Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

BU FİLMİ YENİDEN GÖRMEK İSTEMİYORUM

 

Televizyonlarda kanal kanal dolaşarak oynatılan filmler var.

Bakıyorsunuz, aynı film, her gece bir başka kanalda karşınıza çıkıyor.

Bir de kanıma dokunan bir sunuş var ki, bütün tüylerimi diken diken ediyor: Kırkıncı kez oynatılarak artık posası çıkmış bir filmi, "Ekranlarda ilk defa" diye sunmuyorlar mı, tepem atıyor.

İzleyici bu kadar da aptal yerine konmaz ki kardeşim!

 

* * *

 

İzleyici bu kadar da aptal yerine konmaz ki kardeşim:

Önce çeteleri kurduracaksınız.

Sonra, bu çeteleri beğenmediğiniz görüş sahiplerinin üzerine saldırtacaksınız.

Beğenmediğiniz görüş sahipleri de, zaten kendi yanlışlarından dolayı çeteler biçiminde örgütlenip sağa sola saldırmaya başladıkları için, çeteler savaşını iyice tırmandıracaksınız.

Eğer beğenmediğiniz görüş sahipleri hâ bu yola girmemişlerse, onların da çeteler biçiminde örgütlenmeleri ve saldırıya geçmeleri için kışkırtıcı ajanlar kullanacaksınız.

Beğendiğiniz ve beğenmediğiniz görüşlere sahip çeteleri iyice örgütleyip, biribirine düşürdükten sonra, sivil politikacıların beceriksizliklerinden, çıkarcılıklarından ve aymazlıklarından da yararlanıp, can güvenliğinin kalmadığını ve sistemin tıkandığını gerekçe göstererek askerlere, "buyrun darbe yapın" diyeceksiniz.

Sonra, bir yandan Türkiye üzerindeki emellerinizi tereyağından kıl çeker gibi gerçekleştireceksiniz, öte yandan, "Türkiye'de insan hakları ihlal ediliyor" diye bağıracaksınız.

 

* * *

 

Sevgili kardeşlerim, ben kişisel olarak, bu filmi en az iki defa gördüm ve artık doydum, bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

Hem bu eski filmleri piyasaya süreceksiniz, hem de her defasında, "Türkiye'de ilk kez" diye yutturabilmek için isim değiştirerek, ya "komünist saldırısı", ya "sağ-sol çatışması" ya "alevi-sünni kavgası", ya "şeriatçı-laik mücadelesi", veya "Türk-Kürt savaşı" adı altındaki değişik afişler kullanacaksınız.

1968 yılında, "Çocuklar bu yaptıklarınız ancak askeri darbe getirir" dediğimde, kendisine "devrimci sıfatlar" yakıştıran ve bana "toplumsal dinamitin fitili olamazsak, zaten amacımız, askerleri iktidara getirip baskı rejimi kurdurmak ve sonra halkın bu baskı rejimine karşı kurtuluş savaşını başlatmak" diyen kardeşim, ben bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

1978 yılında, "Çocuklar bu yaptıklarınız ancak askeri darbe getirir" dediğim zaman, kendisine "milliyetçi sıfatlar" yakıştıran ve bana "solcuları yok edemezsek, zaten amacımız askerleri iktidara getirmek, çünkü ülkücü ideallerimiz ancak onların yönetiminde topluma egemen kılınabilir" diyen kardeşim, ben bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

1998 yılında, "Çocuklar bu yaptıklarınız ancak askeri darbe getirir" dediğim zaman, kendisine "dinci sıfatlar" yakıştıran ve bana "askerler millet ile aramıza giriyor, oysa ne güzel demokratik yollarla dini bütün bir toplum ve dini bütün bir devlet kuruyorduk, gerekirse bu uğurda savaşırız ve canımızı veririz" diyen kardeşim, ben bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

 

* * *

Ben yaklaşık otuz yıllık bir süreç içinde, en atak, en zeki, en parlak öğrencilerimi kurban alan ama bütün siyasal liderleri, üstelik güçlerini pekiştirerek yerinde tutan ve onları ancak normal ecelle gelen ölüm yoluyla oturdukları koltuktan ayıran bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

Ben ülkemin ilerlemesinde en önemli işleve sahip olan üniversiteleri, üstelik "ülkeyi kurtarmak uğruna yapılan eylemler aracılığı ile" kilitleyerek ve en seçkin aydınları kurşunlayıp susturarak, Türkiye'yi yıllarca geriye iten bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

 

* * *

 

Ey Ankara'daki, İstanbul'daki, Diyarbakır'daki, Edirne'deki, Hakkari'deki yerli senarist ve yönetmen kardeşlerim; ey Washington'daki, Moskova'daki, Şam'daki, Bağdat'daki, Atina'daki, Tahran'daki, Londra'daki, Bonn'daki, Paris'teki yabancı yönetmen ve senarist arkadaşlarım, ne olur yapmayın, paranızı, emeğinizi ve zamanınızı harcamayın, ben bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

Radyo ve televizyonlardaki, gazete ve dergilerdeki yazar çizer, muhabir ve yönetici dostlarım, lütfen, lütfen bu filmi bir daha izlemeye bizi mecbur etmeyin, ben bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

Ey politikacılar, sivil ve asker bürokratlar, devletin derinliklerini ve de sığlıklarını yöneten sorumlular, Susurluk skandalını sorgulayın, Uğur Mumcu cinayetini çözün, Akın Birdal'a yapılan saldırının sorumlularını bulun, çünkü ben bu filmi yeniden görmek istemiyorum.

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional