Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

OKTAY EKİNCİ VE İSTEMİHAN TALAY

 

İnsanları çok seviyorum.

Onlar, kendilerine ve çevrelerine zarar verecek eylemlerde bulundukları zaman çok üzülüyorum.

Hem kendileri için, hem de çevreleri, yani tüm insanlık için.

İnsanların içindeki gruplardan en çok gençleri seviyorum.

Çünkü onları, yalnızca Türkiye için değil, tüm insanlık için, bizim kuşağın beceremediği güzellikleri yaratacak kesim olarak görüyorum.

Gençlerin içinde, en çok da öğrencilerimi seviyorum:

Yüz yüze tanıştığım, akıllarının üzerindeki ambargoları kaldırmaya, özgür ve özerk düşünmeyi öğretmeye çalıştığım öğrencilerimi.

Hocalık yaşamımdaki en hüzünlü anlarım, çalışmamakta, öğrenmemekte direnen, sürekli yanlış yapan bazı öğrencilerim, sınavlarda başarısız olduklarında, onlara kötü not vermek zorunda kaldığım zamanlardır.

Bir öğretmen olarak, eğitimdeki en önemli aracın, doğrulukları, çalışkanlıkları, üretimi, kısacası tüm güzellikleri, bunları gerçekleştiren kişileri öne çıkararak "ödüllendirmek" ve "övmek" olduğuna inanıyorum.

Yanlışlıkları, tembellikleri, üç kağıtçılıkları, yağmacılığı gördüğüm zaman ise, bunu kişisel olarak vurgulamamaya, sadece genel ve soyut ilkeler bazında dikkati çekmeye çalışıyorum.

Gerek insan sevgim, gerek öğrencilerime saygım, "övgülerimi" kişiselleştirmeyi, "eleştirilerimi" ise genel ve soyut bazda tutmayı öğretti bana yıllar içinde.

Bu yolla, hata yapan insanlara, yanlışlarından dönme fırsatı da tanıdığıma inanıyorum.

 

* * *

 

Çağdaş insanlığın gelişme çizgisinde büyük mucizeler gerçekleştirmiş olan toplumumuzda bazı "simge kişiler" var.

Bu "simge kişiler" öldüklerinde, "anıt insanlar" halini alıyorlar.

Örneğin, Pertev Naili Boratav, sadece "halkbilim"e yaptığı katkılarla değil, çalışkanlığı ve yurt sevgisi ile de tarihteki yerini almış olan "anıt insan"lardan biri.

Oktay Ekinci bir "simge kişi".

Türkiye'nin tarihini ve doğasını korumayı, yozlaşan ve yağmalanan kentlerimizde, çağdaş şehirciliği, korumacılığı savunmayı, kişisel ve mesleki yaşamının ayrılmaz bir parçası, bir "yaşam biçimi" haline getirmiş bir mimar.

Ekinci, bu tutumunu, sadece, okuyup yazarak ve öğreterek etkili kılan değil, aynı zamanda hem görev aldığı bürokrasi, hem de Türkiye'nin 21. yüzyıldaki kurtuluş yolunu işaret eden sivil toplum örgütleri aracılığı ile yaşama geçiren bir uygulamacı.

Muğla, Türkiye'nin en iyi korunmuş kentlerinden biri olma özelliğini, dürüst ve korumacı bir politikacı olan Erman Şahin'in belediye başkanlığı sırasında "İmar Müdürlüğü" görevini yüklenmiş olan Ekinci'ye borçlu.

Ekinci, sağlam kuramsal birikimine ek olarak aynı zamanda sorun çözen, çözüm üreten, korumacılığı, günlük yaşamın gerekleri ile bütünleştirmeyi bilen bir pratisyen.

Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı iken, ülkemizi pençesine alan "yağma" olayının üstüne büyük bir cesaretle gittti.

Kültür Bakanlığı'nın en önemli görevlerinden biri olan "korumacılık" işlevini yerine getirmekle yükümlü olan "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarında" da çok önemli işler yaptı.

Hem üyesi olduğu kurulda Boğaziçi'nin yağmalanmasına karşı çıktı, hem de kurulan çalışma komisyonları aracılığı ile tüm ülke çapında, çok önemli ilkelerin oluşturulmasına katkı sağladı.

En önemlisi de, koruma plan ve projelerine "Mimarlar Odası"nın mesleki denetiminin getirilmesine büyük katkılarda bulunarak "yağma kültürünün" pençesinde kıvranan siyasete ve bürokasiye, sivil toplum örgütlerinin "kamu yararı" işlevi ile, bir "can simidi" fırlattı.

 

* * *

 

Toplumumuzda, "kamu yararına" yapılan hiç bir iyilik cezasız kalmaz.

Ekinci de, yağmacı politikacılar tarafından, ülkemizin incisi İstanbulumuzun kalbi Boğaz'dan sorumlu olan Koruma Kurulu'ndaki üyelik görevinden alındı.

Yılmadı, gitti, idari yargıdan göreve dönme kararı aldı ve yeniden işine başladı.

Şimdi büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla öğreniyoruz ki, eski Kültür Bakanlarından Mesut Yılmaz'ın Başbakan, ve gerçek bir kültür adamı olan Bülent Ecevit'in Başbakan Yardımcısı olduğu kabinedeki Kültür Bakanı İstemihan Talay, onu yeniden görevinden almış.

Konu bitmedi ama, yerimiz tükendi.

Devamı haftaya.

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional