Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

"MUKADDES YAĞMA DEVLETİ"NDE AF

"Mukaddes Yağma Devleti"nde, bireye dokunulur, devlete dokunulmaz:

"Devlete dokunulmaz" demek, şu ya da bu biçimde "devleti sahiplenmiş" olanlara da dokunulmaz anlamına gelir.

Örneğin, "Mukaddes Yağma Devleti"nin parlamentosunda görev yapanlara dokunulmaz.

Örneğin, "Mukaddes Yağma Devleti"nin bürokrasisinde görev yapanlara da dokunulmaz.

Örneğin, "Ben vatanımı, milletimi, devletimi çok seviyorum, onları korumak için çete kurdum ve devlete zararlı insanları öldürüyorum" diyenlere de dokunulmaz.

"Mukaddes Yağma Devleti"nin amacı sadece ve yalnızca üzerinde kurulmuş olduğu toprakları, bu topraklardaki tarihi ve doğayı yağmalamak, yağmalanan bu topraklar üstünde, vatandaşların vergilerinden ve doğrudan ceplerinden yağmalanan para ile yatırımlar yapmaktır.

Böyle bir hedefi gerçekleştirmek amacıyla ele geçirilmiş olan devleti korumak için de yöneticiler onu "mukaddes", yani ulvi ve uhrevi niteliklerinden dolayı, dokunulmaz ilan etmişlerdir.

Pek doğal olarak bu devletin yönetimine de ancak ve sadece "yağmayı iyi bilenler ve becerenler" ortak olabilir.

* * *

Sevgili okuyucularım, hemen anlamışsınızdır, "Mukaddes Yağma Devleti" diye bir devlet artık bütünüyle "çağ gerisi".

Bir defa, günümüzde, "mukaddes" yani, din ve Allah adına işleyen bir devlet mekanizmasını savunmak olanaklı değil.

Türkiye'de bunu savunan ne bir kişi var, ne de bir siyasal parti.

İkinci olarak, vatandaşların denetiminde olan bir devlette, sadece o devletin değil, tüm insanlığın ortak zenginliği olan tarihi ve doğayı yağmalamak olanaksız.

Türkiye'de de böyle örnekler hiç yok.

Üçüncü olarak, vatandaşların ceplerinden ve vergilerinden para yürütmek ve bu paralarla, yağmalanan kamu zenginliği üzerinde kişisel yatırım yapmak bütünüyle gündem dışı.

Son günlerde tartışılan olaylarla, böyle bir yağmanın hiç bir ilişkisi yok.

Hele hele, günümüzün "demokratik hukuk devleti" çerçevesinde "devlet adına cinayet işlemek için çete kurmak", akla ve hayale bile sığmayacak bir çılgınlık.

Zaten bunu yapan kimse de yok!

* * *

"Mukaddes Yağma Devleti"nde, pek doğal olarak yağma üzerine kurulu devleti eleştirmek de, devletin "mukaddes" niteliğinden dolayı yasak.

Devlete yönelik tüm eleştiriler, en sert biçimde cezalandırılır.

Bu işi devlet yapmazsa, onun adına çeteler devreye girer ve infaz gerçekleşir.

Ama devlet adına, ya da bizzat kendi adına yağma yaparken, kazayla "genel yağma kurallarına" aykırı davrananlar, ve bu arada ırza geçme, adam öldürme ve benzeri "bireysel" suçları işleyenler, oldukça hoşgörü ile karşılanır.

Birinciler, yani yağmacılar, genel kurallara aykırı ama genel anlayışa uygun davrandıkları için; ikinciler, yani katiller ve ırz düşmanları da, suçları devlete yönelik olmadığı için, zor yakalanırlar, zor yargılanırlar, zor hapse atılırlar, hapiste zor tutulurlar.

Aslında bunların cezalandırılmamaları, ya da cezalandırılmışlar ise, bu cezalarını çekmemeleri için elden gelen herşey yapılır.

* * *

Benim anlamadığım şu: "Demokratik ve laik sosyal bir hukuk devleti" olan günümüz Türkiye'sinde, devleti eleştiren yazarları, gazetecileri, düşünürleri içerde tutan, ama yağmacıları, gaspçıları, katilleri, ırz düşmanlarını bağışlayan bir eylem, nasıl bir "devlet anlayışına" sığar acaba?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional