Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

TATİL YAZISI

Bizim tüm aile, yıllardır on-onbeş günden fazla tatil yapmaz.

Geçen yıl, elimdeki kitabın yazımını bitirebilmek icin, ben bu on-onbeş günü de kullanamamış ve İstanbul'dan ayrılamamıştım.

Bu nedenle, bu yılki tatili önceden büyük bir özenle ve dikkatle planladık.

Örneğin, İstanbul-Kuşadası arasındaki yaklaşık 700 kilometrelik karayolunu kısaltabilmek için, Yenikapı'dan Adnan Menderes Feribotu ile Bandırma'ya geçtik. Böylece, hem trafik canavarından kurtulmayı, hem de bu uzun yolun şoför üzerindeki baskısını azaltmayı umut ediyorduk.

Gerçekten de genelde yavaş yavaş giderken on-oniki saat süren direksiyon sallama süresi, feribot sayesinde 5-6 saate indi.

* * *

Gel-gör ki, yolda az kalsın, bu kez de boğularak ölecektik.

Bandırmaya yaklaşık onbeş dakika kala, tüm hızla giden feribotun altından muazzam bir çatırdı sesi geldi.

Belli ki kayalara bindirmiştik.

Bazı gazetelerin yazdığının tersine, aslında gemide yolcular arasında, telaşla sağa sola koşuşan gemi personeline karşın, panik yaşanmadı.

Ama yine de, bir saate yakın gecikme ile Bandırma rıhtımına çıktığımızda, "trafik canavarından" kaçarken, "kayalara bindirmiş olmanın şokunu" henüz üzerimizden atamamıştık.

Rahmetli annem, böyle durumlar için, "Adamın şansına bak, deve üstünde yılan sokuyor" derdi.

Bizim oğlan ise, "Bedevinin düşkünü, çölde kutup ayısı ile karşılaşır kış günü" diyor.

* * *

Bu tatil yazısında, ne ülkeyi pençesine almış olan yağma kültürünün kıyı kentlerine büyüteç altında yansıyan olumsuz sonuçlarından, yani betonlaşmadan ve politikacı-mafya ilişkilerinden, ne de tatilde yaşanan can sıkıcı olaylardan söz edeceğim.

Bu sütunu sürekli okuyanlar bilir, ben yaşadığımız tüm olumsuzluklar içinde rastladığım güzelliklerden heyecan duyan ve bunları sevinçle, okurlarıyla da paylaşmak isteyen bir "köşe yazarı" olmaya çalışıyorum.

İşte bugün de size, Kuşadası'ndaki bir güzellikten, şaşırtıcı ve sevindirici bir "çekirdek"ten söz etmek istiyorum.

* * *

KUYDAŞ, bir kitabevi.

Tam adı, "Kuşadası, Yayın ve Dağıtım Anonim Şirketi".

Sahipleri, Nuray Bayhan ve Haluk Tosunlar isimli iki güzel insan.

Bu insanlar bir süre önce Kuşadasına gelip yerleşmişler ve buradaki "aydınlık" insanlarla güzel bir çekirdek oluşturmuşlar.

Kitabevinde, imza günleri, söyleşiler ve resim sergileri düzenliyorlar.

Biz Kuşadası'na vardıktan bir gün sonra, bir karma sergi açtılar.

"Yaz ayları boyunca ya da yaz-kış Kuşadası'nda yaşayıp, sanatsal yaratımlarını bu yörede sürdüren 10 sanatçının" resimlerini sergiliyorlar.

Aralarında Mürşide İçmeli, Veysel Günay Yalçın Gökçebağ gibi çok ünlü isimlerin de bulunduğu 10 ressamın sergisinin açılışına Aydın Valisi bile gelmiş.

Ben geç gittiğim için görmedim, onun için "gelmiş" diyorum.

Tam satırları yazarken, (perşembe günü) elden bir davetiye daha geldi. 8 Ağustos Cumartesi günü Dursun Akçam için söyleşi ve imza günü düzenlemişler.

Akçam, Kuşadası'nda bitirdiği "Ucu Ucuna Yaşam" adlı son yapıtını imzalayacak.

İşin asıl güzelliği, KUYDAŞ'çıların dostlarıyla birlikte, Kuşadası'nı kültürel açıdan kalkındırmak için giriştikleri öteki projeler.

Bir yandan, toplumu "mafya imajından" temizlemek için Ticaret Odası ile işbirliği halinde çaba gösterirken, öte yandan kalıcı olacak ve doğrudan üretime dayalı bir festival üzerinde çalışıyorlar.

Başka Veysel Günay olmak üzere, tüm sanatçılar ve aydın Kuşadalılar da KUYDAŞ'çılarla el ele, bu güzelliklerin arttırılması için kolları sıvamışlar.

Bu vesile ile, Veysel Günay üzerine İbrahim Çiftçioğlu'nun hazırladığı "Bir Yaprakta Bütün Dünya" adlı bir de enfes kitap edindim. Bilim Sanat Galerisi yayınlarından çıkan bu kitabı bütün sanatseverlere tavsiye ederim.

İşte size iki güzel kitap, ve bir avuç güzel insan haberi ile dolu bir "tatil yazısı".

Yaklaşan seçimlerin, tüm ülkede çirkinlikleri yaygınlaştıran politikacıları tasfiye etmesini, sanatın ve sanatçının güzelliklerini simgeleyen ve çoğaltan politikacıları işbaşına getirmesini dilerim.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional