Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

TANER BERKSOY'A GECİKMİŞ BİR YANIT

 

Cumhuriyet Gazetesi'ni çok seviyorum.

Sadece iyi bir yazı işleri kadrosuna sahip olduğu ve hem bağımsız hem de çok haber verdiği için değil.

Aynı zamanda çok değerli köşe yazarlarıyla, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini yakından ve iyi bilgilenerek izlememe yardımcı olduğu için.

Cumhuriyet, sosyal bilimlerin her alanında, özellikle de iktisat, hukuk ve siyasal bilim konularında neredeyse bir fakülte kuracak sayıda öğretim üyesine köşe yazısı yazdırıyor

Prof. Dr. Taner Berksoy da her biri kendi başına adeta bir "ekol" sahibi olan bu "Cumhuriyetçi" bilim insanlarından biri.

 

* * *

 

Taner Berksoy Cumhuriyet'teki köşesinde 18 Kasım 1997 Salı günü "Enflasyon ve Yeni İnsan" başlığıyla bir makale yazdı.

Enfasyonu irdelediği bu makalesinde, iktisadi bir olgu olan enflasyonun yine iktisadi önlemlerle çözüleceğine işaret ettikten sonra, kronikleşen enflasyonun toplumsal sonuçlarına da değiniyor ve bu konuda bir çözümleme yapıyordu.

Bana da, "Emre Kongar bu konuda ne der?" biçiminde bir yollama yaptığı yazısında Berksoy, çeyrek yüzyıllık kronik enflasyonun "yeni bir kültür" ve bu kültüre dayalı "yeni bir insan" yarattığını anlatıyordu.

Enflasyonsuz bir ortamda büyüyen dürüst anne-babaların, kronikleşmiş enflasyon ortamında üniversite mezunu olan çocuklarına hangi değerler sistemini aktaracakları konusunda yaşadıkları ikileme değiniyor ve bir edebiyatçı kıvraklığı ile şöyle diyordu:

"Ya kendilerine aktarılan değerler sistemini gözden geçirip çocuklarına enflasyon ortamında nefes alabilme olanağını verecek değer çarpılmalarını geçerli yaşam biçimi olarak aktaracaklardı; ya da çocukların bire bir, göğüs göğüse yaşamak zorunda oldukları enflasyon ortamına arkalarını çevirip, alınteri, göznuru gibi erdemlerle bezenmiş masallar anlatacaklardı. Bir başka deyişle yeni neslin ebeveyni, sonradan görme bir enflasyon hokkabazlığına soyunmak ya da çocuklarına Dedekorkut masalları anlatan dinozorlar olmak arasında sıkışıp kaldılar."

 

* * *

 

Berksoy'un yazısı ekonomi ve toplumbilim arasındaki ilişkileri belirtmek açısından da, enflasyonun tüm değerler sistemini nasıl yozlaştırdığını irdelemesi bakımından da bir "klasik" niteliğinde.

Berksoy, bir iktisatçı olarak toplumbilimsel bir yazı yazmış.

Son derece doğru teşhislerde bulunmuş.

Ben de bir toplumbilimci olarak, biraz onun alanına gireyim ve iktisadi bir yanıt vereyim.

Üstelik, benim iktisat yazmaya, O'un toplumbilim yazmasından daha çok hakkım var. Ben hem toplumbilimci olmadan önce (iyi bir toplumbilimci olabilmek için) iktisat eğitimi gördüm, hem de uzmanlaşmaya çalıştığım "Türkiye'nin Toplumsal Yapısı" gibi bir konuda temel belirleyici olduğu için, sürekli olarak iktisadi durumu öğrenmek ve izlemek zorundayım.

Enflasyon, aynen Berksoy'un dediği gibi, "iktisadi" bir olgudur. Kaynağı, esas olarak, İngilizcede "PSBR" denilen, "Kamu kesiminin borçlanma gereksinmesidir". Her ne kadar iktisat literatüründe "maliyet enflasyonu" "talep enflasyonu" gibi çeşitli tanımlamaları varsa, ve bir ölçüde "beklentilerden" etkilenirse de, enflasyonun ana kaynağı, kamu açıklarıdır.

Bir başka deyişle enflasyon temel olarak "PSBR"ın somut görüntüsü olan "bütçe açıklarından" kaynaklanır.

Yani enflasyonun yaratılması ve sürdürülmesi, esas olarak "siyasal bir karardır".

Hükümet açık bütçe yaptıkça enflasyon düşmez.

Hükümet bütçe açıklarını sürdürdüğü sürece, tek başına ne Merkez Bankası'nın para politikası, ne özel teşebbüsün ya da belediyelerin veya çalışanların yapacakları fiyat ya da ücret özverileri enflasyonu etkileyebilir.

Bu açıdan, herhangi bir hükümetin, bütçe açıklarını korurken, yani açık bütçe yapılmasını gerektiren iktisat ve maliye politikalarını sürdürürken, başka alanları, örneğin işçi ücretlerini veya özel teşebbüsün ya da belediyelerin zamlarını tartışmaya açması sadece aldatmacadır.

Zaten bu nedenle, Berksoy da makalesinin başında, enflasyonun iktisadi bir olgu olduğunu ve iktisadi önlemlerle çözüleceğini vurguluyor ve toplumbilimsel yazısında enflasyonun nedenlerinden çok sonuçlarına, iyice yaygınlaştığı için yavaş yavaş temel değerler sistemiyle bütünleşen ve böylece artık "nedenler arasına girmeye başlayan sonuçlarına" değiniyor.

Haftaya 32 kısım tekmili birden "Enflasyon Canavarı".

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional