kurmuş olanları, en beklenmedik örgütlerde, en beklenmedik görevlerdeki en başarılı noktalarda Türk uzmanların, işadamlarının, biliminsanlarının bulunduğunu görüyorsunuz.

Sevgili dostum, uzun zamandır görüşemediğim Münci Kalayoğlu, Amerika'da başarı ve saygınlık kazanmış, Türkiye'nin iftihar ettiği düzinelerce tıp profesöründen sadece biri.

Hemen aklıma gelenlerden bir başkası, Boston'daki Northeastern Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mezuniyet Sonrası Dekanlığa yükselmiş bir biliminsanı: Prof. Yaman Yener.

Profesör İlhan Başgöz, Indiana Üniversitesinde Türk çalışmalarına yaptığı katkıların ve Türk Hükümetlerinin yardımıyla oluşturduğu yeni kürsünün onurunu yaşarken, kızı Nesli Başgöz Boston Hastahanesinin Bulaşıcı Hastalıklar Klinik Şefi olarak karşıma çıkıverdi.

Amerikalı Türkler hakkında ikinci olarak belirtmek istediğim husus, büyük bir potansiyel taşıyan bu insanların birbirleri ile henüz etkin bir haberleşme ve dayanışma ağı oluşturamamış bulunması.

Bu büyük potansiyel harekete geçirilebilirse, Türkiye Amerika'da çok, ama çok güçlenir.

Amerika'daki dışişleri görevlilerimiz işlerine biraz da bu perspektifle baksalar alacakları sonuçların ülkemize yararı, politikacıların bugünkü hükümet kurma çabalarından çok daha büyük olur diye düşünüyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional