Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

"KÜLTÜR GİRİŞİMİ" YAMYAMLARA KARŞI

Geçtiğimiz hafta, 26-28 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da "Kültür Girişimi" tarafından düzenlenen ve "Kültür Politikaları" adını taşıyan bir sempozyum yapıldı.

Sempozyumun açılışına, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı da katıldı.

Aynı zamanda "Kültür Girişimi" üyesi de olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye'nin Dede Efendi'den de Mozart'tan da aynı anda zevk alan, Hoca Nasrettin gibi gülen, Bayburtlu Zihni gibi ağlayan bir kültür bireşimi geliştirmiş olduğunu vurguladı.

Yılmaz kültürüne para ve önem vermeyen bir ülkenin büyük ülke olamayacağını söyledi. Daha çok "ulusal kültür" üzerinde durdu.

Demirel, kültürün "evrensel ögelerinin" önemini vurguladı.

Daha sonra, üç gün sürecek olan, bildirilere ve tartışmalara geçildi.

Konuşmacılar arasında, Necat Erder gibi, Türkiye'deki "Planlama Teşkilatı"nın kuruluşunda görev almış ve "Planlama Kavramı"nın geliştirilmesinde büyük katkılarda bulunmuş kişiler, Mahmut Tali Öngören gibi, ülkemizde televizyonu kurmuş olan öncüler vardı.

Hüsrev Hatemi gibi, Türkiye'yi "darül harb" görenlerin yanlışlarını vurgulayan, Ekmeleddin İhsanoğlu gibi, bilim tarihi üzerinde uzmanlaşmış, Tahsin Yücel gibi dil bilimiciliğini edebiyatçılığı ile taçlandırmış bilim adamları da sempozyuma katıldı.

UNESCO'dan, Avrupa Konseyi'nden, İngiltere'den önemli kişilerin temsilci olarak katıldıkları toplantıda, kültürümüzün kaynakları ve bugünkü sorunları, "çoğulcu bir kültür" ve "kültürel demokrasi" bağlamında, enine boyuna tartışıldı.

* * *

Bu haberleri verdikten sonra, sizlerle paylaşmak istediğim iki nokta var:

Bunlardan birincisi, 21. yüzyılda Türkiye'nin önündeki kültürel hedefin, "Anayasal Vatandaşlık" olduğu, ikincisi ise, "yamyamların engellenmesi" gereği.

Önce birinci nokta: Sempozyumda, tartışılan en önemli konulardan biri, çeşitli etnik, dinsel ve coğrafi grupların birlikte oluşturdukları kültürümüzün, gelecek yıllardaki sentezinin, ancak, "Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı" şemsiyesi altında bütünleştirilebileceği idi.

İlk kez, geçen yıl, Cumhurbaşkanı'nın öne sürdüğü bu "Anayasal Vatandaşlık Kültürü", Türkiye sınırları içinde yaşayan tüm insanları, dil, din, ırk, inanç farklarını dikkate almaksızın eşit kabul eden, kendilerini geliştirmeleri için onlara eşit fırsat ve olanak tanıyan bir "siyasal kültür" idi.

Bu ortamda, artık, tüm etnik gruplar ve farklı inançlar, eşit ve özgür bir "vatandaşlık kültürü" içinde birlikte, barış içinde yaşıyor ve gelişiyorlar.

Sanıyorum, bu ilkenin kabul edilmesi, her türlü şöven milliyetçilik ve bağnaz köktendincilik yaklaşımlarını aşacağı için, Türkiye'deki "şeriat devleti" ve "etnik bölücülük" sorunlarının çözümünde de tek insancıl formül olarak gözüküyor.

İkinci olarak, tarih ve tabiat varlıklarımızın hem Türkiye'nin hem de tüm insanlığın kültür mirası olarak korunması, Ufuk Esin gibi, Nevzat İlhan gibi, Oktay Ekinci gibi bilim insanları tarafından çok ayrıntılı olarak işlendi.

Tahmin edersiniz ki, ben de bildirimde özellikle bu nokta üzerinde durdum.

Bu tartışmalardan çıkan sonuç da, değerli bilim ve edebiyat insanı Talat Halman'ın kapanış konuşmasında çok güzel bir Türkçe ile ve çok mükemmel bir mantıkla vurguladığı gibi, Türkiye'nin mutlaka bu "yamyam siyasetçilerin saldırısından" kurtarılması gereği idi.

* * *

Peki bu iki önemli ilke nasıl yaşama geçirilecek?

Türkiye, "Anayasal Vatandaşlık Kütürünü" nasıl geliştirecek ve "yamyam siyasetçilerin saldırısından" nasıl kurtulacak?

Demokrasilerde "mucize çözüm" yoktur.

Çözüm, vatandaş girişkenliğinde, yani seçmendedir.

Türkiye'de vatandaşlar, "bilinçli seçmen" kimliğiyle belli örgütlenmelere gitmekteler.

Size şimdi "Seçmen 2000 hareketi" adlı girişimin telefon numarasını ve faksını veriyorum.

Siz de "Yamyamlara Oy Yok" diyorsanız, hemen bu numaralara baş vurun.

Tel: 0232-3694570. Faks: 0232-3693914.

Devleti, çetelerden, tarikatlardan, yağmacılardan kurtarmak istiyorsanız, ya kendi örgütünüzü kurun, ya da mevcutlardan birine katılın.

Unutmayın, "Yamyamlara Oy Yok".


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional