Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

ENFLASYON AHLAKSIZLIĞI VE MEMUR SENDİKACILIĞI

 

İki değerli bilim adamı, Prof. Yılmaz Esmer ile Prof. Ersin Kalaycıoğlu, Türkiye'de 1991 ve 1997 yıllarında "Dünya ve Türkiye Değerler Araştırması" adı ile bir çalışma yaptılar.

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 70'ini kapsayan, 40'ı aşkın toplumda yapılan bir araştırma bu.

Araştırmanın ayrıntılı sonuçları henüz basılmadı.

Araştırmada dünya nüfusunun değerleri, toplumlararası karşılaştırmalar yapmaya izin verecek bir biçimde saptanıyor.

Şimdi sıkı durun.

Bakın bu araştırmada, Türkiye'de halkın kurumlara duyduğu güveni gösteren puanlar ("güvenenlerden" "güvenmeyenler" çıkarıldıktan sonra elde kalan sonuç) ne diyor?

Orduya duyulan güven 88.

Hukuk sistemine ve mahkemelere duyulan güven 43.

Meclis'e duyulan güven 5.

Partilere duyulan güven -40 (eksi 40).

Halkı aptal yerine koyan siyasal parti liderlerine saygı ile duyurulur.

 

* * *

 

Neden bu böyle?

Neden halk, siyasal partilere güvenmiyor?

Yanıt basit: Siyasal partiler, halkı aldatıyorlar da ondan.

Yakın geçmişte Refahyol hükümetinin iki ortağı da, bu hükümeti kurarak seçmenlerini aldatmışlardı. Çünkü Refah Partisi 1995 seçim propagandasında Tansu Çiller'i yüce divana göndereceğini söylemiş, Doru Yol Partisi de propagandasını, "PKK'dan daha tehlikeli" dediği Refah Partisi'ne karşı yürütmüştü.

Seçimlerden sonra, her iki parti de, bu temel söylemlerine karşı bir hükümet kurarak, birbirlerini iktidara getirmişler ve aklamışlardı.

 

* * *

 

Şimdi de Mesut Yılmaz iktidarı, enflasyon sanki kendi dışlarında bir olaymış gibi halkı aldatıyor.

Şubat ayı rakamı açıklanınca politikacılar yine desteksiz atmaya başladılar.

Prof. Taner Berksoy'un Cumhuriyet'teki enfes bir enflasyon makalesinden yola çıkarak bu konudaki ilk yazımı iki hafta önce yazmıştım.

Sonra araya körfez krizi girince, bugünkü yazı biraz gecikti.

İlk yazımda, enflasyonun temel nedenini hükümet kararlarının oluşturduğunu belirtmiştim.

Bu gerçek ortadayken, en sorumlu makamlarda oturan ve hergün televizyon ekranlarında insanın gözünün içine baka baka enflasyonu düşürme palavraları sıkan politikacıları gören seçmen, onlara nasıl güven duysun?

Halk, kuramsal olarak enflasyonun nedenini bilmese bile, yaşadığı ekonomik sıkıntılardan iktidarın sorumlu olduğunu anlamıyor mu sanki?

 

* * *

 

Enlasyon bir nevi vergidir: Yalnızca dar ve sabit gelirliden alınan ve üstelik, zengine verilen bir vergi.

Ben 1992 yılında, Ankara'ya devletin en yüksek memuru olarak göreve gittiğimde maaşımın dolara göre değeri 1100 idi. 1995 yılında görevden ayrılırken, bu rakam 700'e düşmüştü.

Aradaki 400 dolar ne oldu?

Zenginlere gitti.

Ben yoksul edebiyatı yapmayı, klasik sömürü sloganları kullanmayı pek sevmem.

Ama devletin en yüksek memurunun hali bu iken, küçük memur, küçük esnaf, emekli ve dul, yetim gibi, dar ya da sabit gelirli geniş halk kitlelerinin halini varın bir de siz düşünün.

Enflasyonu düşürmeyen iktidar, bu canavara karşı kendini korumak için sendika kurmak isteyen memurlara, göz yaşartıcı bomba ile yanıt veriyor.

Hem de bugünkü iktidarın başının, muhalefette iken bizzat kışkırttığı memurlara.

Bence siyasal partilere duyulan -40 güven bile fazla.

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional