Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

YAMYAMLARA KARŞI UMUT:

MEDYA VE SİVİL TOPLUM

Geçen haftaki, "Yamyamlara Oy Vermeyin" başlıklı yazım, inanılmaz yoğunlukta ve olumlulukta bir tepki sağnağına neden oldu.

Telefonlarım, faksım ve e-postam kilitlendi.

Herkes bu "yamyam politikacılardan" bıkmış usanmış.

Herkes öfke dolu:

"Bir kez daha aldatılmamıza izin vermeyeceğiz" diyorlar.

Seçmen şimdiden harekete geçmiş ve örgütlenmeye başlamış.

* * *

Bu sütunda pek çok kez dile getirdim:

Yozlaşma, toplumun içinden geldiği ve politikayla da etkileşime girerek, "politikacıların yamyamlığı ile toplumun yağmacılığı birbirini beslemeye başladığı zaman", çıkış sadece evrensel değerlerde, bu değerleri savunan meslek örgütlerinde, sivil toplum kuruluşlarındadır.

* * *

Soyutlamaları bir kenara bırakıp, önce somut bazı örneklere dikkat çekmek istiyorum:

Yazılı ve elektronik tüm medya Susurluktan beri, çete ilişkisi olan politikacıların üstüne gitmeye başladı, bakanları istifa ettirdi.

Başta Cumhuriyet olmak üzere, Hürriyet, Sabah Milliyet, Radikal ve Yeni Yüzyıl gazeteleri ve tüm televizyonlar "orman yağmasına karşı" bir tavır geliştirdi.

Bütün büyük basın, İstanbul'un su havzasının yağmalanmasına öncülük eden bir milletvekilini teşhir etti ve hesap sordu.

Başta Mimarlar Odası olmak kaydıyla tüm mühendis odaları, Tabibler Odası, Diş Hekimleri odası, Eczacılar Odası gibi "meslek kuruluşları" önümüzdeki seçimlere ağırlıklarını koymaya hazırlanıyor.

Örneğin Mimarlar odası, seçimlerdeki tutumunu belirlemek amacıyla en üst düzeyde mesleki toplantılara başladı.

Barolar muazzam bir güç olarak, "temiz toplum" yönündeki isteklerini seçimler üzerinde odaklaştırdılar.

Pek çok sendika, belli programları ilan ederek, bu programlar çerçevesinde eylem yapan politikacıları destekleme kararı aldı.

Vatandaşlar bir çok yerde, "milletvekili izleme komiteleri" oluşturdu. Bu komiteler, aday listeleri açıklandığında, hırsızları, uğursuzları, rüşvetçileri, dönekleri, şantajcıları, kısacası "tüm yamyamları" teşhir etmeye hazırlanıyor.

Televizyonlar, başta Uğur Dündar'ın Arena programı olmak kaydıyla, yolsuzlukların, rüşvetin üzerine korkusuzca gidiyor.

Kanal D, atv, İnterstar, Show, en azından haber bültenlerinde, "temiz toplumdan yana" açıkça tavır koymuş durumdalar.

Basın, başta Necati Doğru, Yalçın Bayer, Bekir Coşkun, Güngör Mengi, Yalçın Pekşen, Emin Çölaşan, Hasan Pulur, Oktay Ekinci, Melih Aşık, Hikmet Çetinkaya, Oktay Ekşi, Fatih Altaylı, Deniz Som, Enis Berberoğlu gibi yazarlar olmak kaydıyla, sürekli olarak "yamyamlarla" mücadele ediyor.

* * *

Seçmen bugüne dek, sürekli bir biçimde iki sistematik hata yaptı:

Birinci olarak, herhangi bir partiyi, "takım tutar" gibi tuttu, ve oyunu, o partinin aday listesine "gözü kapalı" verdi.

İkinci olarak, kimlerin listeye sokuşturulduğuna bakmak yerine, çoğunlukla başarısız kalan bir biçimde, bazı değerli ve önemli kişilerin listelerde seçilecek yerlerde yer almaları için kulis ve baskı yaptı.

Böylece Adnan Menderes'in "Ben odunu aday göstersem seçtiririm" vecizesi "demokrasimizin" bir "gerçeği" olarak tarihe geçti.

Fakat, artık özellikle 12 Eylül'den ve Özal döneminden sonra ayyuka çıkan yamyamlık ve bunun tarikat ve çete devleti görünümdeki yansıması, herkesin gözünün açılmasına yol açtı.

Medya ile, meslek kuruluşları başta olmak kaydıyla tüm sivil toplum örgütleri artık daha bilinçlendi ve etkinleşti.

Nitekim bütün bu oluşumların sonunda, "Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık" eylemi, özellikle medyanın verdiği destekle, tüm Türkiye'yi etkileyerek, siyasal iktidar değişikliğine bile yol açtı.

Şimdi iş, "Bir Dakika Karanlık" eylemi için harekete geçen güçlerin, yani sivil toplum örgütlerinin ve medyanın, "Yamyamlara Oy Yok" kampanyasına da soyunmalarına kaldı.

Ortam hazır. İlkeler belli.

Partiler üstü bir "temiz toplum" anlayışı ile, seçilebilecek sıradaki adaylar arasına sokuşturulmuş olan yamyamlar belirlenip, teşhir edilecek ve o listelere oy verilmemesi istenecek.

Bir küçük eşgüdüm, bir kıvılcım, kocaman bir temiz toplum meşalesini yeniden ateşleyecek.

Ben medyamızın da, sivil toplum kuruluşlarının da artık bu bilince erişmiş olduklarına inanıyorum:

SEÇİMLERDE YAMYAMLARA OY YOK.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional