Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

Hükümet halkı "kuşa bakıtırken"

CHP NE YAPIYOR?

 

 

Türkçe'de argo bir deyim vardır: "Kuşa bakıtmak".

İnsanı "Bak, bak kuş çıkacak" diye bir yere baktırıp, dikkatini orada yoğunlaştırttıktan sonra, cebinden ya da elinden değerli bir eşyasını almak anlamında kullanılır.

Deyimin, "Kuşa baktırmak" yerine "Kuşa bakıtmak" biçiminde söylenmesi ise, genellikle köylülerin, "baktırmak" sözcüğünü "bakıtmak" biçiminde kullanmasından kaynaklanır.

Esas olarak bir dolandırıcılık olayını betimleyen bu deyimin temelinde, "uyanık kentlilerin", "saf köylüleri" aldatması anlayışı yattığı için, "baktırmak" mastarı da "bakıtmak" olarak kullanılmıştır.

Yani, dolandırıldığını ya da "çarpıldığını" anlayan köylü vatandaşımızın sonradan olayı, "Abi, beni kuşa bakıttı, cebimden cüzdanımı aldı" biçiminde aktaracağı varsayımı üzerine kurulmuş bir deyim.

 

* * *

 

İktidar, çıkardığı son bir "yağma kararnamesi" ile hepimizi kuşa bakıttı.

Bugün Türkiye'de iki büyük vurgun var:

Biri, çetelerin, memurlar ve politikacılarla birlikte yaptıkları uyuşturucu ticareti.

Öteki, yine çetelerin, yine memurlar ve yine politikacılar ile birlikte yaptıkları toprak yağması.

"Susurluk" dosyası, birinci vurgunun öyküsüdür.

Oktay Ekinci'nin Cumhuriyet'te sürekli olarak dile getirdiği "yasa dışı kentleşme" olgusu ise ikinci vurgunun öyküsünü anlatır.

Ekinci'nin son yazısı, tarikatlardan ve büyük sermayeden bağımsız tek gazete olan Cumhuriyet'e manşetten girdi: Hükümet çıkardığı bir karaname ile "turizm yatırımları" adı altında, Türkiye'nin birçok değerli ve korunması gereken alanını "yapılaşmaya", yani Türkçesi, "toprak yağmasına" açıyordu.

Bunların arasında yasalarla korunmuş olan SİT alanları da vardı.

Yağmadan en büyük zararı da, toprağın en değerli olduğu kentimiz, İstanbul'umuz görüyordu.

İşin dehşeti açısından tek bir örnek vereyim: Beşiktaş'tan yukarı Zincirlikuyu'ya çıkarken, sağ tarafta kalan park bile yağma içine alındı.

Özal dönemindeki yağma ile İstanbul'un yedi noktası yapılaşmaya açılmış, inanılmaz yoğunluktaki oteller ve iş merkezleri ile kent iyice nefes alamaz hale getirilmişti.

Şimdi Yılmaz, can çekişen İstanbul'a son derbeyi vuruyor ve görevi ülkenin ortak zenginliklerini korumak olan iktidarı, toprak yağmasından en büyük payı almak amacıyla kullanıyor.

Şeriat tehdidinden korkmuş bir yapı üzerinde, binbir türlü manevra ile iktidara geldikten sonra, tam da körfez krizinin tırmandığı sırada, Özal'ın cesaret edebildiğinden bile daha geniş bir yağmaya girişmek, seçmeni "kuşa bakıtmak" değil de nedir?

 

* * *

 

Hadi diyelim ki "yağma kültürü" Özal sayesinde, ANAP'ın temel felsefesi olmuştur. Bugünlerde "Özalizme dönüş" şarkıları okumakta olan Yılmaz da aynı çizgiyi izlemekte mazurdur.

Ya DSP ve onun kültür dostu, çevre dostu Genel Başkanı Ecevit? Ecevit bu kararnameye nasıl onay vermiştir?

Görevi SİT alanlarını korumak olan Kültür Bakanı Talay, onları yağmaya açan bu kararnameye nasıl imza koymuştur?

Peki ya CHP? Atatürk'ün Partisi, "seçeneksizlik gerekçesi" ile destek verdiği bu hükümetin bütün yanlışlarına ve bu arada geriye dönülemez biçimde İstanbul'u yağmalamasına göz mü yumacaktır?

Zaten RTÜK yasa tasarısında, iktidar ile CHP'nin, büyük sermayenin çıkarları doğrultusunda anlaşmış olduğuna ilişkin dedikodular ayyuka çıkmıştır.

Şimdi insan, bu yağma karşısında CHP'nin niçin suskun kaldığını doğrusu merak ediyor.

CHP'nin İstanbul milletvekili ve eski Kültür Bakanı Ercan Karakaş ile, bir toplantıda ayrıntılı bir durum değerlendirmesi yaptık.

Karakaş hem İstanbul milletvekili, hem de eski Kültür Bakanı olmanın sorumluluğu gereği, bu konuda Meclis'te her türlü girişimde bulunacağını söyledi.

Karakaş'ın bireysel çıkışları bir yana, koskoca CHP, hükümetin İstanbul'u yağmalamasına destek mi verecek?

 

* * *

 

Ey İstanbullu, bu politikacılardan sana fayda yok. Çoğu ya kişisel ya da örgütsel yağma peşinde.

Örgütlen ve kentine sahip çık.

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional