Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

İLHAN SELÇUK

 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin "Geleneksel Gazetecilik Başarı Ödülülleri"çerçevesinde "köşe yazısı" dalındaki ödül 1997 yılında, İlhan Selçuk'a verildi.

Önce ödülü veren kuruluşa bakmak istiyorum.

Türkiye 21. yüzyıla giderken büyük bir "ahlak bunalımı" yaşıyor.

Hiçbir kurum kendisini bu "ahlak bunalımının" dışında tutamıyor.

Ne basın, ne Meclis, ne polis, ne üniversite kendini bu "ahlak bunalımından" koruyabiliyor.

Çünkü bunalımın nedenleri çok derinde.

Hızlı değişme, gecekondulaşma (kaçak yapılaşma) ve bu her iki sürece bağlı olarak yozlaşmayı tüm topluma yaymakta da işlevsel olan siyasal örgütlenme, bu bunalımın toplumbilimsel kaynakları arasında.

Bir başka deyişle, "arabesk bir yağma kültürü" tüm toplumu pençesine almış.

Düzelmesi çok zor. Çok da zaman alacak.

Böyle zamanlarda, yani toplumun tüm kurumları yozlaşmanın pençesine düştüğünde çıkış yolu nerede aranacak?

Bu sorunun iki yanıtı var:

Birincisi hukuk kurallarının işletilmesi. Yani "Hukuk Devletinin" yeniden güçlendirilmesi, çıkış yolu için uzun ama en güvenli yol.

İkincisi de, toplumsal yozlaşmadan etkilenmeyen, evrensel meslek kurallarına sığınılması. Yani bu kuralları temsil eden meslek örgütlerinin, toplumsal yaşamda etkin bir biçimde düzenleyici ve denetleyici işlevler kazanması:

Barolar başta olmak kaydı ile, Tabibler Odası, Dişhekimleri ve Eczacılar Odaları, Mimarlar Odası, Mühendis Odaları, Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası gibi odaların, toplumsal yozlaşmayı durdurucu ilkelerini her alanda işlevsel kılmak.

İşte Gazeteciler Cemiyeti de, kitle iletişim araçları alanında kurulmuş olan, evrensel ahlak kurallarıyla birlikte evrensel meslek ilkelerini de savunan bir örgüt.

Bu örgütler, bir yandan üyelerinin mesleki uygulamalarını evrensel ahlak kurallarına ve meslek ilkelerine göre denetlemeye çalışırken, öte yandan, çeşitli eğitimler, seminerler, ödüller ve cezalar yolu ile, bu kuralların ve ilkelerin etkinliğini arttırmaya çalışıyorlar.

İşte İlhan Selçuk'un kazandığı ödül, böyle bir kuruluş tarafından verilen, "mesleki" bir ödül.

Bu açıdan, Türkiye'nin bugünkü "ahlak bunalımını" aşmakta işlevsel olarak, bir çıkış noktasını da işaret etmesi bakımından çok önemli.

 

* * *

 

Gelelim İlhan Selçuk'un ödül kazanan köşe yazısına.

Bu yazının adı, "Demokrasi Perisi Dinsizdir…"

İlk bakışta yadırgatıcı bir başlık. Çünkü "dinsizlik" gibi, toplumda olumsuz çağrışımlar yapan bir kavram üzerine kurulmuş gözüküyor.

Oysa, İlhan Selçuk'un bir edebiyatçı süzülmüşlüğü ile yapılandırdığı yazı okunduğunda, bütün dinlerin savunduğu şu ilke Demokrasi Perisi'nin sözleri olarak zihinlere kazınıyor: "Ben hangi dinden hangi mezhepten olursa olsun, insanın insan olmasını istiyorum."

Bütün dinlerin, bütün mezheplerin, kısacası tüm inançların evrensel amacı değil mi, "İnsanın insan olması".

İnsanların çeşitli dinlere, mezheplere ve inançlara bölünmüş olarak birbirini katletmesinin ardındaki felsefi açmazı bundan daha iyi vurgulamak olanaklı mı?

İlhan Selçuk, tüm bir demokrasi tarihini bir köşe yazısı uzunluğuna sığdırabilme mucizesini gösterdiği "deneme"sinde "Demokrasi perisinin babası sanayi burjuvazisi, anası da köylü ve işçilerdir" diyor.

Daha sonra da bu alegori üzerinde inanılmaz güzellikte çeşitlemeler sunuyor okuyucuya.

Hem gerçek, hem güzel.

Sanat ve edebiyat güzeli, bilim gerçeği arar.

İlhan Selçuk, bu yazısı ile sadece gerçeği ve güzeli birleştirmekle kalmıyor, tüm insanlığın deneyim birikiminden süzülmüş doğruları, mükemmel bir mizahi incelik ile, Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu bunalımı aşmasına yardımcı olacak bir sonuca da bağlayarak okuyucuya aktarıyor.

 

* * *

 

Ziver Bey Köşkü'nün bu ünlü konuğu, fiziksel işkencelere dönüşen haksızlıkları yaşarken bile işlevini .yerine getirebilmiş olan bu kalem, Türkiye'nin bugünkü bunalımdan çıkış yolunu aydınlatan ışıklardan biridir.

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional