Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

ZİYA GÖKALP, MOZART, BALZAC VE SHAKESPEARE

 

İmam-Hatip Eğitimi, Türkiye'de, sola karşı "mukaddesatına saygılı gençler" yetiştirmek gibi yanlış bir amaçla geliştirilmiş, sonradan bu eğitimi almış olanların yargıya ve yönetime de egemen olmalarının kapısını açmak için, yüksek öğretim açısından da gerekli olan düzenlemeler yapılmıştır.

Ama İmam-Hatip Eğitimi'nin, "normal" eğitime bir seçenek olarak yaygınlaşmasının altında sadece bu ideolojik yönlendirme, "Devleti, tarikat görüşlerine yakınlaştırma" ve sonunda "Demokratik Hukuk Devletini" "Çete Devletine" dönüştürerek yönetme anlayışı değil, aynı zamanda, "normal eğitimin bütünüyle çökmüş ve hiçbir işe yaramaz hale gelmiş" olması da yatmaktadır.

Bir başka deyişle söylemek gerekirse, bir meslek eğitimi olan "İmam-Hatip Eğitimi", sadece, devlet eliyle desteklendiği için değil, aynı zamanda, "normal eğitim çökmüş ve göçmüş" olduğu için de hızla yaygınlaşmıştır.

Türkiye'de "normal" eğitim, bırakınız "iyi insan, iyi vatandaş yetiştirmeyi", gençlerimizi teknolojik açıdan bile eğitememektedir. Böylece, "normal eğitim"e esas olarak kalan tek işlev, öğrencileri, "Üniversiteye hazırlama" olmaktadır ama, ortaöğretim artık bu işlevini bile yerine getiremediği için, aileler, "dershanelere" tonla para akıtmaktadır.

 

* * *

 

Piar-Gallup'un Başkanı Bülent Tanla, son günlerde gençlikle ilgili yeni bir araştırma yaptı.

Bugünkü gençliğin sorunları ve çözüm yolları hakkında mükemmel bilgiler üreten bu araştırmayı düzenlerken bana da "ne soralım?" diye danıştılar.

Ben de bazı temel tutum ve davranışlarla birlikte, hep merak ettiğim bir konunun da araştırılmasını, gençlerimizin, ünlü bir Türk Düşünür'ü ile ünlü üç yabancı hakkkında karşılaştırmalı olarak bilgilerinin ölçülmesini istedim.

Şimdi sıkı durun, işte sonuçlar:

Gençlerin yüzde 56.3'ünün, yani yarıdan fazlasının Balzac hakkkında "hiçbir fikri yok".

Yüzde 12.2 Balzac'ı bilimadamı, yüzde 6.1 de müzisyen sanıyor.

Gençlerimizin yüzde 41.4'ünün Shakespeare hakkında "hiçbir fikri yok".

Shakespeare'in müzisyen olduğunu düşünenler, Balzac'ı müzisyen sananlardan daha fazla: Yüzde 8.4. Buna karşılık bilimadamı diyenler, daha düşük, yüzde 3.4.

Gençler tarafından en çok tanınan yabancı kişi Mozart: Mozart'ın kim olduğu hakkında "hiçbir fikri olmayanlar" sadece yüzde 34.8 (Yani gençlerin sadece üçte biri Mozart'ı hiç tanımıyor, ne büyük başarı!). Onu edebiyatçı sananlar, yüzde 2.2, bilimadamı zannedenler ise binde 6.

Evet, şimdi asıl sürprize, "zurnanın zırt dediği yere" geliyoruz:

Gençlerimizin yüzde 36.1'nin Ziya Gökalp'ın kim olduğu hakkında "hiçbir fikri yok".

Bu sizin için bir sürpriz değilse, şimdi asıl sürprize geçelim: Gençlerimizin yüzde 60.7'si, Ziya Gökalp'ı edebiyatçı sanıyor: Gökalp'ın asıl mesleği olan "bilimadamlığını" bilenler sadece yüzde 2.0. Bu arada, bu ünlü düşünürümüzü, müzisyen sananların oranınının da yüzde 1.2 olduğunu söyleyeyim..

 

* * *

 

İşte İmam-Hatip eğitiminden "medet uman" ülkemizin genel eğitim düzeyinin "hal-i pür melali".

Ziya Gökalp'i veya Balzac'ı tanımakla, bir türlü düşürülmeyen (dikkat edin, düşürülemeyen değil, düşürülmeyen) yüksek enflasyon oranı ya da gittikçe bozulan gelir dağılımı adaleti arasındaki ilişkiyi sorarsanız, size bu kavramların "demokrasi kültürü" içinde bütünleşmiş olduklarını, ve bunların bir bölümü eksik olunca ötekilerin de işe yaramadığını söyleyebilirim.

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional